hayati-agirdan-alin

HAYATI AĞIRDAN ALIN

 

 

Hiç bitmeyen yapılacaklar listesi için paniklemek, birçok işi aynı anda yapmaya çabalamak, öğle tatilinde çalışmak… Günümüzün telaşlı dünyasında, herkes sanki daha fazlasını yapmakla görevlendirilmiş gibi hissedebiliyor. Buna rağmen, “yavaşlamanın” verimliliği ve yaşam kalitesini artırdığına yönelik yaklaşımlar her geçen gün artıyor.

Çevrenizdeki insanlara bir bakın, birçoğu zamanı yettiremediklerinden yakınıp eskisinden daha çok çalıştığını söyleyecektir. Yapılan pek çok araştırma bunu doğruluyor. Akıllı teknolojilerin insanları 7/24 ulaşılır hale getirmesi, mesai saati kavramını neredeyse ortadan kaldırdı. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, stres, depresyon ve anksiyete nedeniyle bir yıl içinde 12,5 milyon iş günü kaybı yaşanıyor. Birçok insan, aile ve ev hayatıyla iş hayatı arasındaki zaman dağılımını dengelemeye çalışıyor ve başarısız olduğundan şikâyet ediyor. Yazar Carl Honoré, 2005 yılında yayımlanan “Yavaş-Hız Çılgınlığına Baş Kaldıran Yavaşlık Hareketi” adlı kitabında, modern yaşamın hiperaktivitesine karşı ortaya çıkan bu kültürel tepkiyi açıklıyor. Honoré’nin yavaşlamayı seçen insanlar için tanımı şöyle: “Cinsellik, iş ve egzersizlerden yiyecek, ilaç ve şehir tasarımına kadar düşünebildiğiniz her insan çabasında bu isyancıların başkaldırısı var; yavaşlık için yer açıyorlar. Yavaşlayan işler için bu iyi bir haber.” Ezop’un “Tavşan ile Kaplumbağa” masalındaki gibi, bazen yavaşlamanın hiç beklenmeyen sonuçları olabiliyor. Yavaşlayarak öncelikler üzerinde kafa yormak, sorunlar hakkında beyin fırtınası yapmak, yeni fikirler üretmek ve mutluluğa odaklanmak için zaman yaratmak bizim elimizde. Daha mutlu bir hayatın yolları üzerine yazdığı kitaplarla tanınan yazar Vanessa King’in belirttiği gibi: “İş, insanların yaşamında büyük rol oynar. İyi bir ebeveyn olmalarını, komşularına olan yaklaşımlarını ve iş dışındaki diğer ilgi alanlarına ne kadar enerji ve tutku ayırdıklarını etkiler.” Yavaş çalışma olgusunu destekleyen tıp uzmanları tarafından yapılan araştırmalar her geçen gün artıyor. Profesör Mika Kivimaki’ye göre, fazla çalışma ve stres inme ve kalp hastalığı risklerini artırmasının yanı sıra daha uzun çalışma saatlerinin daha fazla verimlilik elde etme üzerinde de olumlu bir etkisi bulunmuyor. Kaliforniya Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışmada ise, birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışırken, bir görevden diğerine geçtiğinizde, daha önce ne yaptığınıza odaklanmanızın 25 dakika sürdüğü ortaya çıktı. Örgütsel psikoloji uzmanı Adam Grant, sağlıklı bir erteleme dozunu savunuyor. Bu konuda yaptığı TEDx konuşmasında, “Erteleme size farklı fikirleri dikkate almak, doğrusal olmayan şekillerde düşünmek ve beklenmedik sıçramalar yapmak için zaman verir” diyor.

Zaman yönetimi paradoksu

Zaman ve zaman yönetimi, hayatımızın büyük sorunlarından biri haline geldi. John Boyd ve Philip Zimbardo “Zaman Paradoksu” adlı kitaplarında, “Yaşam standartlarımız daha önce hiç olmadığı şekilde, insanların seyahat, hobiler ve eğlenceye daha fazla zaman ayırabilecekleri şekilde gelişmiştir” diyor. Fakat bu büyük başarılar aslında bir tuzak değil mi? Daha fazla yaşamanın daha fazlasını yapmakla eşanlamlı olduğu düşüncesiyle dolaylı olarak yönetilmiyor muyuz? Genellikle kişiler zaman yönetimi hakkında konuştuklarında, diğer faaliyetleri zaten yoğun olan yaşamlarına ve programlarına uydurmayı nasıl başarabileceklerini düşünüyorlar. Sizce de e-postalar, raporlar ve bütçelerle mücadele etmek için biraz fazla acele etmiyor muyuz? Muhtemelen evet. “Carpe diem” sözünü kendimize daha sık hatırlatmamız belki biraz dinlenmemiz için yol gösterici olur.

“Duraklatma tuşu”na nasıl basabiliriz?

Kendinizi zaman tünelinde kaybolmuş hissettiğinizde, dengenizi yeniden sağlamak için birkaç basit numara deneyebilirsiniz. Tazelenmiş bir zihinle güne devam etmeniz için işe yarayacaklarına eminiz.

Meditatif bir unsur olarak hobiler

Onunla uğraşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız, tüm düşüncelerden uzaklaştığınız bir hobiniz var mı? Bahçe işleri, seramik yapımı, doğa yürüyüşü veya fotoğrafçılık gibi hobileri keşfetmeye çalışın. Başka hangi yavaş tempolu hobileri düşünebilirsiniz? Size ne çekici geliyor? Bazen daha mutlu hissetmek için tek ihtiyacınız bir ağacın gövdesini saatlerce izleyerek onu tuvale nasıl aktaracağınızı hayal etmek olabilir. Eğer öyleyse, bunu derhal deneyin.

Size iyi gelen insanları seçin

Kendinizi stresli, rekabetçi, teknoloji takıntılı, tüketim çılgını veya işkolik insanlarla kuşatırsanız, muhtemelen o yöne çekilirsiniz veya farklı ve yalnız hissedersiniz. Yeni hobiler edinmenin avantajlarından biri de, sizi sizin gibi düşünen insanlarla bir araya getirmek olabilir. Sosyal medya tutkunlarından biraz uzaklaşıp yeni dostluklara yeşil ışık yakabilirsiniz.

Görev listesini hafifletin

Hedefleriniz sizi bunaltıp yorgun hissettirebilir. “Yapmam gerekiyor” cümlesini kurarken farkına varın ve kendinizi durdurun. Henüz yapmadığınız için kendinizi strese soktuğunuz 20 şey varsa, muhtemelen onları yapmamaya devam edeceksiniz. Hedeflerinizi küçültün ve sayılarını azaltın. Önceliğiniz, stresinizi azaltacak basit hareketler olabilir. Örneğin iki haftada bir yemek planı çıkartarak başlayabilirsiniz. Böylece her gün “Akşam ne yiyeceğim?” diye düşünmekten kurtulmuş olursunuz. Tek bir hedef seçerseniz, beyninizden gelen komutları “Şu anki önceliğim bu değil” diyerek sakinleştirebilirsiniz.

Sizi rahatlatacak bir başka yöntem de, eğer hedefinizi gerçekleştiremezseniz ne olacağını yüksek sesle ifade etmek olabilir. Sadece korkunuzu dile getirin. Örneğin, “Tüm görevlerimi yerine getirmezsem, ailem ve arkadaşlarımın beni olumsuz yargılamasından korkuyorum” gibi. Korkunuzu yeniden değerlendirmeseniz bile, onu kendinize yüksek sesle söylemeniz bir tehdit olarak önemini azaltır.

Her fırsatı kullanmak zorunda değilsiniz

Birçoğumuz, kampanyalar, etkinlikler ve indirimleri haber veren e-posta yağmuruna maruz kalıyoruz. Herhangi bir fırsattan faydalanamadığımızda, kendimizi suçlu veya şanssız hissediyoruz. Bunu yaparken kendimizi yıpratıyor ve hayatımızdaki büyük resmi kaçırıyoruz. Bu durumla baş etmenin yolu, fırsatların uçup gitmesine izin vererek pratik yapmak olabilir. Örneğin bankanız ayın ilk iki hafta sonunda çok sayıda müzeye ücretsiz giriş yapabileceğiniz bir program sunuyor diyelim. Bundan faydalanamazsanız, kendinizi suçlu hissediyorsunuz. Bu tür durumlarda kasıtlı bir karar vermeyi deneyin ve kendinize “Bu ay bu etkinliklerden hiçbirini gerçekleştirmeyeceğim” deyin. Ucu açık seçenekleri zihninizden atın, bu soru işaretleri stres seviyenizi artırır.

Minnettarlık kavanozu

Kendinize özel bir kutu veya kavanoz ayırın. Düz veya süslü, büyük veya küçük olması fark etmez. Bir yıl boyunca minnettar olduğunuz şeyleri küçük not kâğıtlarına yazıp kavanoza atın. Unutulmaz olan her şey, gülümsemenizi sağlar ve kalbinizi ısıtır. 12 ay sonra, yılınızı oluşturan tüm değerli anları açmanız ve yansıtmanız için muhteşem bir hediyeye sahip olacaksınız.

Güne önceki geceden hazırlanın

Kendinize daha rahat bir sabah yaratmak için 10 dakika erken uyanın ve yeni güne hazırlanın. Bir gece önceden kahvaltılık yulaflarınızı ıslatın, günlük vitaminlerinizi ve ilaçlarınızı hazırlayın, öğle yemeğinizi yemek kabınıza yerleştirin, kıyafetlerinizi seçin ve telefonunuzu şarj edin.

Strese karşı daha fazla su için

Baş ağrılarınızın sebebi her zaman stres değildir. Beyninizdeki hücreler sıvı eksikliğinden büzülerek dehidrasyona uğrayabilir. Yanınızda bir şişe su bulundurun ve ihtiyaç duyduğunuzdan daha fazla içmeye çalışın. Belki biraz daha sık tuvalete gitmeniz gerekebilir, fakat yaşam kaliteniz ağrılarla kesintiye uğramaz ve günden alacağınız verim artar.

Yazı: Hüma Babal Kaya

 

 

Önceki Yazılar

BAĞIMLILIK NEDEN OLUR?

Sonraki Yazılar

MUTLU İŞ HAYATI İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ?