hangi-alanda-yetenekli-oldugunuzu-kesfedin

Hangi Alanda Yetenekli Olduğunuzu Keşfedin

 

 

Filizlenmiş ya da henüz toprak altında, herkesin kendine özgü bir yeteneği vardır. Bu yeteneği fark etmek hayatımıza zevk ve anlam katarken, görmezden gelmek üzücü bir kayıp olur. Peki, hangi alanda yeteneğiniz olduğunu biliyor musunuz? Gelin keşfedelim.

Sorular

Aşağıdaki 40 ifade arasından size en çok uyduğunu düşündüklerinizi seçin. Eğer eşit sonuçlara ulaşırsanız, ifadeleri tekrar okuyun ve gerekiyorsa yeniden seçim yapın. Bir diğer seçenek ise, iki yeteneğe birden eğiliminiz olduğunu değerlendirmek olacaktır.

1. Daha çok pragmatik bir yapıya sahibim.

2. Fikirlerim etrafımdakileri sıklıkla şaşırtır.

3. Davranışlarımla provoke etmeyi severim.

4. Renklere, şekillere ve ışığa aşırı derecede hassasımdır.

5. Bazen aklıma nereden geldiği belirsiz fikirler düşer.

6. Bulmacaları çözmekte zorlandığımı itiraf ediyorum.

7. Yaptıklarımda her zaman estetik bir boyut vardır.

8. Sürprizsiz veya öngörülebilen ilişkiler bana göre değil.

9. Nasıl sadece işlevsel seçimler yapılabilir anlamıyorum.

10. Felsefe ve/veya matematik en sevdiğim derslerdi.

11. Unutulmaz partiler veya buluşmalar düzenlemeyi severim.

12. Hiçbir şeyi kırmam.

13. İnsanlar benimleyken ne bekleyeceklerini bilemediklerini sıklıkla söylerler.

14. “Eski”yi “yeni”ye dönüştürmeyi severim.

15. Oldukça sabırlı ve titiz bir insanım.

16. Gözüm veya kulağım her zaman güzelliği olduğu yerde bulur.

17. Yeni el işleri öğrenmeyi severim.

18. Başarısızlıktan veya yanlış yapmaktan katiyen korkmam.

19. Sürekli aynı insanlarla aynı yere gitmeye katlanamam.

20. Bir yeri küçük bir detayla güzelleştirmekten hoşlanırım.

21. Nesneleri birincil işlevlerinden dönüştürmeyi severim.

22. Hikâye anlatmayı ve dinleyicilerin dikkatini çekmeyi bilirim.

23. Provoke etmeye çalışmam, ancak fikirlerim sıklıkla rahatsız eder.

24. Sloganım şu olabilirdi: Kurallar insanlar içindir.

25. Çevremi entelektüel olarak yorduğumun farkındayım.

26. Aşk hayatımı geleneksel sözcüğü dışında her şey anlatabilir.

27. İşimi aceleye getirmekten nefret ederim.

28. Tabii ki de “sanatçı” olmayı isterdim.

29. Diğerlerinde uykuda olan yetenekleri görmek ve ortaya çıkarmak konusunda yetenekliyimdir.

30. Buzdolabında kalanlarla küçük ve lezzetli yemekler hazırlamak beni eğlendirir.

31. Sadece açık zihinlilerle tartışırım, yoksa zamanımı boşa harcıyor izlenimine kapılırım.

32. Benden sıklıkla dekorasyon veya stil tavsiyeleri istenir.

33. Çok fazla harcama yapmam.

34. “Evreka!” anlarını çokça yaşarım.

35. Sevdiğim insanlara bağlılığımı göstermek için kendime özgü yöntemlerim vardır.

36. Sanattan vazgeçmem çok zor.

37. Entelektüel yönden hızlı yorulurum.

38. Sık sık somut sorunları çözmeye davet edilirim.

39. Sanatın en az bir dalıyla ilgileniyorum.

40. Kuralları sarsmaya bayılırım.

Sonucunuzu Hesaplayın

İşaretlediğiniz her ifadeye denk gelen yanıtı yuvarlak içine alın. Ardından A, B, C ve D’leri toplayıp hangi profile ait olduğunuzu öğrenin.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40
A C B D C A D B D C B A B C A D A C B D D B C A C B A D B A C D A C B D C A D B

ÇOĞUNLUK A

EL UĞRAŞLARI

Karakter özellikleri: El becerisi, derin kavrayış, sabır, etkili çalışma.

Marangozluk, tamiratın yanı sıra mutfak, örgü, seramik, dikiş vb. “On parmağında on marifet” olarak anılıyor olmanız muhtemel. Amerikalı psikolog ve çoklu zekâ teorisyeni Howard Gardner bu özelliği, “kinestetik beden zekâsı” olarak isimlendiriyor. Zanaatkârların, dansçıların, cerrahların ve diğer usta el işçilerinin vakıf olduğu bu zekâ, yoğun uygulama ve uzmanlıkla gelişiyor. İşlevsel ve yenilikçi çözümler yaratmak için mühendis mantığını özgür bir zihinle birleştirmek ise yaratıcı ellere sahip bu kişilerin diğer özelliği.

Kökeni: El becerisi, hem somut hem de orijinal bir zekâdan ve biraz da “icatlar ihtiyaçtan doğar” ifadesinin başarılı bir ispatı olarak teknik araçların eksikliğinden kaynaklanabilir. Sadece maddi zorluklar sebebiyle değil, “kendi başının çaresine bakma sistemi”nin ailevi ve kültürel bir aktarımı da söz konusu olabilir. Yetenekli ellere sahip kişilerde, oyuncaklarını bambaşka bir şeye dönüştürmek için takıp söken, nesneleri ve işlevlerini değiştirmeyi çok seven oyuncu çocuk ruhu iş başındadır.

Öneri: Entelektüel etkinliklerin daha değer gördüğü kültürümüzde, elişi tekniği geçerliliğini kabul ettirmek için hâlâ çabalamak zorundadır. Bu sebeple işe, size verilmiş bu hediyeyi kabul etmek ve takdir etmekle başlayın. Onu değersizleştirmeyin, mükemmelleştirmek için kendinizi eğiterek ondan sonuna kadar yararlanın. En önemlisi, kendinizi dikkat ve ustalık gerektiren bir işe verdiğinizde, aldığınız zevkin farkına varın.

ÇOĞUNLUK B

İLİŞKİLER

Karakter özellikleri: Doğaçlama, cesaret, empati, otonomi. İlişkilere alışkanlıklardan ve konformizmden uzak, bakir bir alan olarak yaklaşıyorsunuz. “İlk akşam beraber olunmalı mı?” veya “Akşam yemeği davetleri kabul edilmeli mi?” gibi soruların sizin için hiçbir zaman anlamı olmadı. Arzularınızı, dürtülerinizi ve sizi farklı yollardan yürüten içsesinizi dinliyorsunuz. Her karşılaşmayı bir kutlamaya çevirmeyi ve gruplar arasında beklenmedik bağlar ören ritüeller icat etmeyi biliyorsunuz. Normalde birbiriyle tanışmayacak yabancıları yan yana getirmekte sizden iyisi yok. Profesyonel hayatta, ortalık karıştırıcıdan sahne arkasındaki karar merciine güvenilirliğinizi kaybetmeden dönüşebilirsiniz. Emin olduğunuz tek şey, varoluş şeklinizi koşullara, kişilere, kendi hislerinize adapte etmek ve gerisini hayal gücünüze bırakmak gerektiğini bilmek.

Kökeni: Göze çarpma ihtiyacı ve rutine kapılma korkusu. Aynı zamanda bir ilişkiye mahkûm olma korkusu. İlişkisel yaratıcılık öngörülemeyen davranışlar ürettiğinden, baştan çıkardığı kadar da göz korkutabiliyor. İçerisinde biraz, dünyanın ve insanların kendi arzusuna boyun eğmesini isteyen çocuğun tümgüçlülüğü var. Belki de geçmişte siz bir çocuk kraldınız ya da tam tersine anne-babasının tümgüçlülüğüne maruz kalmış ve bir daha asla buna izin vermeyeceğine yemin etmiş bir çocuktunuz.

Öneri: İlişkilere dair hayal gücünüzün her zaman taze kalması için, onu benmerkezci yönlerinden temizlemeye çalışın. Daha net bir ifadeyle, empatinizi şaşırtmaktan çok anlamak için kullanın. Ara sıra bazı sosyal âdetlere ayak uydurmanız, sizi takdir edenler tarafından sevginize ek bir kanıt olarak da görülür.

ÇOĞUNLUK C

KAVRAMSAL

Karakter özellikleri: Merak, açık görüşlülük, cesaret, kesinlik. Düşünmek sizin için bir tutku. Bazen şikâyetçi olsanız da, kendinizi olayları kavramsallaştırmaktan, inançları, kabul edilmiş doğruları ve yerleşmiş fikirleri sorgulamaktan alıkoyamıyorsunuz. Sevimli kusurunuz: Geleneksel veya fikir birliği taşıyan konulara özgün bir şekilde saldırmanız ve bunu en temkinli muhataplarınızı rahatsız etme ve şok etme riskine rağmen yapmanız. “Ya eğer…” diye başlayarak hayal gücü ve zihnin kapılarını açmayı seviyorsunuz. Üzerinde dolaştığınız alan bilimsel, sanatsal veya politik olsun, cesaretiniz ve keskin düşünceniz sınırları hareket ettirmenizi veya en azından onları sorgulatmanızı sağlıyor. Hiçbir şey politik olarak doğru olmanın sözde erdemiyle veya tembel zihinlerin kötü niyetleriyle süslenen konformizm kadar tüylerinizi diken diken edemez. Nietzsche’nin “çekiçle felsefe yapmayı” önerdiği gibi siz de bağnazların ve korkakların adımlarını atmayacağı ormanlarda yollar açmak için “tırpan darbeleriyle” düşünüyorsunuz.

Kökeni: Yaratıcı düşünürler yerleşik doğrularla yetinemezler. Onların bakir topraklara adım atmaya, bilinmeyen meyveleri toplamaya ihtiyaçları vardır. Antikonformizm ve düşüncede keskinlikten oluşan bu zorunluluk, normlara boyun eğen bir aile kültürünün zıddını tercih etmekten kaynaklanabilir.

Öneri: Düzenli şekilde bedeninize geri dönün. Kavramlar ve soyutlama bazen gözünüzün önündeki güzel ve iyi şeyleri kaçırmanıza sebep oluyor. Yakınlarınız da genellikle size bunu söylüyor. Bilinçli bir nefes alıştırması, yumuşak bir şekilde şimdi ve burada olana iniş yapmanızı sağlayabilir. Arada bunu hatırlamanız yeterli olacak.

ÇOĞUNLUK D

SANAT

Karakter özellikleri: Duyarlılık, gözlem duyusu, düşlere eğilim, hayal gücü.

Çiçekleri vazoya yerleştirmekle giysinize uygun aksesuarları kombinlemek arasındaki ortak nokta nedir? Estetik. Size ilham veren ve heyecanlandıran budur. Bir ses, şekil veya renk armonisi, bazen açıklaması kolay, bazen de tarif edilemezdir. Sizin için gerçekliği olduğu gibi kabul etmek söz konusu olamaz. Onu yeniden yorumlamaya, yüceltmeye, sizin için tek ilaç olan sanatla onu arzulanır kılmaya ihtiyacınız var. Meslek olarak icra ediyor veya hayatınızın her alanına koymuş olsanız da, o sizin için zorunlu bir ihtiyaçtan öte, dünyaya ardından baktığınız ve onun aracılığıyla yaşadığınız bir prizma. Çektiğiniz fotoğraflar, dekore ettiğiniz odalar, kurduğunuz sofralar, kıyafetleriniz ve seçtiğiniz çiçekler, hepsi beraber imzanızı taşıyan tekil bir evren oluşturur.

Kökeni: Sanatsal yaratıcılığınız kuşkusuz ortalamanın üzerinde bir duyumsallığın sonucu. Aynı zamanda, sanatı destekleyen bir ailede de büyümüş olabilirsiniz. Ancak, tam tersine, doğuştan gelen bir duyarlılık ve tutku, elverişsiz koşullara sahip bir ortam karşısında sizde yaratıcı arzuyu güçlendirmiş de olabilir.

Öneri: Sanat mayanızı, seviyeniz veya diğerlerinin hakkınızda ne düşündüğüne dair endişelenmeden beslemeye devam edin. Yaratıcılığınızı, suçluluk hissetmeden ve zamanınızı “daha önemli” ve “daha ciddi” etkinlikler için feda etme zorunluluğu hissetmeden ajandanızda ön plana alın. Sanatı meslek olarak seçmemiş olmanızın, yaratıcılığınızın daha az değerli olduğu anlamına gelmediğini unutmayın.

 

 

Önceki Yazılar

İçinizdeki Boşlukla Kucaklaşın

Sonraki Yazılar

Hania Rani Salon İKSV’de