isyerinde-kendini-geride-tutmanin-ustesinden-nasil-gelinir (1)

İşyerinde Kendini Geride Tutmanın Üstesinden Nasıl Gelinir?

Bazı çalışanlar ofisteki köşelerinde haftada minimum 35 saat geçiriyor. Diğerleri grup halinde kahve içmeye ya da yemek yemeye çıkarken, onlar buna dahil olmuyor. Peki, bunun nedeni ne? İşyerinde kendini geride tutmanın üstesinden nasıl gelinir? Araç kiralama şirketinde satış sorumlusu olan 35 yaşındaki Birce, açık ofiste 30 kişilik bir ekiple birlikte çalışıyor. “Kendimi çok rahatsız hissediyorum, kimseyle arkadaşlık kurmayı başaramadım. Kendi hatam olduğunu biliyorum ama ne yapacağımı bilemiyorum. Köşemde duruyorum.” Psikanalist Catherine Audibert’in açıkladığı gibi, bazı insanlar büyük bir yalnızlık arzusu duyar ve bu kendini geri çekme davranışı, arkasında bilinçli veya bilinçdışı korunma ihtiyacı olsa bile, psikolojik bir bozukluk değildir.

“Sohbet etmeye vaktim yok”

Yönetici koçu ve kurumsal eğitmen Fabrice Lacombe’a göre, bu yalnızlaşmanın öncelikle sosyal bir boyutu var ve bu, günümüzün hayat tarzından kaynaklanıyor. “Hayatta her şey çok hızlı akıp gidiyor. Haliyle başkalarıyla yakınlaşmak için daha az vaktimiz oluyor. İşimizi yapmak için de başkalarına daha az ihtiyaç duyar hale geldik.” Lacombe, kendi içine kapanma eğiliminin şirket çalışanlarının tavırlarıyla da güçlendiğini söylüyor. “Sosyal bağlar söylemde değerli gösteriliyor, ancak gerçek hayatta karşılık bulamıyor. İşe dair ve yarar sağlama amaçlı diyaloglara daha sık rastlanılıyor, bu da gerçek bir iletişimin aleyhine işliyor. Şirketlerin yönetim kademeleri de gittikçe daha çok zorlayıcı oluyor. Çalışanlar kendilerini güvende hissetmiyor ve kendilerini korumak için köşelerine çekiliyorlar.”

 “Yeterli değilim”

Geştalt terapisti Serge Ginger’e göre, aşağılık kompleksi içine kapanık tavrın en sık görülen sebeplerinden biri. “Bu kompleks başkalarından korkmaktan, onların yargılarından ve bakışlarından kaynaklanır. Yeterli olduğunu düşünmeyen kişi kendini küçücük hisseder.” Ginger’a göre bu durum, duygusal veya profesyonel başarısızlık, arkadaş ihaneti, ailevi zorluklar gibi daha önceki ya da eşzamanlı yaşanan olumsuz deneyimlerden kaynaklanıyor. Tüm bu olaylar, özellikle şirket içindeki rekabette, bize en çok gerekli olan özgüvenimizi kırılganlaştırabilir.

“Çocukluğumdaki yerimi yeniden buldum”

Catherine Audibert, “İş hayatı kişide çocukken ailesi içinde sahip olduğu yeri yeniden canlandırabilir” diyor. Hiyerarşik üstümüz bize anne veya baba figürünü çağrıştırabilir ya da ekip arkadaşlığı bize kardeşliği düşündürtebilir. “Eskiden karşılaştığımız engellemelerle yeniden karşı karşıyayızdır. Çocukluktaki engellemelerin yerine gelen iş hayatındaki engellemeler eskiden hissettiğimiz istenmeme korkusu, aşağılık kompleksi, reddedilme gibi duyguların yeniden gün yüzüne çıkmasına sebep olabilir ve bu durum çocuklukta gösterdiğimiz tepkilerin benzerlerine (korunma, içe kapanma, özsavunma) yol açabilir.

Ne Yapmalı?

Durum değerlendirmesi yapın

Koç ve eğitmen Fabrice Lacombe şöyle diyor: “İşyerinde diğerleriyle ne kadar zaman geçiriyorsunuz? Gerçekten bu içe kapanma halinden mutsuz musunuz? Çözümleri düşünmeden önce durumunuz üzerine somut bir değerlendirme yapmak, neyin eksikliğini hissettiğinizi ya da sizi neyin sinirlendirdiğini belirlemenize yardımcı olur ki olmasa bile, iş hayatı dışındaki duygusal ve sosyal bağlarınız kuvvetliyse, ofisteki durum sizi çok üzmeyecektir.”

 Kendinizi ifade etmeyi öğrenin

Geştalt terapisti Serge Ginger, “Ofiste işleri bir makine gibi yaptığımız için akşamdan sabaha tutum değiştirmek zordur. Daha davranışsal bir yaklaşım mekanizmaları değiştirmeye yardımcı olabilir. Özellikle grup terapileri kendimizi başkaları önünde en doğru şekilde ifade etmeye ve bir grupta varlık göstermeye fırsat verir” diyor.

Geçmişi irdeleyin

Psikanalist Catherine Audibert’in tavsiyesi ise şöyle: “Sizin bugün başkalarıyla ilişkinizin zorlanmasına geçmişte kimin sebep olduğunu belirleyin. Kardeşler arasında bir rekabet, anne veya babanızla yaşadığınız iletişim zorluğu ya da dışlanmışlık hissi? Sonra hangi durumların bu duygu ve davranışlarınızı harekete geçirdiğini gözlemleyin. Burada amaç, başkalarıyla ‘birlikte’ yalnız olma kapasitenizi geliştirmektir. Bu, duygusal ve özgüvene dayalı olgunluk belirtisidir.”

Paylaşım

Benim çözümüm

Cihan, 38 yaşında, ithalat-ihracat şirketinde çalışıyor

“İş arkadaşlarıma karşı her zaman eleştirel oldum. Bir gün bir arkadaşım bana şöyle dedi: ‘Seni duyan da çalıştığın şirkette sadece aptallar var sanır. Gerçekten umursamasaydın, devamlı onlardan bahsetmezdin.’ Bu sözler ne kadar savunmacı olduğumu görmemi sağladı. Olayın ertesi günü başka şekilde davranmaya, iş arkadaşlarıma kendimi açmaya ve özellikle onlara kulak vermeye karar verdim. Çocukluğumdan beri ‘öküzün teki’ olarak yaftalanan ben, bu açılımla hakiki bir tatmin duygusu yaşadım.  İş arkadaşlarımızla kendimizi ezdirmeden de bağ kurulabileceğini öğrendim.”

 

 

Önceki Yazılar

Anksiyetenin Farklı Yüzleri

Sonraki Yazılar

Vipassana Meditasyonu Nedir, Nasıl Uygulanır?