HOLLYWOOD, CA - SEPTEMBER 16:  Actress Gwyneth Paltrow arrives at the Los Angeles Premiere "Thanks For Sharing" at ArcLight Cinemas on September 16, 2013 in Hollywood, California.  (Photo by Jon Kopaloff/FilmMagic)

GWYNETH PALTROW


Oscar ödüllü oyuncu, anne, yemek yazarı ve gerçek bir stil ikonu… Alışılmış Hollywood yıldızlarının kalıplarına sığmayan Gwyneth Paltrow başarılı bir oyuncu olmasının yanı sıra sağlıklı yaşam alanında da söz sahibi bir öncü. Babasının kanser olmasıyla hayatında köklü değişiklikler yapmaya karar veren Paltrow, hakkında söylenenlere kulak asmayan ve farklı olmaktan hiçbir zaman rahatsızlık duymayan bir girişimci.

Parlayan yıldız

27 Eylül 1972 Los Angeles doğumlu Gwyneth Paltrow, televizyon yapımcısı Bruce Paltrow ve Tony ödüllü oyuncu Blythe Danner’ın kızı olarak dünyaya geldi. 11 yaşındayken ailesiyle Massachusetts’e taşındı ve burada ailesinin de isteğiyle oyunculuk eğitimi almaya başladı. Liseyi New York’ta bitirdikten sonra Kaliforniya Üniversitesi’nde sanat tarihi bölümüne girdi. Bir tiyatro festivalinde annesiyle birlikte sahneye çıktı ve ailesi onun oyunculuğa olan yeteneği ve tutkusunun farkına vardı. Bu yüzden Gwyneth okuduğu bölümü bırakıp oyuncu olmak istediğinde, onu sonuna kadar desteklediler. 1991 yılında John Travolta ile ‘Shout‘ ve yine aynı yıl Dustin Hoffman ile ‘Kanca‘ filminde kısa roller alarak beyazperde kariyerine adım atmış oldu. Kısa süre ufak rollerle devam ettiği oyunculuk kariyeri, büyük ses getiren ‘Yedi‘ filmiyle gerçek anlamda başlamış oldu. Sonrasında sırasıyla Jane Austen’ın kitabından uyarlama ‘Emma‘, ‘Rastlantının Böylesi‘, ‘Büyük Umutlar‘ ve ‘Kusursuz Cinayet‘ gibi dönemin önemli ve eleştirmenlerden tam not alan filmlerinde rol aldı.

1998 yılında ‘Âşık Shakespeare‘deki William Shakespeare’in ilham perisi Viola rolüyle En iyi Kadın Oyuncu Oscar Ödülü’nü kazandı. Bu rol bir erkek karakteri canlandırmanın ne kadar zor olduğunu gösterdi: “Erkek kılığına girmiş, Juliet’in sevgilisi Romeo’yu canlandıran ve İngiliz aksanıyla tiyatro seçmelerine giden bir kadını oynuyordum. Şartlar gerçekten de zorlayıcıydı! Kadın ve erkek arasında muazzam bir fiziksel fark var. Bu yüzden başta zorlandım ve bir erkek olduğuma inandıracak bir şeye ihtiyaç duydum. Sonra kostüm tasarımcısıyla bacaklarım arasına bir kum torbası koymaya karar verdik. Bunun inanılmaz faydası oldu! Yürüyüşümü ve oturuşumu tamamen değiştirmişti!” Oscar Ödül Töreni’nde yaptığı teşekkür konuşmasında gözyaşlarını tutamasa da samimiyetsiz bir konuşma yaptığı gerekçesiyle çoğu kişi tarafından eleştirildi.

Sonraki yıllarda yine farklı rollerde rol aldıktan sonra, 2008 yılında Marvel’ın ‘Demir Adam‘ filmindeki rolüyle süper kahramanların dünyasına giriş yaptı. O dönem yaptığı bir röportajda küçüklüğünde pek de çizgi roman hayranı olmadığını belirten Paltrow, yeni rolünün ona hiç tanımadığı yepyeni bir dünyanın kapılarını açtığını ifade etti. “Artık sıkı bir çizgi roman takipçisiyim. Hep bir süper gücüm olsa hangisini isteyeceğimi düşündüm. Önce görünmez olmayı istiyordum ama sonra insanların yanında durup hiç görünmeden onları dinlemenin biraz korkutucu bir durum olduğunu düşündüm. Şimdiyse istediğin zaman ateş yakabilmenin güzel bir güç olacağını düşünüyorum. Ama tabii bunu kontrol altında tutmak şartıyla!

Patrow iş ve özel hayat dengesini de kurmaya özen gösterdi. Ancak ofiste çalışan annelerin işinin daha kolay olduğunu, asıl zor olanın bir Hollywood yıldızı olmak olduğunu söylediğinde tüm eleştiri oklarını üzerine çekti. “Sabah dokuz, akşam beş çalışan annelerin işi bizden daha kolay. En azından sabah kaçta kalktıkları ve akşam kaçta eve gelecekleri kesin, çünkü rutin bir hayatları var” demişti Paltrow.

Sağlıklı yaşam örneği

2008 yılında kurduğu sağlıklı yaşam ve hayat tarzı markası Goop hakkında Paltrow şöyle diyor: “Herkesin beni el üstünde tuttuğu bir sinema kariyerini ikinci plana attım ve daha mutlu olamazdım!” Güzel yıldız girişimci ve iş insanı olma kararının biraz riskli ve o zamanlar pek de enine boyuna düşünülmemiş olduğunu da kabul ediyor: “Gayet güzel ve başarılı olduğum bir işim vardı ve Goop markasının nasıl bir geleceği olabileceğini öngörememiştim ama yine de altından kalkabildim. Ben her zaman arkadaşlarımın yemek tarifi almak, romantik bir gece geçirilebilecek restoran tavsiyesi sormak veya Paris’te gezilecek yerlerle ilgili fikir edinmek için aradıkları kişiydim. Arkadaş ve aile çevrem arasında tavsiyeleri ciddiye alınan bir kişi olarak, daha geniş bir kitleye hitap etmek istedim” diye anlatıyor ve ekliyor: “Aslında sağlıklı yaşam maceram 1997 yılında, babama gırtlak kanseri teşhisi konduğunda başladı. Zincirleme sigara içen biriyken alışkanlıklarımı değiştirmeye karar verdim ve babamın neden bu hastalığa yakalandığını anlamaya çalıştım.” Paltrow aldığı olumlu tepkilere şaşırdığını da itiraf ediyor. “Olağanüstü tepkiler aldım. Web sitemi açtıktan sonra on binlerce kişi üye oldu, bir yandan da basında sürekli neden böyle saçma bir işe kalkıştığım sorgulanıyordu. David Bowie, ‘Asla bir şeyi gerçekleştiren ilk kişi olma, ikinci ol’ demişti. Tabii ki sağlıklı yaşam markası yaratan ilk kişi ben değildim ama dijital ortamda girişimcilik yaparak bir marka yaratan ilk oyuncu bendim!” Uzman doktorlardan sağlıklı yaşam ipuçları, seyahat tavsiyeleri, doğal yaşamı destekleyen kozmetik ürünleri ve temiz beslenmeye dair birçok bilgi veren Goop markası, aldığı eleştirilere rağmen artık ünlülerin bile başvurduğu bir platform. 2017 yılında yapılan Goop Sağlık Zirvesi’nin el yakan bilet fiyatlarına rağmen birçok sağlıklı yaşam tutkunu ve ünlü oyuncu etkinliğe katıldı. Paltrow, ilk günlerde çok eleştirilen cesareti konusunda şöyle diyor: “Geçmişe dönüp baktığımda kariyerimle ilgili dikkatimi çeken iki nokta var: Hiçbir zaman kurallara göre oynamadım ve her zaman içgüdülerimin sesini dinledim, bazen çok kötü sonuçları olsa bile. Her zaman içimdeki serseri çocukla çatışma içinde oldum çünkü o, geleneklere karşı gelip kendi bildiğini okumayı seviyor. Bu huyum bazen başıma iş de açtı ama beni bugün bulunduğum noktaya taşıdı.

Paltrow mutfaktaki maharetini de sağlıklı yemek kitapları yazarak gösterdi. Yemeğe olan bakış açısını, “Yemek mümkün olduğunca organik, yerel ve az işlenmiş olmalı ve içine her zaman sevgi katılmalı” şeklinde anlatıyor. 2008 yılında ‘Spain… On The Road Again‘ adlı televizyon programında, aralarında dünyaca ünlü mutfak şefi Mario Batali’nin de bulunduğu bir grupla İspanya’nın gastronomi duraklarını gezdi. 2011 yılında ise beklenmedik bir olay oldu. Paltrow, dünyaca ünlü müzik grubu Coldplay’in solisti, eşi Chris Martin ile yaşadığı evin bahçesinde toprakla ilgilenirken, sağ elinin kontrolünü kaybetti ve başında o kadar şiddetli bir ağrı hissetti ki felç geçireceğini sandı. Gwyneth aslında migren ve panik atak geçiriyordu ama sonraki günlerde girdiği sağlık testlerinde birçok rahatsızlığı daha olduğu ortaya çıktı. “Yürüyen enkazdım. D vitamini eksikliği, anemi, tiroit sorunlarım vardı, karaciğerim düzensiz çalışıyor ve hormonal dengesizlik yaşıyordum. Aynı zamanda yumurtalıklarımda alınması gereken bir tümör çıkmıştı. Her şey çok kötüydü, bir değişime ihtiyacım olduğunu anladım” diye anlatıyor. Akabinde yakın arkadaşı ve doktoru Alejandro Junger, güzel yıldıza 21 günlük arındırıcı bir diyet programı tavsiye etti. Sevdiği birçok şeyden mahrum kalan Paltrow, yine de bu beslenme tarzının kendine iyi geldiğini itiraf ediyor. “Peynir, şarap, patates kızartması, makarna ve ekmek gibi bayıldığım gıdaları hayatımdan çıkaracak olmak beni tedirgin etti ama zorlu bir süreçten sonra kendimi gerçekten temizlenmiş ve daha sağlıklı hissettim.” Yeme-içme alışkanlıkları ve hayat tarzı her ne kadar bazı çevreler tarafından antipatik karşılansa da Paltrow bildiği yoldan şaşmıyor: “İnsanlar sadece yosun ve havayla beslendiğimi düşünüyor. Ben sadece sağlıklı gıdalar tüketiyorum, hepsi bu!

Çalkantılı ilişkiler

Paltrow 1994 yılında rol aldığı ‘Yedi‘ filminin setinde, rol arkadaşı Brad Pitt ile tanıştı ve üç yıl sürecek bir beraberliğe başladılar. İkisinin de kariyerinin başlarında yaşadıkları bu ilişki paparazzilerin gözdesi olduğu kadar kendileri için de çalkantılı oldu. Paltrow o zamanlar kendi kimliğini kaybettiğini itiraf etti: “Sağlıklı bir ilişkiniz olması için kendi kimliğinizin bütünlüğünü bozmamanız gerekiyor. Ben ne yazık ki bunu başaramadım.” Fakat her ne kadar gençliklerinin ve kariyerlerinin başında da olsalar ikili birbirlerine çılgın bir aşkla bağlıydı. Geçen yıl Hollywood’da Harvey Weinstein ile ilgili taciz skandalı patlayıp onlarca film yıldızı kamuoyuna itirafta bulunduktan sonra Paltrow da tacizciyle olan deneyimini anlattı: “Henüz 22 yaşındaydım ve sinemaya yeni başlamıştım. Bir film çekiminde Weinstein beni otel odasına çağırıp ona masaj yapmamı istemişti. Bunu kabul etmedim ve sonra ne yapmam gerektiğini bilemediğim için o zamanki erkek arkadaşım olan Brad Pitt’e anlattım. Brad tam anlamıyla öfkeden çılgına döndü. Bir gala gecesinde Weinstein’ın karşısına çıktı ve bir daha beni rahatsız ederse onu öldüreceğini söyledi. Kesinlikle çok ciddiydi!

Çoğu gençlik aşkı gibi Paltrow-Pitt ilişkisi de başladığı fırtınayla bitti. 1997 yılında Paltrow, bir diğer rol arkadaşı Ben Affleck’le tanıştı Üç yıllık süreyi bir ayrılıp bir barışarak geçiren çiftin arkadaşları ayrılık sebeplerinin Ben Affleck’in düzensiz yaşamı ve alkol bağımlılığı olduğunu ifade etse de Paltrow bu konuda net bir açıklama yapmadı.

2002 yılında Gwyneth Paltrow çok sevdiği babasını kanserden kaybetti. ‘Hayatımın aşkı‘ diye tanımladığı babasından, “Aslında hiçbir zaman anasının kızı değil, daha çok babasının kızı oldum. Bir kadın olarak annem beni her zaman takdir etti ama babam farklıydı. Aramızdan ayrılalı 10 yıl oldu ama yokluğunu hâlâ yoğun olarak hissediyorum” diye bahsetti.

Aynı yıl gittiği bir Coldplay konserinde ileride çocuklarının babası olacak Chris Martin ile tanıştı. İkili kısa sürede kendilerini güzel bir aşk hikâyesinin içinde buldu ve 2004 yılında kızları Apple, 2006 yılında ise oğulları Moses dünyaya geldi. Çift, dışarıdan rüya gibi görünen birlikteliklerini 2014 yılında bitirdiklerini açıkladı ve 2016 yılında da resmi olarak boşandılar. Güzel yıldız üzüntüsüyle nasıl başa çıktığını soranlara, “Kırık bir kalbi tamir etmenin en iyi yolu zaman ve kız arkadaşlardır” diye cevap verdi. Paltrow ayrılık haberini Goop web sitesinden duyurdu ve bunu ‘bilinçli ayrılık‘ olarak tanımladı. Gerçekten de hâlâ çok yakın olarak görüştüğü eski eşi adeta en yakın arkadaşı gibi. Öyle ki Paltrow’un yeni nişanlısı, yapımcı ve yönetmen Brad Falchuk ile hep beraber yemeğe çıkıyorlar ve sosyal ortamlarda beraber görülüyorlar. ‘Bilinçli ayrılık‘ kavramı aslında Terapist ve Yazar Katherine Woodward Thomas’ın ‘Conscious Uncoupling‘ kitabında yarattığı bir kavram. Thomas bu süreci şöyle açıklıyor: “Minimum zarar verecek bir bitişe ve sonrasında başarıyla devam edebilmeye olanak tanıyan beş aşamalı bir süreç. Ayrılık sürecindeki büyük duygularla ilerisi için negatif sonuçlar yaratabilecek, değer yargılarımıza uymayan tavırlara girmemeye yardımcı oluyor.” Paltrow’un ayrılığı için kullandığı bu tabir de hoş karşılanmamış, hatta bazı çevrelerce alay konusu olmuştu. Psikolog Prof. Dr. Lynne S. Gots, Paltrow’a yazdığı açık mektupta, “Havalı kelimeler kullanmak bunun bir boşanma olduğu ve bu yüzden mutsuz olduğun gerçeğini değiştirmez” diye yazdı.

Eski sevgilileri Pitt ve Affleck’in People dergisinin ‘yaşayan en yakışıklı erkekler‘ listesine girmesi, Oscar’la taçlandırılmış kariyerini elinin tersiyle itip bambaşka bir sektörde faaliyet göstermesi, iyi okullarda okumuş olması ve muhteşem bir aileye sahip olması Paltrow’un, 2013 yılında Star dergisinin ‘En nefret edilen ünlüler‘ listesinde zirveye oynamasının sebebi olabilir. “Benden nefret mi ediyorlar? Ne yaptım ki?” diye tepki veriyor Paltrow. “Bolluk içinde büyüyüp prensesler gibi yetiştirildiğime dair bir kanı var. Bu insanlarda nefret uyandırıyor. Evet, çok iyi okullarda okudum, New York’ta büyüdüm ve üniversiteyi bırakıp oyuncu olmak istediğimde ailem bana manevi olarak destek oldu ama maddi olarak yardım almadım. Babam bana ‘Kendi ayaklarının üzerinde duracaksın’ dedi. Bu yüzden tüm hayatımın gümüş bir tepside bana sunulduğu kanısı tamamen yanlış.

Hazırlayan: Ceylan Özçapkın

Etiketler:
Önceki Yazılar

KARŞILIK BEKLEMEDEN CÖMERT OLUN

Sonraki Yazılar

YOLDAN ÇIKAN OYUN VE DAMDAKİ KEMANCI