icsel-cocugunuzla-iletisime-gecmenizi-saglayacak-dort-egzersiz

İÇSEL ÇOCUĞUNUZLA İLETİŞİME GEÇMENİZİ SAĞLAYACAK DÖRT EGZERSİZ

 

 

Bir zamanlar olduğumuz küçük insanın hatırası zihnimizde “iz bırakır”. İçsel çocuk üzerine kişisel gelişim metotları geliştirmiş Emmanuel Ballet de Coquereaumont, anımsadıklarımızı keşfe çıkmanın, içsel çocuğun üzerimizde devam eden etkilerini daha iyi anlamamızı sağladığını söylüyor.

Psikolog Emmanuel Ballet de Coquereaumont’a göre, yaşama dair vizyonumuzun doğrusal olması sebebiyle, çocukluğun geçmişe ait olduğu ve yetişkinliğin alt basamağını oluşturduğu izlenimine sahibiz. Oysa her yara (insan olarak hepimiz varoluşsal olarak yaralıyızdır) içimizde aktif kalır. Bu yaralar hakkında farkındalık kazanmak, onları iyileştirmeyi sağladığı için önemlidir. Geçmişte olduğumuz çocuk ve içimizde ondan kalan, yani içsel çocuğumuz, kimliğimizin derindeki kısmını oluşturur. Onunla buluşmak, bir yandan geçmişte mustarip olduğumuz eğitimsel eksiklikleri değiştirmeyi ve düzeltmeyi, öte yandan yolda terk etmek zorunda kaldığımız hayallere ve yeteneklere tekrar kucak açmamızı ve meyve vermelerini sağlar.

  1. Hislerinize kulak verin

Amaç: “Canlılığınıza” tekrar kavuşmak

Geçmişte olduğumuz çocuk hâlâ bedenimizde yaşıyor. O, bugün hissettiklerimizden ayrı bir parça değil. “Onunla tanışmak için yola çıkmak önemlidir” diyor Emmanuel Ballet de Coquereaumont, “çünkü içsel çocuk ‘canlılık’ olarak isimlendirdiğimiz yaşam dürtüsü taşıyıcısıdır ve yetişkin kadın ve erkeklerin büyük bir kısmı seçimlerini bu kaynağı kullanarak yapmaz. Bu yüzden, bu kişilerin tercihleri, içlerindeki yaşamı ve neşeyi geliştiren tercihler olamıyor.”

Bu enerjiyi tekrar harekete geçirmek için: 11-12 yaşa kadar olan çocukluk fotoğraflarınızı bulun. Estetik olarak değil, ifade ettiklerini değerlendirerek onları sevdikleriniz ve sevmedikleriniz olarak iki gruba ayırın. Sonra en az ve en çok sevdiğiniz fotoğrafı seçin. Eğer “pozitif” fotoğraf bulamazsanız, “negatif” fotoğraf üzerinde çalışın.

Bir kalem ve birkaç kâğıt alın. Sonrasında, her bir fotoğrafı inceleyin; imgelerin, hislerin, duyguların ve duyumların derinlerden yüzeye gelmesine izin verin.
1. tekil şahıs kullanın ve bu çocuğun o anda sizin hakkınızda ifade ettiği her şeyi yazın. Fiziksel, duygusal, dışavurumsal hissiyatın yanı sıra, mekânlar, mevsim, fotoğrafın çekilme sebebi, giyilen kıyafetler gibi somut olguları da ekleyin. İki fotoğrafa da bakarken, hissettiğiniz fiziksel hislere (açılma ve kapanma) dikkat etmeye çalışın. Pozitif hisler (neşe, hareket, enerji) içsel çocuğa doğrudan “canlılığı” ile yaklaşıldığını ifade eder. Yetişkin yaşta aynı fiziksel hisler (açılma, büyüme, hafifleme veya kapanma, gerilme, ağırlaşma) bize kendimize ait olan ve iyi gelenle ilişkide olup olmadığımıza işaret eder. Bu sebeple, düzenli olarak, hatta her gün, özellikle de önemli kararlar vermek söz konusuysa, hislerimize kulak vermemiz gerekir.

2. Kendinize acil şefkat kiti hazırlayın

Amaç: Yaralarınızın farkında olmak

Bazı yaralara cinsel istismar, fiziksel şiddet, aşağılanma gibi uç noktalarda istismarlar sebep olur. Bazı yaralar ise, ihmal veya aşırı ihmalkârlık, kardeşler arasında ayrım, dinlenilme, ilgi ve destek eksikliği nedeniyle oluşur. “Burada söz konusu olan, bazı yaraları öne çıkarıp diğerlerini önemsizleştirmek değil, bütün yaraların yetişkin bireyde aktif kalmasının ifade edilmesidir. İnsan olarak hepimiz yaralara sahibiz ve iyileşmeleri için onların farkına varmamız gerekiyor” diyor Emmanuel Ballet de Coquereaumont.

Yaraları ortaya çıkarmak için:

Kaynak imajla iletişime geçerek başlayın: Sizin için birkaç üzücü yaşantıyı özetleyen bir imaj seçin. Bu, ağlamamak için kendi üzerine aldığınız (sevilmek uğruna aşırı uyum göstermiş, bir nevi kalıba sokulmuş çocukta oluşan yara), herkes eğlenirken geride kalmış (dinlenmemiş, izlenmemiş ve görünmez olmuş çocukta oluşan yara) veya sizi bir hiç gibi hissettirmiş bir eleştiriye maruz kalmış imajınız olabilir. Bu kaynak sahnenin sizde tetiklediği tüm hislerin ve duyguların kendilerini belli etmelerine izin verin.

Daha sonra sırt üstü uzanın. Bir eliniz kalbinizde, diğeri karnınızda, bu sahnedeki çocuğu düşünün, eskiden olduğunuz o çocuk. Nefes alırken, sevgiyi kalbiniz hizasında düşünün ve hissedin; nefes verirken, bu kez karnınız hizasında güven duygusunu düşünün ve hissedin. Bu şekilde birkaç dakika devam edin.

Her gün yapacağınız alışkanlıklar edinin. Bakım rutininize kendinize karşı ilgi ve farkındalık ekleyin (duş alırken, saç tararken, giyinirken, makyaj yaparken gibi). Bu kendinize özen göstermenin ve anda mevcut olarak kendinizle ilgilenmenin bir yoludur.

3. Oyun oynama yeteneğinizi harekete geçirin

Amaç: Çocukluğunuzda size enerji veren şeylerle tekrar bağlantı kurmak (Etkinlikler, gelecek hakkında hayal kurmak, ilişkiler, doğa vs.)

Tekil kişiliğimizin çekirdeği, üzerindeki her kare yüzeyde bizim küçük bir parçamızın yer aldığı bir disko topuna benzetilebilir. Emmanuel Ballet de Coquereaumont’a göre, bu çoklu gerçekliği kavrayabilmek için, oyun gibisi yoktur. “Çocukların ‘-mış gibi’ yaptıkları oyunları sevmelerinin sebebi, farkında olmadan varlıklarının tüm yüzlerini ifade etme ihtiyacı duymalarıdır; maceracı, palyaço, tiran, sanatçı, erkek, kadın, hayvan… Oyunda her şey serbesttir. Ancak yetişkinlikte, benliğimizin farklı yönlerini yaşamaya izin veren bu esnekliği kaybederiz. Bu da bizi katılaştırır ve yoksullaştırır.”
Onu yeniden canlandırmak için:

Bir kâğıt üzerine şunları yazın:

En sevdiğim oyuncağım: …

Yalnız oynadığım en sevdiğim oyun: …

Grupça oynadığımız en sevdiğim oyun: …

Hikâyenizi anlatmaya başlamadan önce, söz konusu döneme geri dönün, yaşadığınız hisleri mümkün olduğunca tekrar hissetmeye çalışın. Yazdıktan sonra, tercihlerinizin nedenlerini detaylandırdığınızdan emin olun.

İkinci adımda, çocukluğunuzun hoş aktiviteleri ile bugünkü etkinlikleriniz arasında bağlantı kurmaya çalışın. Eğer belirli bir uygulama veya davranışa karşı nostaljik hissediyorsanız, kendinize neden onları bıraktığınızı ve bunları yetişkin yaşamınıza nasıl yeniden entegre edebileceğinizi sorun. Sırada çocukluk hayalleriniz var. “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunu yanıtlarken, hangi hayaliniz sizi daha çok heyecanlandırıyordu? Bu hayali, bu arzuyu bulduğunuzda, onu yorumlayın. Örneğin, çocukken astronot olmak isteyip yetişkinlikte biyoloji alanında araştırmacı olmuş olabilirsiniz. İki koşulda da, bilinmezin bilimsel şekilde keşfine çıkmak söz konusu. Geçmişle şimdiki zaman arasında büyük bir fark varsa, hayatınızda şu an enerjinizin yüksek olup olmadığını sorun. Eğer durum böyle değilse, rüyanızın tekil “nedenini” sorgulayın: Bu rüyanın nesi size enerji veriyordu? Örneğin, bir otorite veya bilgi figürüne dönüşmek için öğretmen olmayı isteyebilirsiniz.

4. Benliğiniz üzerindeki maskeyi kaldırın

Amaç: Etiketlerden, size ait olmayan beklentilerden özgürleşmek

Çocukluktan bu yana sizi bir nevi kalıplara sokmuş davranışların farkına varmak.

Jung, sosyal maskemize “persona” adını vermişti; Winnicott ise ebeveynimizin beklentilerine ve ihtiyaçlarına uyum sağlamak için geliştirilmiş benliği “sahte kendilik” olarak tanımlıyordu.Emmanuel Ballet de Coquereaumont da, hepimiz büyürken gerçek benliğimizle iletişimi koparma riski pahasına aşırı uyum sağlama eğiliminde oluruz gözleminde bulunuyor.Bu maskeyi nasıl güncellemeli?

Yüzünüzü kaplayan beyaz bir maske alabilir ya da beyaz bir kâğıdı yüzünüzün boyutunda oval şekilde kesip gözler ve ip takmak için de ikişer delik açabilirsiniz.

Maskenin yüzeyine kabul görmek veya sevilmek için gerekli olduğunu düşündüğünüz his, duygu, davranış ve rolleri yazın (sabır, mizah, takdir, yardımseverlik vs.).

Maskeyi ellerinizin arasına alın ve içinizden veya yüksek sesle tüm yazdığınız kelimeleri okuyun. Zihninize bu kelimeleri somutlaştıran güncel veya geçmişten durum veya kişilerin gelmesine izin verin.

Bir ayna karşısında maskeyi yüzünüze yerleştirin ve uzun süre gözlerinize bakın, sonra bu maskeyi çıkarın. “Erkek ve kadınların çoğu bu uygulamada derin bir özgürleşme hissi yaşıyorlar ve geçmişteki kötü bir muamelenin bilinçsiz ve direnen aktörleri olduklarının farkına varıyorlar” diyor Emmanuel Ballet de Coquereaumont ve bu egzersizden sonra acil şefkat kiti uygulamasına geri dönmenizi tavsiye ediyor.

 

 

Önceki Yazılar

MUTLULUĞUN GENETİK YATKINLIĞI

Sonraki Yazılar

HATALARI KABUL ETMEMEK İÇİN KULLANILAN 15 BAHANE