makyaj

GÜZELLİĞİNİZE GÜVENİN


Belirgin kaşlar, kontür, dudak dolgunlaştırıcılar, neon rujlar… Kozmetik dünyasının yeniliklerini takip etmeye ve uygulamaya çalışıyorsunuz ama aynaya baktığınızda gördüğünüz sonuçtan memnun değil misiniz? O zaman sizi “doğal makyaj”a davet edelim!

Şu sıralar internetteki makyaj ve güzellik sitelerinde gezinirken karşınıza sürekli “no make up make up” diye bir terim çıkabilir. Çevirecek olursak “makyajsız gibi görünen makyaj” anlamına gelen bu akım, YouTuber’lardan Instagram fenomenlerine, profesyonel makyaj sanatçılarından amatörlere birçok kadını ve hatta erkeği etkisi altına almış durumda. “Makyaj yok gibi görünüyorsa anlamı ne?” dediğinizi duyar gibiyiz. O zaman nedenini söyleyelim: Doğaya ve doğal olmaya dönüş, yaşamın her alanında olduğu gibi makyajı da etkiledi. Artık pek çok kadın, kendini olduğundan başka biri gibi gösteren abartılı makyajdan kaçınıyor ve doğal makyaja yöneliyor.

Kendinizi tanıyın

Bu durumu tetikleyen pek çok neden var. Öncelikle her makyaj trendinin size uygun olmayabileceğini kabul etmelisiniz. Kozmetik dünyası da moda kadar hızlı değişiyor; ancak tıpkı her giydiğiniz parçayla kendinizi güvende hissetmediğiniz gibi bu makyaj akımlarını uygulamak da beklentilerinizi karşılamayabilir. Unutmayın; makyaj, yüzünüze maske takıp sokağa çıkmak anlamına gelmiyor. Kendinizi hem rahat hissedeceğiniz hem de doğal görünen uygulamaları tercih etmelisiniz. Makyaj uygulamaları herkesin cilt ihtiyacına ve yüz tipine göre farklılık gösterir.

Makyaj sanatçısı Rıfat Yüzüak, geçtiğimiz aylarda yayınladığı “Sil Makyajını” kitabında kadınların kendilerini daha iyi tanıyıp özgürleşmeleri ve yıllardır biriktirdikleri yanlış bilgileri çöpe atarak adım adım onları aynada en beğenecekleri görüntüye kavuşturacak doğru makyaj tekniklerini paylaşıyor. Ancak birçok meslektaşından farklı olarak makyaj tekniklerinden bahsetmeden önce kadının iç dünyasını ve cildini makyaja hazırlamasından bahsediyor.

Beden imajı

Uzman Klinik Psikolog Diana Güler’e göre beden imajı, kişinin kendi beden görüntüsünün zihnindeki resmidir. Güler, “Beden imajı çok boyutlu ve öznel olmasının yanında, bireyin bedeniyle ilgili tüm duygu, düşünce ve algılarının akıldaki şemasıdır demek daha doğru olur. Olumlu bir beden imajına sahip bireyler olumlu benlik saygısına sahiptirler; özgüvenleri yüksek olur ve kendilerini sosyal hayat içerisinde daha rahat hissederler, olumlu muhakeme yaparlar. Olumsuz beden imajına sahip bireyler ise düşük benlik saygısına sahiptirler, düşük özgüvenleri vardır ve bu yüzden kaygıları yüksektir” diyor ve ekliyor: “Şişman olmak, bakımsız görünmek veya yaşlanmak kaçınılması gereken durumlar olarak sunuluyor. Bireyler de telafi edici davranışlara yöneliyor. Bunlardan en önemlisi makyajdır.”

“Kusur”ları kapatmayı yeniden düşünün

Toplumun kadınlara dayattığı bu “ideal kadın” imajının yaratılmasında en etkili rollerden biri de medyanın. Güler, medyanın bizlere ideal ve kimi zaman gerçeküstü bir imaj sunduğunu ve bu yolla kadınlara üstlerini örtmeleri gereken kusurları olduğunun gösterildiğini söylüyor. Bu durum, kadınların ancak bunlara sahip olunduğunda toplum içinde var olabilecekleri imajını veriyor. Güler’egöre; sunulan bu “ideal kadın” imajı toplum, küçük gruplar ve bireyler arasında normalize edilerek genel geçer bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaya başladı. Kusursuzluk imajı veren medya, yapılan hiçbir şeyin yetmeyeceği inancına neden oluyor, kadınların özgüvensiz hissetmelerine yol açıyor ve böylece ekranın yarattığı illüzyon içerisinde gerçeklik algısı değişiyor. Kadınlar kendi bedenlerine karşı olumsuz duygular besleyip olumsuz bir beden algısına sahip oluyorlar. Böylece kendilerini sevmesi ve kendiyle barışması ancak makyaj aracılığıyla gerçekleşiyor. Araştırma sonuçlarına göre bazı kadınlar ekranda makyajsız ve doğal kadınları görmenin kendilerini mutlu ve huzurlu hissettirdiklerini dile getiriyorlar. Bu da gördükleri kişilere kendilerini yakın hissetmelerine yardımcı oluyor.

Doğal makyaj da aslında bu tarz söylemlerin sonucu olarak ortaya çıkıyor ve yayılıyor. Diana Güler, “Böylelikle ideal kadın imajının etkisi ve yarattığı psikolojik baskı azaltılmaya çalışılıyor. Özellikle fazla makyaj yapmayı sevmeyen ve bunu ‘boyanmak’ olarak niteleyen kadınların tercih etmesinin yanı sıra makyajın içeriğindeki kimyasalların ciltlerine zarar verdiğini düşünen kadınlar da doğal makyajı gündelik hayatlarına yerleştiriyor” diyor.

İstediğiniz kadar en pahalı ve kaliteli makyaj ürünlerini kullanın; eğer endişeliyseniz, kendinizi beğenmiyorsanız ya da enerjiniz düşükse, hiçbir makyaj bunu kapatamaz. O yüzden iş aslında yüzeyden değil, içeriden başlıyor. Siz ne kadar mutlu hissederseniz, kendinizi ne kadar severseniz bu dış görüntünüze o oranda yansır. Rıfat Yüzüak’ın da vurguladığı gibi, “Kendimizi sever, beğenir ve onaylarsak her şey bir anda değişir. Kendimize daha iyi bakmaya, özen göstermeye ve özel hissetmeye başlarız. Ve içimizden gelen bu güzelliği örtmek, gizlemek, kapatmak değil; daha da ortaya çıkarmak isteriz”. Zaten kendinizi olduğunuz gibi kabul edip onayladığınız zaman size önceden “kusur” olarak görünen farklılıklarınız da kapatılması, kamufle edilmesi gereken birer “hata” olmaktan çıkar. Diana Güler de bu durumu destekliyor: “Toplumda bu fark edildiği için kadınların özgüvenlerini destekleyen yaklaşımlar ve kendilerini oldukları gibi sevmelerini sağlayan çalışmalar ile bireyin kendiyle barışması sağlanıp özgüvenleri ve benlik saygısı artırılıyor, kaygıları azaltılıyor ve daha iyi hissetme hali ortaya çıkıyor. Kendilerini makyaj aracılığıyla sevmek yerine var oldukları için sevmeye başlıyorlar. Makyajı sadece araç olarak görüp kullandıkları malzemelerden beklentileri de değişiyor.” Unutmayın; Rıfat Yüzüak’ın söylediği gibi: “Asıl kozmetik, özgüvendir!”

Tabii güzellik sadece zihinde bitmiyor. Tıpkı sağlık gibi güzelliğe de bütünsel bir anlayışla yaklaşmalısınız. Sağlıklı bir zihne, ruha ve bedene sahip olursanız güzelliğiniz otomatik olarak dışarı yansır. O yüzden bedeninizi, cildinizi tanımanız ve ona iyi bakmanız çok önemli. Örneğin sigara içmenin ve aşırı alkol tüketiminin cilde olan zararlarını bile bile bu kötü alışkanlıklarınızdan vazgeçmiyorsanız ve ısrarla sağlıksız bir yaşam sürmeye devam ediyorsanız, hiçbir kozmetik ürünü sağlıksız bir cildin işaretlerini kapatamaz. Rıfat Yüzüak, “En pahalı kremleri sürmek, doğru makyaj malzemelerini bulmak ve uygulamak, harika ürünler keşfetmek, sağlıklı güzelliğinizi destekleyecek ve ortaya çıkaracak son dokunuşlar olmalıdır” diyor.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Infallible Mattifying Prime Pudra, L’Oréal Paris, A59,99

 Master Blush Allık ve Aydınlatıcı Paleti, Maybelline, A44,90

 Sébium Global Cover Kapatıcı, Bioderma, 79,50 TL

Audacious Lipstick Ruj, Nars, 125 TL

Ultra HD Concealer Kapatıcı, Make Up Forever, 115 TL

 Real Look Mascara, Note, 36,90 TL 

Glow Finishing Pressed Powder Transparan Pudra, Sephora, 59,90 TL

Duo Eyeliner Kalem, Flormar, 24,99 TL

Fall 2.0 Foundation, fondöten ve fırça, Kiko Milano, 92,95 TL

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

LİBİDO DÜŞMANLARINI YENİN!

Sonraki Yazılar

BU KİTAPLARI OKUMA LİSTENİZE EKLEYİN!