hayatin-dizginlerini-elinize-alin

HAYATIN DİZGİNLERİNİ ELİNİZE ALIN

 

 

Harekete geçmek için kendimizi negatif düşüncelerden kurtarmamız, hayallerimize odaklanmamız ve en önemlisi kaderimizden kendimizin sorumlu olduğunu birey olarak kabul etmemiz gerekir. Psikanalist Jacques Arènes, “Her şey için çok geç olabileceğinin farkında olarak korkularımıza rağmen harekete geçmemiz gerekiyor, yoksa sürekli olarak hayatı erteleriz” diyor. Ancak hayatın kenarında kalmayı bırakıp harekete geçme isteği her zaman yeterli olmuyor. Psikiyatrist Frédéric Fanget, “Bazı kişiler o kadar uzun süredir tutuk kalmış ve harekete geçememiştir ki bu durumdan nasıl çıkacaklarını dahi bilemezler” diyor. Bu nedenle “İşe yaramazın biriyim” gibi kötümser düşüncelerin vurduğu kilidi açmak ve “Hiç sevmediğim bu işi bırakırsam, başıma ne gelir?” gibi bizi edilgen halde tutan korkuları keşfetmek bireysel bir çaba gerektiriyor.

Kendilerine hiç hata yapma hakkı tanımayan mükemmeliyetçi kişilerin, engelleyici derecedeki zihinsel katılıklarının derininde bir özgüven eksikliğinin saklandığının farkına varmaları lazım. Frédéric Fanget, bizi kendi ideallerimizi unutmaya iten ve toplumun bize dayattığı, sevgiliyi bulmak, evlenmek, kazançlı bir iş sahibi olmak gibi kendini gerçekleştirme modellerine meydan okumamızı öneriyor.

Peki, tutukluk ve eylemsizlik döngüsünden çıkıp faal ve başarılı bir hayata nasıl geçilir? Adım adım ilerleyerek bunu yapabilirsiniz. “Yapmayı çok istediğim ve erişilmesi kolay olduğunu düşündüğüm bir şey seçerim, denerim, başarırım, kendimi yetenekli hissederim ve hemen ardından tekrar başlayasım gelir” diyen Fanget’ye göre, kişinin arzularıyla yeniden bütünleşebilmesi ve hayatının akışına yeniden yön verebilmesi mümkün. Bazılarının bunu aşması için psikoterapi zorunlu olsa da genelde çoğu kişi iyi bir rastlantı, aydınlatıcı bir söz, kurtarıcı bir durum ya da onlara inanan bir yakınları vesilesiyle kaderlerinin dönüştüğünü görebiliyor. “Psikiyatrist Christophe André, bana bir kitap yazmamı önerdiğinde, ilk önce yapamayacağımı, söyleyecek bir şeyim olmadığını düşündüm. Sonra işe koyuldum. Ve pişman değilim. Ama bu öneri olmasıydı, sanırım bu kitabı asla yazmazdım” diyor Frédéric Fanget.

Harekete geçmek için hayallere de ihtiyacımız var. Psikoterapist Alain Delourme, “Kendini gerçekleştirmek, geleceğe bakmaktır. Birey, gerçekleştirdiği projeler sayesinde geleceğin geçmişin bir tekrarı olmamasını veya bugünün mekanik bir devamı olmamasını sağlar” diyor.

Diğer yandan kendimizi hayatlarımızdan tamamen sorumlu hissetmeye de ihtiyacımız var. Gestalt terapinin kurucusu Alman Psikiyatrist ve Psikanalist Fritz Perls, danışanlarını buna yavaş yavaş alışmaya davet ediyordu: “Bacağımı hareket ettirdiğimin bilincindeyim ve bunun sorumluluğunu kabul ediyorum”, “Size ne söyleyeceğimi bilmiyorum ve bunun sorumluluğunu kabul ediyorum” gibi. Bu egzersizler, başkalarını veya olayları bizim yerimize karar verecek pozisyona koyma eğilimini adım adım sona erdirir.

Siz de deneyin.

 

 

Önceki Yazılar

ANNELERE ÖNERİLER

Sonraki Yazılar

AŞK HEYECANI