hata-yapim-atolyesi (3)

HATA YAPIM ATÖLYESİ

 

 

Bu ilginç isimli atölyede katılımcılar profesyonel oyuncularla bir araya gelerek, güvenli bir ortamda, hep beraber “hata yapıyorlar”!

Hata Yapım Atölyesi, oyuncu Demet Evgar’ın kurucusu olduğu, eğitim ve atölyeler sunan bir oluşum. Tiyatro, oyun ve kişisel gelişim kesişiminde kurgulanan farklı atölyelerle katılımcılara hata yapma korkusunu aşmayı sağlayacak, yaratıcılığı ve özgürlüğü harekete geçiren deneyimler sunuyor. Atölye ekibinde ise yine Türkiye’nin değerli oyuncularından Hülya Gülşen ve Yeşim Kocak bulunuyor.

“Özgürlük ve yaratıcılık, kendine hata yapma şansı verebildiğinde başlıyor”

Bu ilginç isimli atölyeyi gerçekleştirme fikri, Shakespeare’in “Bütün dünya bir sahnedir ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu” sözünden yola çıkıyor.

Demet Evgar: “Bu sözü bir sahne meselesi değil, bir insan meselesi olarak düşünüyor ve ele alıyoruz. Bu fikirle yola çıkarak, Hata Yapım Atölye’sinde özgürleşmeyi, birçok hatayı kucaklayarak birçok doğruyu birlikte deneyimlemeyi umut ediyoruz. İnsan sadece doğruyu bulmaya odaklandığında harekete geçse bile hata yapmaktan korkmaya devam ediyor. Hata korkusu deneyimin kendisini ıskalamayı beraberinde getirmekle beraber, varılan yerin kişinin kendi rutininin önüne geçememesine sebep oluyor. Oysa özgürlük ve yaratıcılık tam da insanın kendine hata yapma şansını verebildiği, kendine bunu hediye ettiği yerde başlıyor.”

“Zaman sizi değil, siz zamanı kullanın”Hata kavramına nasıl yaklaştıklarını sorduğumuz oyuncu Hülya Gülşen, “Hata yaparak” diyor gülerek!

Hülya Gülşen: “Atölyemizde yaptığımız alıştırmalar yaratıcılık, özgürlük ve oyun kavramları üzerinden kişinin kendiyle ve diğeriyle olan ilişkisi üzerinde çalışmayı amaçlıyor. Bu çalışmalarda kendini tanımak ve ifade edebilmek, hayal gücünü özgür bırakmak, yaratıcı olmak ve sınırları zorlayabilmek üzerinde duruyoruz. Ayrıca atölye grubunda ekip olmak, koordinasyon, empati kurabilmek ve güven duymayı hep beraber deneyimliyoruz. Tüm çalışmalarda gözlem, seyretme, anlama, dinleme, yorumlama ve oynama becerilerimizi geliştiriyoruz.” Atölye aynı zamanda, ruhun ihtiyacı olduğu doğallıktan ve andan çok uzaklaşan yaşam koşturmacasına bir mola verip kişinin kendisine zaman ayırmasını sağlıyor.“Kendinize zaman ayırırsanız, belki de zaman sizi değil, siz zamanı kullanırsınız” diyor Hülya Gülşen gülümseyerek.

“Yapılacak ilk şey oyuna girmektir”
Hata Yapım Atölyesi’nde yaratıcılık, çocukluk çağı ve zihinsel süreçler üzerine de çalışılıyor.

Yeşim Kocak: “Atölyedeki çalışmalarımız dört ana başlıkta ilerliyor; hareket, müzik, drama ve doğaçlama. Koşturmacalar yüzünden kaybettiğimiz zamanları hayattan geri çalabilmek için öncelikle çocukluk çağına geri dönüyoruz. Oyunlar kurduğumuz, birlikte eğlendiğimiz, yaratmaktan zevk aldığımız o güzel çağa… İnsan bilmeye ihtiyaç duyar, deneyimlemeye, sormaya, cevaplara ulaşıp yeni sorular sormaya. Peki, nasıl olur da zihin insana bahşedilmiş bir hediyeyken yaşamı çekilmez hale getirip zorlaştıran sesler arasında başrolü oynar? Yaşamak eylemi insanla mı karmaşıklaşıyor, söylendiği kadar basit olabilir mi? Buradayız! Bu yaşamda! Öyleyse yaşamak ilk eylemimiz olmalı. Bedeni, zihni, ruhu, duyularımızla bize bahşedilen, içinde yaşayıp dışarı taştığın hali anlamak, yani insanı anlamak… Ve de oyunu! Bunun için yapılacak ilk şey oyuna girmektir; bir çocuğun düşünmeden tüm merakıyla evcilik oyunun içine girdiği gibi. Sadece o anı düşünerek. Zihni, bedeni ve ruhu bir ederek.”

YENİ SEZON

Tiyatro ve hayatı birleştiren eğitimler sunan Hata Yapım Atölyesi, Eylül ayında yeni sezona “Hata Yazım Atölyesi” ve “Oyunculuk Araştırma Atölyesi” isimli iki yeni eğitimle başlayacak.
tiyatropangar.com

PAYLAŞIMLAR

Katılanlar ne diyor?

“Atölye sürecinde, hata yapma korkusunun aslında bedenimizi ve hareketlerimizi engellediğini fark ettim. Kendi sınırlarımı keşfetmemde yardımcı olan oldukça keyifli oyunlar oynadık. Bu güvenli ortamda yaptığım hatalarımla vücudumu özgür bırakmayı deneyimledim.”

Bahar Okucu, 32 yaşında, içmimar

“Hata yapmakta üzerime yok deyip geldim bu şifahaneye. Kendimi silkelemek, kendime gelmek için daha şifalı bir hane bulamazmışım. Şahane zaman geçirdim, çok güzel insanlarla tanıştım.”

Hülya Akgül, 36 yaşında, öğretmen

“Demet Hoca ilk gün atölyeye geliş nedenimizi sorduğunda, olaylara kendi gözlüklerimi çıkararak, hem bir seyirci, hem bir yönetmen hem de bir oyuncu gibi bakabilmek istiyorum demiştim. Üç ay boyunca her ders hayatıma yeni tecrübeler kattı ve keşifle, hareketle ve gözlemle dolu bir yolculuğa çıkma şansına sahip oldum.”

Sıla Yıldırım, 19 yaşında, öğrenci

 

 

Önceki Yazılar

16. İSTANBUL BİENALİ

Sonraki Yazılar

İLİŞKİLERDE SORUNLARI ARKA PLANA ATMAK