iletisim-hangi-alanda-guclusunuz (1)

İletişim: Hangi Alanda Güçlüsünüz?

Aşağıdaki 40 ifade arasından size en uygun olduğunu düşündüklerinizi seçin. Sonucunuz eşit çıkarsa, tekrar okuyarak yeniden seçim yapabilirsiniz

1. Peşin hükümlü kararlara ve kriterlere aşırı duyarlısınız.

2. Kılı kırk yaran insanlarla sorun yaşıyorsunuz.

3. Giriştiğiniz tüm işlerinizde titiz davranıyorsunuz.

4. İnsanlar sırlarını sizinle kolayca paylaşır.

5. Sizi kılı kırk yardığınız için eleştirirler.

6. Somut olaylara tutunmayı seviyorsunuz, gerisi size şüpheli görünüyor.

7. Kendinize sık sık “Daha az duyarlı olmak isterdim” diyorsunuz.

8. Kişisel düşmanınız: İkiyüzlülük.

9. Çatışmalar sizi hastalandırıyor.

10. Birisiyle tamamen hemfikir olmanız ender bir durumdur.

11. Hissettiklerinizi çok nadiren ve biraz zorlanarak ifade ediyorsunuz.

12. Konu ne olursa olsun, habersiz kalmaya dayanamıyorsunuz.

13. Küçük veya büyük sırlara karşı hoşgörünüz yok.

14. Tanrı’nın ve şeytanın ayrıntılarda saklandığından eminsiniz.

15. İnançlar veya bakış açılarını çarpıştırmanın gereği olmadığını düşünüyorsunuz.

16. Diğer kişinin ne hissettiğini kolayca hissedebilirsiniz.

17. Asla genellemelere kendinizi kaptırmazsınız.

18. Konuştuğunuzdan daha çok dinlersiniz.

19. Kaş yaparken göz çıkarmak uzmanlık alanınız.

20. Tartışmalarda mantıksız savunmalar sizi aşırı rahatsız eder.

21. Ortama aşırı duyarlısınız.

22. Bazı şeyleri kabaca söylediğiniz konusunda eleştirilirsiniz.

23. Duyguların ifade edilişi sizi utandırır.

24. Kelimelerin ve ifadelerin nüanslarına karşı çok hassassınız.

25. Fikirlerinizi özellikle beyan etmeyi sevmezsiniz.

26. Söylenmeyenleri söylemekten zevk alırsınız.

27. Diğerlerinin sizin hakkınızda ne düşündüğünü hissedersiniz.

28. İmalara veya dil sürçmelerine çok dikkat edersiniz.

29. Eleştiri ve sitemleri zorlanmadan veya tereddütsüz kabul edersiniz.

30. Sohbetlerde kelimelere olduğu kadar sessizliklere de dikkat edersiniz.

31. Eleştirmekte zorlanırsınız.

32. Dikkatli, yavaş ve oldukça şüphecisiniz.

33. “Bundan daha karmaşık” en sık söylediğiniz ifade olabilir.

34. “Sezgi” kavramının içine koyulanlara karşı ihtiyatlısınız.

35. Gergin ortamları yatıştırma yeteneğine sahipsiniz.

36. Üzülecek olsanız bile size karşı dürüst olunmasını istersiniz.

37. Bir durumun tüm yönlerini gördüğünüz için karar vermekte zorlanırsınız.

38. Duygularınızdan asla bunalmazsınız.

39. “Antenleriniz” sayesinde niyetleri, duyguları ve  hisleri yakalayıp deşifre edersiniz.

40. Aşırı açıklık yüzünden sıklıkla gaf yaparsınız.

Sonucunuzu Hesaplayın

İşaretlediğiniz her ifade için yanıtınızı not alın. Ardından A, B, C ve D’leri toplayıp hangi profile ait olduğunuzu keşfedin.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40
A B C D A C D B D A C B B A C D A D B C D B C A C B D A B A D C A C D B A C D B

Profiliniz

A’lar çoğunlukta

Algınız ince ayrıntıcı

Kesin yargılar ve diğer peşin hükümlü ifadeler size göre değil. Kendinizi genellemelerden ve aceleci sonuçlardan iyi koruyorsunuz. Dikkatli, bazen sivri olacak kadar kesin, ortalamadan daha fazla düşünmeyi seviyorsunuz. Görünüşe aldanmamak gerektiğini, gerçeğin belki de daha karmaşık olduğunu, ne söylendiği ve altındaki mesajın ne olduğunu hatırlatan o sessiniz. Ayrıca, psikologlar gibi diğer kişileri “üçüncü kulakla” dinliyorsunuz; imaları, söylenmeyenleri, dil sürçmelerini deşifre eden bir kulak bu. Kendinizi her zaman düşüncelerinizi olgunlaştırdıktan, diğerleri tarafından önemsiz görülen ancak sizin için belirleyici bilgileri değerlendirdikten sonra ifade ediyorsunuz. Tüm bunlar sizi anlayışlı, yakın diyaloglarda özellikle takdir edilen, siz sormasanız da sırları ve özel paylaşımları çeken biri yapıyor.

Kökeni: Çocuğun tepkilerini ve duygularını yargılamadan kabul etmiş ebeveynlere sahip olmak. Böylece çocuk kendini endişe etmeden ifade edebilir ve düşünceleriyle duygularının ifade şeklini geliştirebilir. Bu durumun tam tersi de mümkün; çocuk kaba iletişime sahip bir ailede acı çekmiş ve bu onu aileye zıt bir tutum benimsemeye itmiş olabilir.

Kaçınılması gereken tuzak: Ayrıntıların fazlalığı bazen kararsızlığa, hatta hareketsizliğe yol açabilir. Aynı zamanda empati eksikliğiyle ilişkilendirilebilir. Gerçekten de, neden ve nasıl üzerine çok ince düşünürken, ilişkilerde esas olanı yani sınırsızca desteklemeyi ve duyguları paylaşmayı unutuyor olabilirsiniz. Bu olumsuz etkiden kaçınmak için, “soğuk” sohbetleri ve duygusal paylaşımları birbirinden ayırmaya dikkat edin. Muhatabınızın zekânızın keskinliğinden yararlanmadan önce desteğinize ihtiyacı var.

B’ler çoğunlukta

Dürüstlüğünüz özgürleştirici

Mottonuz herkesin düşündüğünü yüksek sesle söylemesi. Doğrudan, açık sözlü, imalara, söylenmeyenlere, sırlara veya ikiyüzlülüğe tahammülsüz birisiniz. Skandalları açığa çıkaran, ifşaları yapan kişisiniz. Ne eleştirilerinizi ne de sitemlerinizi gizliyorsunuz. Bazılarınız bunu biraz daha şekillendiriyor ve ima ederek ilerliyor, diğerleri ise “gerçeğin” etrafında dönmeye gerek duymayarak, etkileyici bir şekilde bu etapları görmezden geliyor. Her koşulda, standart ölçünüz kendi duyarlılığınız olduğu için, kendinizi muhatabınızın yerine koyuyorsunuz. Muhatabınızın da, canını yakacak olsa bile etrafındakilerin gerçeği söyleme çabası içerisinde olmasını istediğini düşünüyorsunuz. İşyerinde veya özel ilişkilerinizde, “çıbanı patlatmak” için güvendikleri kişi genellikle sizsiniz. Diğer insanları bilgisiz ve karanlıkta bırakmaya dayanamıyorsunuz. Size göre dürüst konuşmak, diyalogda olduğunuz kişinin “zaman kazanmasını” sağlıyor. Bu özgürleştirici dürüstlüğü aynı zamanda gerçek bir ilişkinin mayası olarak görüyorsunuz.

Kökeni: Sessizlik veya kaçınma üzerine kurulu iletişim kalıplarına sahip, söylenmeyenler veya sırlar altında nefes alamayan bir aile. Kişinin kendi üzerine çalışması veya ateşli bir yüzleşmeyle bu iletişim kalıbı parçalanmıştır. Diğer olası iki durum ise şunlar: İnsanların hassasiyetlerine saygılı, açık iletişimin olduğu bir aileye sahip olmak ya da şiddetli dürüstlüğe sahip ve sözel şiddeti silah gibi kullanan bir aileye sahip olmak.

Kaçınılması gereken tuzak: Seramik dükkânında fil olmak. Karşıdaki kişinin hassasiyetine saygı duyulan bir ilişki için el uzatmak temel bir adımdır. Bilmek istemiyor mu? Bu onun hakkı, saygı duyulmalıdır. Ancak bunun için, zemini test etme çabasını göstermek gerekir. Dürüstlük sadece doğru bir şekilde, incelikle işlendiğinde özgürleştiricidir.

C’ler çoğunlukta

Objektifliğiniz aydınlatıcı

Düğümleri çözmek uzmanlık alanınız. Bir bilim insanı gibi bilgileri topluyor, verileri gözler önüne seriyor ve ardından durum analizine geçiyorsunuz. Duygularınızı, inançlarınızı ve öznelliğinizi bir kenara koyuyorsunuz. Sistemli analize dönük bir zihniniz var; bir ilişkinin veya olayın mekanizmasını, girdisini çıktısını anlamayı seviyorsunuz. Hiçbir şey sizi ciddiyet eksikliği olarak gördüğünüz yorumlar ve sezgilerden daha fazla rahatsız etmiyor. Genellikle arabulucu veya yargıç rolünde oluyorsunuz, çünkü teraziniz hiçbir tarafa eğim vermiyor. Ciddi ve tutkulardan arınmış bu iletişiminiz çatışmalarda tansiyonu düşürmeyi sağlıyor ve tartışmayı yararlı hale getirebilecek düşünce unsurları veriyor. Kelimelerinizde ölçülüsünüz, argümanlarınızın doğruluğu konusunda özenlisiniz. Kendiniz, neler hissettiğiniz, korkularınız veya umutlarınız hakkında çok az konuşuyorsunuz.

Kökeni: Değerlendirmelerinde nesnellik ve öznellik arasında hiçbir fark gözetmeyen, aşırı iletişime sahip bir aile. Bu bağlamda, ya çocuk da bu oyuna dahil olmuştur ya da kendini korumak için gözlem ve sessizliğe çekilmiştir. Duygulara, hislere ve aşırılıklarına karşı güvensizlik, hatta kuşku geliştirebilir. Buna karşın, diğerlerinin üzerinde kontrol sahibi olamayacağı nötr bir konuşma geliştirir.

Kaçınılması gereken tuzak: Samimi ilişkiler kurma zorluğuna veya imkânsızlığına neden olabilen duygusal ve hissel donma hali. Olaylara soğuk bir şekilde yaklaşmamak için diğerlerine his, hatıra, istek, izlenim gibi biraz kendinize dair şeylerden vermeyi deneyin. Başka bir deyişle, objektifliğinizi öznelliğinizle renklendirmeyi öğrenin. Daha dokunaklı ve insancıl olacak bu yaklaşımla daha çok takdir edilmeniz mümkün.

D’ler çoğunlukta

Dinleyiciliğiniz empatik

Kendinizi başkalarının yerine koymayı biliyorsunuz. Konuştuğunuzdan daha çok dinliyorsunuz. Yüzlerindeki ifadeleri deşifre ediyor, düşüncelerini anlıyor, ruh hallerini hissediyorsunuz. Onları içerden anlıyorsunuz, bu da yanlış anlamalara veya söylenmeyenlere dayalı çatışmalardan uzak durmanızı sağlıyor. Duyarlılığınız sayesinde imaları veya sessizlikleri kolayca yakalıyorsunuz. Sohbetlerde hâkim olmayı değil, ruhtan ruha konuşmayı arıyorsunuz. Bu da samimi sohbetleri ve samimiyeti mümkün kılıyor. Muhatabınıza daha önce hiç bu kadar ilgi ve şefkatle dinlenmemiş olduğu hissini veriyorsunuz. Muhtemelen en sık duyduğunuz ifade “Sen beni anlıyorsun”. Sizin için bir gurur kaynağı.

Kökeni: Çocuğun, ebeveyninin empatisi sayesinde duygularının olumlu bir şekilde kabul edildiği, hissettiklerini ifade edebildiği, anlaşıldığı bir çocukluk geçirmiş olması. Çocuk bu özelliği diğerleriyle etkileşime geçmek için geliştirir. Aşırı empati ise ebeveyninin isteklerini öngörmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için, kendini onların yerine nasıl koyacağını bilen “bakıcı çocukların” karakteristik özelliğidir. Bu durumda empati, diğerlerinin isteklerini kendininkilerin önüne neden geçirdiğini açıklayan düşük bir benlik saygısıyla bağlantılıdır.

Kaçınılması gereken tuzak: Sadece şefkatli bir kulak olmak, yani dinlenmemek. Dengeli bir ilişkide empati paylaşılıyor olmalıdır. İyi dinlenmediğinizi hissettiğinizde, daha az vermek, sohbeti kısaltmak ve empatinizin dozunu ayarlamak için alıştırma yapın. Seçimler yapın, önceliklerinizi belirleyin ve özellikle de duygularınızı, hislerinizi, arzularınızı ve ihtiyaçlarınızı ifade etmek için kendinizi zorlayın. Bundan özgüveninizi artıracak günlük bir alıştırma olarak yararlanabilirsiniz.

Hazırlayan: Psikoterapist Sylvie Tenenbaum

 

 

Önceki Yazılar

Üretken İnsanlar Neleri Farklı Yapıyor?

Sonraki Yazılar

Sanat Terapisinin Faydaları