hayal-etmenin-gucu

Hayal Etmenin Gücü

Zihnin özgürce gezmesi zaman kaybı değildir. Düşlemek; arzularımızı ortaya çıkarmayı, gözlerimizi iç dünyamıza açabilmeyi ve beynimizi farklı yönlerden uyarmayı sağlar.

Gece geç bir saat, yatağa uzandınız ancak uyumak ne mümkün, zihniniz ve bedeniniz fazlaca hareketli. Rahatlamak için, kendinizi çok sevdiğiniz bir yerde hayal ediyorsunuz. Satın almak istediğiniz şu harika evdesiniz. Doğayla iç içe bir hayat için tüm koşulları elde etmişsiniz… Ertesi gün ofise geldiniz ama aklınız başka yerde. Hayalinizde, planladığınız projeyi sunduktan sonra alacağınız tebrikleri kabul ediyorsunuz. Ona tekrar bir şans vermeniz için size yalvaran eski sevgilinizle akşam yemektesiniz…

Hem oradasınız hem de değilsiniz, yani hayal kuruyorsunuz. Ancak size hayalinizin ne olduğunu sorsak, büyük ihtimalle yanıtlamak istemeyeceksiniz. Araştırmalara göre, hayal kurma oldukça yaygın bir aktivite olmasına rağmen, aslında en mahrem olanlardan biri olarak görülüyor. Kısa bir süre önce Amerika’da yapılan bir anket, katılımcıların %80’inin hayallerini dile getirmektense utandıkları bir deneyimleri hakkında konuşmayı tercih ettiklerini ortaya koyuyor.

Hayal kurmak herhangi bir şey tarafından tetiklenebiliyor: Bir söz, gözün takıldığı bir obje, okunanlar arasından seçilen bir kelime… Bir arkadaşımız eşiyle olan tartışmasını anlatır ve zihnimiz benzer bir durumda nasıl tepki vereceğimizi hayal etmeye başlar.

Tehlikelerden koruyor

Araştırmalara göre, hayal etmek zihinsel aktivitelerimizin kayda değer bir bölümünü oluşturuyor. Peki, ama hayaller ne işe yarıyor? Hayal etmenin zihinsel süreçlerdeki yerini sorduğumuz sanat terapisti Bihter Yasemin Adalı bizi şöyle yanıtlıyor: “Hayal etmek insana özgü en temel zihinsel fonksiyonlardan biri. İnsan beyni, olumsuz anı ve deneyimleri çok iyi bir şekilde kaydeder. Hayal etme becerisini, onların yenilenmesini ve tehlikeyi önleyebilmek adına farklı senaryolar geliştirmek ve prova etmek için kullanır. Zihnimiz bu yüzden korkulu hayaller üretmeye ve söz konusu bir durumun tehlikeli, utandırıcı veya berbat olacağına dair fikir yürütmekte başarılıdır. Unutmayalım ki, kötü senaryoları zihninde canlandırabilenler olası olumsuz deneyimleri daha fazla donanım ve hazırlıkla karşılayabilir. Bu sebeple, bu özelliği taşıyan nesiller süregelmiştir.” Çoğu zaman gerçekle kıyaslanarak küçümsenen bu zihinsel süreç, aslında gelecekteki olası tehlikeleri hesaplama, tehlike anında nasıl davranmamız gerektiği üzerine düşünme ve tedbir alabilme gibi önemli işlevleri üstleniyor.

Hayale dalmışken kendini negatif senaryolarda bulmak dolayısıyla evrimsel ve normal bir süreç. Ancak hayallerin tek işlevi bu değil. Sürekli negatif içeriğe sahip olmaları üzerinde düşünülmesi gereken ruhsal bir duruma işaret ediyor olabilir. Kendinizi test etmek için olumlu hayal kurmayı deneyin. “Kişi olumlu ve rahatlık hissi veren düşlemler kurma becerisini istemesine rağmen harekete geçiremiyorsa, korku ve endişe duymasına neden olacak bir deneyimin etkisi altında kalmış olabilir. Deneyimi travmatik stres tepkisi olarak değerlendirmeye alınabilir” diyor Bihter Yasemin Adalı ve bu gibi durumlarda profesyonel destek alınması gerektiğinin altını çiziyor. “Etkili bir psikoterapi sürecinde, süreğen olumsuz hayallerin kökeni açıklığa kavuşur. Hayal gücünün korku ve kaygının hapsinden kurtulmasının ardından yine özgürce düşleme yetisi kullanılabilir.”

Rüyalar ne diyor?

Peki, spontane ortaya çıkan ve ortalama bir dakikadan az süren rüyalar ne anlama geliyor? Rüyalar tamamen kişiye özgüdür. Genel olarak, sadece kişinin halihazırda içinde var olan arzularını veya hedeflerini sahneye koyar ve yeni bilgi vermezler. Ancak bu düşüncelerin varlığı, kişinin kendiyle olan iletişiminin değerli bir biçimi olduğu için önem taşıyor.

Şimdiki andan koptuğumuz bu zamanlarda bilinçdışının ürettiği fikirlere daha açık oluyoruz. Ancak yine de dikkat, rüyaları göründükleri gibi değerlendirmemek gerekiyor. Gerçek anlamları şifreli sunuluyor. Bir partiye girerken hayran bakışları üzerine çektiğini gören birinin rüyası, hayatının geri kalanını partileyerek geçirmek istediğinden ziyade görünüşünü iyileştirme arzusunu veya çevresindekiler tarafından onaylanma ihtiyacını yansıtıyor olabilir. Rüyaların senaryoları kişiden kişiye değişse de, iki ortak tema bulmak mümkün. Bunlar: “Muzaffer kahraman” ve “acı çeken kurban”. Muzaffer kahraman senaryosunda, kişi rüyasında zafere ulaşmadan önce uçmak veya tırmanmak gibi büyük korkularından biriyle yüzleşebiliyor. Kurban senaryosu ise dışlanma veya anlaşılmama duygusuyla ilişkili. Rüyayı gören kişi, başkalarının tutumlarından pişman olacağı veya nihayetinde kendisinin olağanüstü varlığını kabul edecekleri durumları hayal edebiliyor. Tüm bunlar, kontrol sahibi olma veya günlük yaşamın küçük hayal kırıklıklarının üstesinden gelme ihtiyacını ortaya koyuyor.

Derleyen: Nihan Karahan

 

 

Önceki Yazılar

Tırnak Kırılması Neden Olur?

Sonraki Yazılar

Dudak Bakımı Nasıl Yapılmalı?