icimizdeki-cocuk-ne-zaman-ortaya-cikar

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

 

 

Uzman klinik psikolog Fatma Torun Reid, içimizdeki Çocuk’un sosyal hayatta ve de stresli durumlarda görünür olduğunu belirtiyor: “İçimizdeki Çocuk kendini en çok bugün yaşanan duygularda ve davranışlarda gösterir. İçimizde çocukluğunu doğal olarak yaşamış biri varsa, yani hata yapabilmiş, korkusunu, öfkesini, neşe ve üzüntüsünü yaşına uygun yansıtabilmişse, o kişi sosyal hayatta da rahattır ve doğal olduğu için çevresindekileri de rahat hissettirir. İçimizdeki Çocuk, rahat ortamda olduğu kadar stresli durumlarda da ortaya çıkar. Erişkin olarak bir sınava girdiğimizde, bir sunum yaptığımızda, özellikle çocukken evde veya okulda yaşamış olduğumuz bir travma varsa, davranışlarımız kadar vücudumuz da onu yansıtmaya başlar. Ayrıca, kişinin giyimi, sesindeki iniş çıkışlar, seçtiği sözcükler, konuşma tarzı, oturuşu, yüz ifadesi içimizdeki Çocuk’un yanı sıra içimizdeki Ebeveyni de yansıtır.”

Psikoterapi seansında kişiliğin bu üç bileşenini nasıl gözlemlediğini sorduğumuz Reid, bizimle bir örnek paylaşıyor: “Bir örnekte her üç ego durumunu gösterecek olursak, psikoterapiste gelmiş bir erişkini bir Yetişkin olarak dinlersiniz, güven oluştuktan sonra Çocuk ses verir ve danışanın Ebeveyn’i sabote etmezse terapi ilerleyebilir.”

Çocukluğa dönmek

Psikoterapinin sıklıkla “çocukluğa dönmek” ifadesi ve imgesiyle akıllarda yer aldığı bir gerçek. Aslında doğruluk payı var, çünkü terapide oldukça önemli bir etabı teşkil ediyor. “Erişkin yaşamımızda düzgün gitmeyen pek çok şeyin geçmişte yaşadıklarımızla ilgisi vardır. Çocukluğumuzda kendimize, başkalarına ve aile, evlilik gibi kurumlara yönelik aldığımız kararlar olumlu veya olumsuz hayata bakışımızı etkiler. Transaksiyonel Analiz’de bunu ‘yaşam pozisyonu’ olarak adlandırıyoruz. Bu pozisyonlardan, ‘Ben yapabilirim, düşünebilirim’ ile ‘Ben yapamam, düşünemem’ kararı kişisel hayatımıza çok farklı yansır” diyerek terapide çocukluk döneminin önemini açıklıyor uzman klinik psikolog Fatma Torun Reid.

Bu doğrultuda, sadece yaşanmış acıları iyileştirmek için değil, her şeye rağmen korunabilmiş ve bugün de hâlâ sahibi olduğumuz ruhsal kaynaklarımızı, yaratıcılığımızı, zenginliklerimizi bulabilmek için de, evet, çocukluğa dönmemiz gerekiyor.

 

 

Önceki Yazılar

YAZARAK KONUŞUN

Sonraki Yazılar

YÜRÜMEK NEDEN ÖNEMLİ?