gulun-bedene-ve-ruha-faydalari

Gülün Bedene ve Ruha Faydaları

Çiçeklerin kraliçesi olarak bilinen gül, bahçelerden şarkılara, banyolarımızdan mutfaklarımıza hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Gelin, bedenimiz ve ruhumuz için güllerden bir buket fayda sağlayalım.

En az 35 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan gül, tüm dünya mitolojilerinde kokusu ve görüntüsüyle kendine özel bir yer buluyor. Ama gül deyip geçmeyin, dünyada yaklaşık 1350 farklı gül türü var. Parfüm, kozmetik, gıda, sağlık gibi sektörlerde gül kokusunun peşinden gidebilirsiniz.

Hayat sevincini yeniden bulmak için

Bach çiçekleri terapisini geliştiren Dr. Edward Bach, çiçek ve bitki özlerinin duygularımızı dengeleyeceğini savunuyordu. Bach, kullandığı 38 farklı çiçek özünden yaban gülü esansının hayata ve çevreye dair hissedilen kayıtsızlığın, yorgunluğun üstesinden geldiğini gözlemlemişti. Dilaltına damlatacağınız veya bir bardak suya katacağınız iki damla yaban gülü size enerjinizi geri kazandırabilir. Günde iki ilâ dört kez alınır. “Bir yaban gülünün sapı önce dik durur, sonra bükülür ve kendini rüzgarda salınmaya bırakır. Sapın üst kısmında köpekdişini andıran dikenler görülür” diye anlatıyor eczacı Pascale Millier. Bunu gözünüzde canlandırın ve yaban gülünün kokusunu içinize çekin. Duygusal dengemizi yeniden kazanmamızı sağlayan bu floral öz, güneş ışığında demlenen çiçeklerden gelen enerjiyle bize yarar sağlar. Millier, “Bitkisel öz elde etmek için bir tek çiçeği dalından koparıyor olabiliriz ama aslında tüm gül bahçesinin mesajını alıyoruz” diyor.

Cildinizin ve saçınızın daha yumuşak olması için

İkişer çorba kaşığı gülsuyu, yoğurt ve balı karıştırın. İki damla ıtır çiçeği esansiyel yağı ekleyin. Bu karışımı göz çevreniz hariç yüzünüzün her yerine sürün. Maskeyi 20 dakika bekletin ve gülsuyu ile durulayın. Yorgun ifadenize elveda! Kurumuş gül yapraklarının bitkisel yağ içinde bekletilmesinden elde edilen gül yağı gibi gülsuyu da cildinizi yumuşatır, nemlendirir ve aydınlatır. Birçok ev yapımı kozmetik tarifte çiçeklerin kraliçesi sık sık kullanılır. Organik ürün markaları da gülden bolca yararlanır. Değerinden olabildiğince çok fayda sağlayabilmek için gün aydınlanırken elle toplanan okka gülü antioksidan özelliğe sahiptir, cildi yatıştırır ve aydınlatır.

Tıpkı Gülsha markasının taze Isparta gülü yapraklarının saf bakır imbiklerde distile edilmesiyle elde edilen tam gülsuyunun cildi yatıştırma ve temizleme özelliğine sahip olması gibi. Ciltteki gerginliği ve hassasiyeti azaltmak içinse Rosense’in içeriğinde gül yağı da bulunan Cilt Bakım Yağı’nı tercih edebilirsiniz. Saçlara gelince; onlar da gülün canlandırıcı etkisinden faydalanıyorlar. Örneğin Kérastase markasının Elixir Ultime L’Huile Rose Saç Bakım Yağı, boyalı saçların yumuşacık olmasını ve parlamasını sağlarken elektriklenmeyi de önlüyor.

Hafif ağrılarınızı geçirmek için

Ortaçağda üretilen dünyanın ilk esansiyel yağı şam gülü olarak da bilinen Isparta gülünden elde edilmiş. Baş dönmelerini yatıştırmak, anksiyetenin, stresin veya depresyonun etkilerini azaltmak için Isparta gülü kokusunu odaya yayarız ve içimize çekeriz. Eczacılık kitaplarında önemli bir yeri olan bu gül türünden başka formlarda da yararlanılabilir. Bitki çayı olarak tüketmek, canlandırıcı etki gösterir, bağırsak ve akciğer mukozalarına iyi gelir. Şurup olarak tüketildiği takdirde ise ishali tedavi eder. Gülsuyu antienflamatuvardır ve gözler için de faydalıdır. Pamuk ile soğuk kompres yaparak göz kapakları dinlendirilebilir. Tıbbi tedaviler için kullanılan çiçekler genelde eski çağ gülleridir: Fransız gülü, japon gülü ve kuşburnu gibi. Kuşburnunun taze tomurcukları özellikle bitkisel bir tedavi yöntemi olan gemmoterapide kullanılır. Suya batırılmış ve bekletilmiş hali kulak-burun-boğaz hastalıklarını ve eklem ağrıları, diş ağrısı, karın ağrısı gibi enflamasyon çeşitleriyle egzama, uçuk, siğil gibi dermatolojik sorunları tedavi eder. Tüketmeden önce bir fitoterapiste ya da bitki uzmanına mutlaka danışın.

Kokusunu içinize çekmek için

Organik kozmetik ürünleri markası Douces Angevines’in yaratıcısı olan Michèle Cros, “Bir güle yaklaşın ve onunla biraz vakit geçirmenizin hoşuna gidip gitmeyeceğini ona sorun” önerisinde bulunuyor. Evet yanıtı alırsanız, ayaklarınızın aynı gülün kökü gibi yere sağlam basmasına özen gösterin. Gül ile aynı havayı içinize çekin ve nefesinizi verin. Nefes alıp verdikçe hava daha saf bir hal alıyor, değil mi? Peki, sizde nasıl bir değişim oluyor? Sonunda güle teşekkür edin. Michèle Cros, güllerin kokuları aracılığıyla bizimle iletişim kurduklarını söylüyor. “Belki bu egzersizi yaptıkça güllerin bize havadan sudan bahsettiğini duyabilirsiniz, tıpkı Françoise Hardy’nin ‘Mon amie la rose’ (Arkadaşım Gül) şarkısındaki gibi. Gül yumuşacık taç yapraklarıyla size kendini yumuşakça ifade eder ve sükûneti, mutluluğu, kuvveti ve kendini yenileme isteğini çağrıştırır.” Cildinizi saran gül kokusu hafızayı canlandırır ve sizi iyi hissettirir. Zaten parfümün orta notasında gül ekstresi veya gül esansiyel yağı bulunuyorsa, kendimizi daha iyi ve romantik hissetmez miyiz? İşte bu tam olarak Chloé’nin Isparta gülünden elde edilen Rosa Damascena adlı parfümünün vaat ettiği şeydir.

Kendinizi mutlu etmek ve sağlığınızı korumak için

“Okka gülünün vitaminlerinden ve antioksidan etkisinden yararlanabilmek için onu çelik tencerede pişirin. Çevre kirliliğinden uzakta yetiştirilen organik güller seçmelisiniz, çünkü gülü temizlemek için yıkamak parfümünü yok eder. Gülleri yemeklerinizde kullanmak istiyorsanız, önce bir test yapın; sapları koparılmış güller üzerine gün ağarırken bir adet ekmek koyun” diyor babası Guerlain’de parfüm uzmanı olan ve hayatını Baptistine Centifolia isimli kokunun yeniden üretimine adayan Roseline Giorgis. Bu sayede gülün kokusunun ne kadar kuvvetli olduğunu anlayabilirsiniz. Salata, tart, çay, reçel, bal, çikolata… Gül kokusu neredeyse her yemekte kullanılabiliyor, sadece kullanacağınız güllerin ya da gülsuyunun yemekler için uygun olup olmadığına dikkat etmeniz gerekiyor.

 

 

Önceki Yazılar

Eleştirilerle Aranız Nasıl?

Sonraki Yazılar

Salgınının Ruh Sağlığımız Üzerindeki Etkileri