hatali-evlilikler

HATALI EVLİLİKLER

 

 

Yanlış evlilik yapmak, yapmaktan en çok endişelenilen hataların başında geliyor, çünkü kişinin hem kendisini hem de dünyaya gelen çocukları maddi ve manevi olarak etkiliyor.

Ancak aşkın gözleri kör ettiği düşünülürse, durum körebe oyunundan hallice. Aşk hatalı evliliğe sebep olabilir mi? İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi, çift ve aile terapisti, klinik psikolog Yudum Söylemez, aşkın doğası gereği hatayı içinde barındırdığını belirtiyor. “Aşk, mantığın devre dışı kaldığı, hormonların akla el koyduğu bir delilik sürecidir. Her aşkın, çocukluk yaşantılarımıza ve ebeveyn ilişkilerimize bağlanan bir sebebi vardır. Anne ve babanın karşılayamadığı ihtiyaçları bir başkasının karşılaması olanaksız olduğu için aşk zaten acı verici bir durumdur. Ancak bunun ihtimali bile insanın aklını başından alır. Önemli olan, sevgilinin karşılamasını beklediğimiz bu ihtiyacın farkında olup onu da kendi ihtiyaçları ve kırılganlıklarıyla ayrı bir birey olarak görmeyi başararak yakınlığı sürdürebilmektir.”

Dolayısıyla, hatalı evliliklerin sebebi aşk değil, Yudum Söylemez’in belirttiği üzere diğer koşullardır. “Aşkla başlamış bir evlilikte yanlış olan başlangıç değildir. Evliliği yanlış yapan, yıllar içinde zorlu zamanlardan yanlış şekilde geçmek ve evlilikte yanlış sebeplerden kalmaktır. Duvar örerek sorunları yok saymak, birbirine fiziksel ya da duygusal şiddet uygulamak ya da şiddeti görmezden gelmek, yakınlık veya cinsellik yokken her şey yolundaymış gibi davranmak, üçüncü kişileri ilişkinin içine dahil etmek, kendi gelişimini bir kenara bırakmak ve çocuklar, statü, sosyal baskı sebepleriyle ilişkide kalmak yanlıştır.”

Hatalı bir evlilikten çıkan kişiyi bekleyen süreçte ise Yudum Söylemez şu önerilerde bulunuyor: “Kendinize iyileşmek için zaman tanıyın. Yanlış bir evlilikte genellikle kişi kendinden uzaklaşır. Suçlama-savunma döngülerinin içinde sıkışıp kalır. İlişkiye dışardan bakmaya çalışıp yargısız bir gözle değerlendirin. Yapabildikleriniz ve yapamadıklarınızla barışın. Kendinizle yeniden tanışmak için alan yaratın. Diğerlerinin söylediklerini bir kenara bırakıp ‘Benim neye ihtiyacım var?’, ‘Değerlerim neler?’ sorularını sorun. Bunları tek başınıza ya da yakınlarınızla yapmak yeterli gelmezse bir uzmandan yardım alın.”

 

 

Önceki Yazılar

ALTI YÖNTEMLE STRESLE BAŞA ÇIKIN

Sonraki Yazılar

AKILLI KÖY PROJESİ