icsesinizi-dinleyin

İÇSESİNİZİ DİNLEYİN

 

 

Hedeflerinize ulaşmak ve daha iyi bir yaşam sürmek için içsesinize kulak vermeye ne dersiniz?

Az çok hepimiz koçluk kavramına aşinayız. Sporcuların yanı sıra birçok yöneticinin koçu olduğunu duymuş veya yaşam koçuna danışan arkadaşlarınıza denk gelmiş olabilirsiniz. Koçların görevi, en iyi sonucu elde etmeniz ve hedeflerinizi gerçekleştirebilmeniz için sizi desteklemektir. Peki ya kafanızın içinde size koçluk yapan birinin olması şahane olmaz mıydı? Bazen yatmadan önce saatlerce sohbet ettiğiniz içsesiniz, hayatınızı kolaylaştıracak yeni koçunuz olabilir. İçsel koçunuzla bağlantıda kalmanız ve ona güvenmeniz için ipuçlarımıza kulak verin.

Konuşma şeklinizi önemseyin

Kendinizle nasıl ve hangi tonda konuştuğunuza dikkat gösterin. Kötü, eleştirel yorumlar veya dostça olmayan bir ses tespit ederseniz, içsel koçunuzun sizinle nasıl konuşacağını düşünün ve yorumunuzu içsel koçunuzun gözünden yeniden şekillendirerek tekrar gözden geçirin. “Yapmalıyım” demek yerine, “Tercih ediyorum” demeniz bile oldukça etkilidir.

Üçüncü taraf perspektifi

İç eleştirmenin özellikle stresli zaman veya durumlarda ortaya çıkması sık rastlanan bir durumdur. Böyle zamanlarda iç eleştirmeniniz daha fazla drama yaratabilir. Eğer içsel koçunuzla bağlantı kurmakta zorlanıyor veya bir şeye karşı hissettiğiniz duygusal bağdan kurtulmak istiyorsanız, düşüncenizi genişletmeyi ve bakış açınızı değiştirmeyi deneyebilirsiniz. Bu, bağımsız birinden görüş alarak elde edilebilir. Bunu yapmanın en sağlıklı yolu, duruma daha objektif bir şekilde bakmanıza yardımcı olan, üçüncü taraf perspektifi olarak bilinen bir koçluk tekniği kullanmaktır. Tanıdığınız ve saygı duyduğunuz insanların bu durumda neler yapabileceklerini düşünün. Nasıl tepki verirlerdi? Bu ailenizden biri, bir arkadaşınız veya takdir ettiğiniz bir ünlü olabilir. Örneğin, J. K. Rowling benzer bir durumda ne yapardı? Oprah Winfrey nasıl tepki verirdi? Bu tekniğin hızlıca uygulanması ve şu anda hemen gerçekleştirilebilmesi sonuca çabuk ulaşmanız için oldukça elverişli.

Pozitif olana odaklanın

Bir durumun sonucunu önceden tahmin ettiğiniz zamanlar olabilir. Örneğin işyerindeki sunumunuzu düşündükçe endişeleniyor, gerginlik hissediyor ve hatta ne anlatacağınızı hatırlamıyor olabilirsiniz. Bu noktada, olumsuz bir sonuca odaklanmak yerine, içsel koçunuz sizi olumlu bir noktaya odaklamanız için teşvik edebilir. Bu tavsiyeye uyun ve kendinize güvenerek sunumu yapın, ağzınızdan akan kelimeleri duyun, izleyicilerin gülümsemesinin ve sunumunuzun tadını çıkarın. Alkışları duyun ve insanların sunumunuzdan zevk aldığını ve anladığını gösteren soruları kaydedin.

Koruma çemberi

Özellikle zorlu bir durumla karşı karşıya kalırsanız, koruma çemberi adı verilen tekniği kullanmak isteyebilirsiniz. Koruyucu balonunuzu hayata geçirmek için etrafınızda bir çember olduğunu hayal edin. Bu sınırdan içeri hiçbir şey giremez, sadece sizin bildiğiniz ve yenilmez hissetmenize yardımcı olan görünmez bir fanustur bu. Bu tekniği de hızlıca uygulayabilir, önemli bir toplantıya girmeden hemen önce kendinizi güvende hissetmenizi sağlayabilirsiniz.

Açık sorular sorun

Bir konuya takıldıysanız ve ne yapacağınızdan emin değilseniz, iç koçunuzla çalışın. Ona çok sayıda açık soru sorun. Bunlar genellikle “Evet” veya “Hayır” cevabıyla yanıtlayabileceğiniz sorulardır. Bu soruları yanıtlayarak, daha rahat uykuya daldığınızı veya daha kolay karar verdiğinizi göreceksiniz.

Nefes alın

Nefes almayı unutmayın. Karşılaştığınız durum ne olursa olsun, sakinleşmenize yardımcı olmak ve daha iyi bir bakış açısı kazanmanızı sağlamak için bütün vücudunuzu nefesle dolduruyormuşçasına derin bir nefes alın.

Yazı: Hüma Kaya

 

 

Önceki Yazılar

AKILLI KÖY PROJESİ

Sonraki Yazılar

AŞK GERÇEKTEN TESADÜF MÜDÜR?