“HAYATTAKİ YOLUMU BULMAKTA ZORLANIYORUM”


Her ay bir Psychologies okuru Psikiyatr ve Psikanalist Robert Neuburger’le ön görüşme yapıyor. Bu ayki okuyucumuz 24 yaşındaki Aurore.

Sanki hayatta ilerlememi engelleyen şeyler var” diyerek söze başlıyor Aurore. “Hep şüphe içindeyim. Bu yüzden özgüven eksikliği yaşıyorum ve gelecekten endişeleniyorum.

Robert Neuburger, “Bu güvensizlik kendinize karşı mı yoksa hayata dair mi?” diye soruyor.

Aurore: Başta kendime.

Robert Neuburger: Hayatta yenilgileriniz oldu mu?

A.: Söz konusu sadece kendi başarısızlıklarım değil. Annemle pek kolay olmayan zor bir hayatımız var. Sanırım beni en çok zorlayan şey bu. Annem uzun zamandır alkol bağımlısı. Sarhoş olduğunda, onu idare etmek kolay olmuyor.

  1. N.: Annenizle yalnız mı yaşıyorsunuz?

A.: Evet, babamı çok az tanıdım. Ben doğduktan sonra evi terk etmiş. Nadiren görüşürdük. Vefat etti. Annemin başka ilişkileri oldu ama bunlar benim açımdan iyi olmadı. Onlar da alkol kullanıyordu ve anneme şiddet uyguluyorlardı. Ben kendimi bunların dışında tutmak istedim, ancak her seferinde kendimi şeytan üçgeninin ortasında buldum.

  1. N.: Büyükanneniz ve büyükbabanız hayattalar mı?

A.: Okul çağındayken, haftanın büyük kısmını anneannemde geçirirdim ama o da vefat etti ve onun ölümünden sonra ailemiz parçalandı.

  1. N.: Yani siz şu an annenizle yalnız bir hayat mı yaşıyorsunuz?

A.: Evet, kendisi dayılarımla da görüşmüyor. Kendini ailenin çürük elması olarak görüyor. Bana bunları anlatır durur. Her duygusunu bana açar. Bu hep böyleydi. Hatta küçük bir çocuğa söylenmemesi gereken şeyleri de söylemişti. İntihar eden dayımın onu ensest ilişkiye zorladığını da anlatmıştı. Bütün bu yaşadıklarından dolayı annem bir türlü beyaz bir sayfa açamadı. Şimdi olduğu kadına dönüşmesinde birçok olay rol oynamış. Ben de onunla yaşadığım için onun yaşadıklarının cezasını çekiyorum.

  1. N.: Ne iş yapıyorsunuz?

A.: İşsizim ama iş arıyorum. Bugüne dek, satış ve pazarlama sektöründe başkalarının yerine geçici olarak çalıştım. İşe başladığımda istekli oluyorum. Ne zamanki işi öğreniyorum, o işte iyi olmadığıma karar veriyorum. Okula bıraktığım yerden devam etmeyi denedim ama para kazanmam da gerekiyordu, çünkü annemin geliri yok. Sekreterlik alanında meslek lisesi diplomam var.

  1. N.: Ve sekreterlik işi mi arıyorsunuz?

A.: Evet, çünkü ayrı eve çıkmak ve kendi evimde, huzurlu bir ortamda yaşamak istiyorum.

  1. N.: Annenizin şu anda bir beraberliği var mı?

A.: Hayır. Son iki ilişkisini bitirmesini ben sağladım, çünkü kötüye gidiyordu. Annemle hayat inişli çıkışlıdır. Bazen çekip gitmek istiyorum, bazen de kalıp sabretmem gerektiğini düşünüyorum.

  1. N.: Peki, anneniz ve iş arama sorununuz dışında neler yapıyorsunuz?

A.: Sosyal hayatım vardı, ancak son zamanlarda hep evde oturuyorum. İçime kapandım. Bir de son yıllarda çok kilo aldım. Bu yüzden dışarı çıkmak istemiyorum.

  1. N.: Ne gibi ilgi alanlarınız var?

A.: Eskiden haftada en az 10 saat ekip sporları yapıyordum. Bu çok hoşuma gidiyordu ama kilo problemim hevesimi kaçırdı. Çevremde pek insan yok. Bu yüzden ya hiçbir şey yapmıyorum ya da tek başıma sinemaya gidiyorum. İş ilanlarının yoğun olmadığı günlerde, hiçbir şey yapmadan zaman geçirmek çok zor oluyor. Bu gidişatın değişmesi için çabalıyorum ama kolay değil.

  1. N.: Sizi böylesine hayattan koparacak ne yaşadınız?

A.: Sanırım bu durum bir birikimin sonucu. Önce annem, sonra ailede birbirini takip eden ölümler… Babamı, dedemi ve yakın bir arkadaşımı aynı sene kaybettim. 18 yaşına bastığım günden itibaren sürekli bir düşüş yaşadım. Yaşadığım semtte komşular arasında bir grup oluşturduk. Bir araya geldiğimizde, birbirimize dertlerimizi anlatıyoruz ama bu da her zaman olmayabiliyor.

  1. N.: Peki, anneniz dışında duygusal dünyanız nasıl?

A.: Doğrusu çok durgun. Kimseyle görüşmediğim için yeni insanlarla da tanışmıyorum.

  1. N.: Ya geçmişte?

A.: Çok gençken birkaç ilişkim oldu; ancak hazır değildim. Şimdi biriyle tanışmak isterim ama onu şu yaşadığım hayata sokmak istemem.

  1. N.: Görünen o ki son altı yıldır hayatınız iyiye gitmiyor.

A.: Evet, yine de düzelmeye uğraşıyorum. Bazen kimseden yardım istemediğim bir noktaya geliyorum, içten içe beklesem de. Tek başıma her şeyin altından kalkmam gerektiğini söylüyorum kendime. İnternetten iş ilanlarına bakıp başvuru yapıyorum.

  1. N.: Hiç sosyal veya siyasi bir konuda harekete geçmek veya bir harekete dahil olup meşgale edinmek istediniz mi?

A.: Önce kendim için harekete geçmem gerekiyor (Gülüyor).

  1. N.: Evet ama bazen başkalarına faydalı olmak bize iyi gelebilir. Hiçbir örgütlenmeye dahil olmak istemediniz mi?

A.: Hayır ama biz bir dernekten yararlandık. Gönüllü olarak inşaatlarda çalışmak istedim fakat cevap gelmedi. Belki de beni istemediler. Hâlbuki bu vesileyle yurtdışına çıkmak, lisan öğrenmek ve işe yaradığımı hissetmek hoşuma giderdi. Bir yandan iş aramaya devam ettim.

  1. N.: Siz biraz ne istediğinizi bilmiyor gibisiniz ve çelişki içindesiniz.

A.: Doğru. Her şeye atlıyorum ama işler ciddiye binince korkuyorum.

  1. N.: Daha önce terapi aldınız mı?

A.: Düzenli olarak gittiğim bir dönem oldu. 16 yaşındayken, birtakım ilaçlar aldım ve kendimi öldürme niyetim olmamasına rağmen bu bir intihar girişimi olarak görüldü. Bu yüzden bir sosyal danışman beni takibe aldı. Onun sayesinde okula devam ettim ve sekreterlik diploması aldım.

  1. N.: Onunla tanışmak size faydalı olmuş.

A.: Kesinlikle. Yakın zamanda bir psikologdan yardım almak istedim ama ihtiyacım olmadığını söyledi.

  1. N.: Ben bu görüşe katılmıyorum.

A.: Ben de.

  1. N.: Siz altı yıldır iyi değilsiniz. Bazı hedefleriniz var ve hiçbiri hayata geçmemiş. ‘Fişinizi yeniden takmak için‘ yardım almaya ihtiyacınız var.

A.: Ben de böyle düşünüyorum. Aksi takdirde tek başıma altından kalkmaya çalışmak ve olumsuz düşüncelerle uğraşmak zorundayım. Hiç ilerleme kaydedemiyorum. Eğer annemin evinden ayrılırsam, her şeyin yoluna gireceğini düşünüyorum.

  1. N.: Ben bunun her sorunu çözeceğine inanmıyorum, çünkü nereye gidersek gidelim kendimizi oraya götürüyoruz. Sorunların bir seferde çözüleceğine inanmayın. Hayat küçük adımlarla çizilir. Harekete geçerseniz, her şey yavaş yavaş şekil almaya başlar. İş ve koca bulup çocuk yapınca her şeyin düzeleceğini kendinize söyleyerek annenizle kalmaya devam edemezsiniz. Bir terapistle görüşmek sizi şimdiki zamana döndürecektir. Çünkü şu anda zaman kavramını kaybetmiş gibisiniz. Ayrıca gönüllü bir iş bulmak da yarı zamanlı bile olsa size iyi gelecektir. Ben çok uzun vadeli düşünmenin bizi ilerletmediğini düşünüyorum. Gerçekçi kalınmalı, gerçekleşmesi mümkün olan şeylerle başlanmalı, muhteşem olmasalar da. Spora yeniden başlamak iyi bir fikir gibi görünüyor. Madem kilo probleminiz var, neden yüzmeyi denemeyesiniz?

A.: Üstelik hep deniz kenarında yaşamayı hayal etmişken… Çocukken tatillerimi deniz kenarında anneannemle geçirirdim ve o günleri çok özlüyorum. Orada yaşamak bana çok uygun bir hayat tarzı olurdu. Zaten hep denize kıyısı olan şehirlerde iş arıyorum.

  1. N.: Öyle mi? Hiç de azımsanacak yönünüz yok. Spor, deniz sevgisi gibi şimdilik görünmeyen tutkularınız var. Bunlar sizi ilerlemeniz için motive edebilir. Geçen altı yıla rağmen hala bu tutkulara sahipsiniz. Ancak az önce söylediğim ‘küçük adımlar politikasını‘ unutmamalısınız. Mutlaka zor olan bir geçiş süreci yaşayacaksınız, çünkü hareketsiz kalmak sizi yavaşlatmış ve ne kadar hareketsiz kalırsak, o kadar içimize kapanırız. Danışmak için bana gelmekle çok iyi yaptığınızı düşünüyorum.

Gizlilik sebeplerinden dolayı isimler ve bazı bilgiler değiştirilmiştir.

BİR AY SONRA

Aurore: Konuşmak ve içimi dökmek beni çok rahatlattı. Kayda değer bir bilgi alışverişi olduğunu ve diyalog kurulduğunu gördüm. Sözünüzü kesmeden sizi dinliyor. Doktor Neuburger’in tavsiyelerine uyacağım ve bir terapistten yardım alacağım. Şimdiye kadar almadım ama annemin evinden ayrıldığımda terapiste gideceğim.

Robert Neuburger: Zaman kavramı özneldir. Aurore iyi hissetmeyeli altı sene olmuş ama bunu fark etmesi için benimle görüşmesi gerekiyormuş. Başarısızlık olarak tanımladığı şeylerden sonra acı çekmemek için kendini kış uykusuna yatırmış. Genelde bir belirti hem problemin hem de çözümün ta kendisidir. Kendini eve kapatması, hayatın gözlerinin önünden akıp gitmesine sebep olan bir problemdir ama aynı zamanda dış dünyanın ona verdiği acıdan kurtulmak için bulduğu bir çözümdür. Hayata kaldığı yerden devam ederken çok dikkatli olmalı ve psikoterapist desteği almalıdır. Bir diğer çözümse, anne-kızın beraber terapi almasıdır. Bu iki kadın birbirine çok yakın ve muhtemelen birbirine çok benzer endişeler yaşıyorlar. Annesi Aurore ile aynı anda iyileşirse, Aurore’un annesinin evinden ayrılması daha kolay olur.

Yazı: Anne B. Walter, Fotoğraflar: Bruno Levy, Çeviri: Hazal Louze

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

BAĞIMSIZLIĞA DOĞRU 8 BASAMAK

Sonraki Yazılar

ÇAĞIMIZIN 10 YENİ SENDROMU