izlemek-icin-uc-neden-bedenimi-kaybettim (2)

İzlemek İçin Üç Neden: Bedenimi Kaybettim

Psikoterapist Tuğba Kocaefe ‘J’ai perdu mon corps’ animasyon filmini izlemek için üç neden anlatıyor.

1. Arayış

Jérémy Clapin’in ödüllü animasyonunda, bedeninden kopmuş bir elin ait olduğu bedeni arayışı konu ediliyor. Yönetmen, yaratılmış bir gerçeklikle kurduğu bu dünyada seyirciyi uykuyla uyanıklık arasında bir ruh halinde bırakıyor. Bu fantezi dünyasında kopmuş bir elin bedenini arayışı, sanki kaybın ardından beden bütünlüğünün parçalanmasını çağrıştırıyor. Bu durum belki tam da hayatımızda önemli bir kişiyi kaybettiğimizde yaşadığımız yoksunluk hissiyle bağdaşıyor. Bu öyle bir yoksunluk ki baş etmek zorlaşıyor; küçük bir çocuğun ait olduğu ailesini araması gibi, kopmuş parça da kaybettiği ama ait olduğu bedeni arıyor.

2. Parçalanma

Bedenin bütünlüğü, hayatın ilk evrelerinde somut olarak anne karnından ayrılmayla, soyut olarak ise ben-öteki farkındalığı kazanma yoluyla oluşur. Yani ilk başta ayrılık vardır, sonrasında birleşme ve bütünlük gelir. Fakat ayrılmak, her zaman acı vericidir. Bebek, “benliğini” oluşturmak için anne bedeninden kopmak, annenin doyuruculuğundan yoksun kalmak durumundadır. Yoksunluğun yarattığı gerilim ona beden ve benlik bütünlüğü getirir. Filmde paralel sahnelerde gördüğümüz el ve Naufel’in hikâyesi tam da bir ayrılık sonrasında parçalanma ve birleşmeyi anlatıyor gibidir bize. El bedeniyle, Naufel ise kimliğiyle bütünleşmek ister. 

3. Ses

Tüm uyarıcıların kesildiği yerde ses yön vericidir. Bir ses duyduğumuzu sanıp yolumuzu değiştiririz, tanıdık bir ses bizi kendine çeker, bazı seslerse bizi rahatsız eder ve oradan gitmek isteriz. Filmde birbiri ardına geçen karelerde sabit takip ettiğimiz -Naufel’in hatıralarıyla birleştirilen- sinek vızıltısı sesi, tüm hayalgerçek geçişinin içinde bir rota çizer gibidir. Öyle bir vızıltıdır ki bu, Naufel’in yönünü belirler, peşinden sürükler, bir apartmanın kapısında yalnızlığını yok eder, yok etmek isterken parçalar fakat yine de ilerlemesine yardım eder.

Jérémy Clapin

Yönetmenliğini ve senaristliğini (Guillaume Laurant ile birlikte) Jérémy Clapin’in üstlendiği “Bedenimi Kaybettim” (J’ai perdu mon corps) 72. Cannes Film Festivali’nin Uluslararası Eleştirmenler Haftası seçkisinde Büyük Ödül’e layık görüldü ve En İyi Animasyon kategorisinde Oscar’a aday oldu. Yönetmen, “Skhizein”(2008) adlı kısa filmiyle de tanınıyor.

 

 

Önceki Yazılar

Bir Nesilden Diğerine Geçiş

Sonraki Yazılar

Kendimize Uygun Hayat Ritmini Nasıl Bulabiliriz?