gerceklik

GERÇEKLİĞİ YENİ BAŞTAN KURUN

 

 


Daha fazla güven, canlılık, hafiflik… Yaratıcı görselleştirme ile herkes hayatını değiştirebilir.

Yaratıcı görselleştirmenin temelinde, hayalimizde kendimizi canlandırma ve “gerçekleştirme” potansiyelimizle bağlantı kurabilme gücümüz yatıyor. Psikolog Lise Bartoli, zihinsel yazılımımızı değiştirerek gerçekliğimizi değiştirebileceğimizi söylüyor. “Bu zihinsel dönüşüm aracı insanı yıldıran anlardan uzaklaşmayı sağlıyor, hem de bilinçdışımızdaki kaynakları harekete geçirmeye yarıyor” diye açıklıyor Bartoli. İstenen değişikliği gerçekleştirebilmek için yaratıcı görselleştirme pratiğini düzenli olarak yapmak gerekiyor. “Eğer hiçbir şey görmüyorsanız, motivasyonunuzu kaybetmemelisiniz. Yalnızca yaşamak ve içinizden geçen şeyleri düzenli olarak düşünmek yeterli olacaktır. Pratik ve güvenle insanın içindeki fren sistemi ortadan kalkar, içsel görselleştirme netlik ve derinlik kazanır.” Üç ayrı yaratıcı görsellik alıştırması tasarlayan Lise Bartoli, bilinçdışımız alıştırmaları gerçekmiş gibi kaydettiğinden, egzersizlerin günlük hayatın kendisi kadar etkili olacağını belirtiyor.

Uygulamaya geçmek için sakin ve sessiz bir yer seçin ve kaslarınızı gevşetebileceğiniz bir pozisyon alın. Yerde, koltukta ya da yatakta, oturur ya da yarı uzanır durumda olmayı seçebilirsiniz. Konuya bir kez hâkim olduktan sonra yaratıcı görselleştirme her yerde ve her koşulda uygulanabilir.

Özel yerinizde yeniden canlılık kazanın

Ne zaman?

Kendinizi yorgun hissettiğinizde, şevkiniz kırıldığında, rutinin içinde boğulduğunuzu düşündüğünüzde, içinizi hüzün kapladığında ya da beceriksizlik hissiyle dolduğunuzda.

Nasıl?

  • Gözlerinizi kapatın, vücudunuzdaki bütün kasları gevşetin, ardından ellerinizi karnınızın üstüne yerleştirin. Ellerinizin nefes alış verişinizle kalkıp indiğini hissedin. Bu hareket oturduktan sonra bedeninizi ve zihninizi saran rahatlama hissinin tadını çıkarın.
  • Kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda neye ihtiyacım var?” Neşe, huzur, esin, dinlenme, canlılık, odaklanma…
  •  Gereksinimi saptadıktan sonra, sizin için huzuru, ilhamı, dinlenmeyi, neşeyi simgeleyen, gerçekten var olan ya da hayali bir yerde olduğunuzu hayal edin.
  • Alanı net olarak görememenizin önemi yok, önemli olan hissetmeniz. Eğer söz konusu yerde bir şey sizi rahatsız ederse başka bir yer seçin.
  • Daha sonra bilinçdışınıza, bu “büyülü” yere, rehberinize (ona ne derseniz deyin) veya bir arkadaşınıza sorar gibi gereksinim duyduğunuz her şeyi size vermesini söyleyin. Gereksinim duyduğunuz şeyler belli olsa da, olmasa da…
  •  Zihninizde bulunduğunuz yerin farkına varın. Renklerin, ısının, onu oluşturan öğelerin farkına varın. Sizi nasıl beslediğini, sakinleştirdiğini ve derinlemesine canlandırdığını fark edin.
  • Hem rahatlamış hem de güç toplamış olduğunuzu hissettiğinizde, yavaş yavaş şimdiki zamana dönün. Derin bir nefes alın, gözlerinizi açın ve gerektiğini hissederseniz gerinin.
Gelecekle aranızda bir köprü kurun

Ne zaman?

Olumsuz senaryolar ve kaygılı gelecek tahayyülleri çevrenizi kapladığında, sınav, ameliyat, tartışma gibi belirli bir konuda başarısızlıktan korktuğunuzda veya yaşamınızda bir değişiklik yapmak istediğinizde.

Nasıl?

  • Gerçekten neyi arzuladığınızı düşünmeye zaman ayırın. İsteğiniz net olmalı ve anahtar bir cümleyle açıklanmalı: “Sınavda başarılı olmak istiyorum”, “Ameliyatın iyi geçmesini istiyorum”, “Becerilerimi gerektiği şekilde kullanmak istiyorum” gibi.
  • Gözlerinizi kapatın, vücudunuzdaki bütün kasları gevşetin, ardından ellerinizi karnınızın üstüne yerleştirin. Ellerinizin nefes alış verişinizle kalkıp indiğini hissedin. Bu hareketi tekrarladıkça bedeninizi ve zihninizi saran rahatlama hissinin tadını çıkarın.
  • Kendinizi bir kıyıda hayal edin. Kıyının diğer yakasında geleceğiniz var. Gözünüzün önüne diğer yakaya uzanan bir köprü getirin. Hedefinizi kendinize bir mantra gibi tekrar ederken, köprünün üzerinde güvenli ve sakin adımlarla ilerleyin.
  • Diğer yakaya geçtiniz. Karşınızda bir ışık perdesi, sis ya da bir kapı olabilir. Bu sembolik eşikten de geçin.
  • İşte oldu. Hedefinize ulaştınız: Kendinize güveniniz tam, ameliyatınız iyi geçti, sınavı geçtiniz, muhteşem bir insanla tanıştınız vb. Bu anın iyice tadını çıkarın: Neşe, rahatlama, minnet, güven…
  •  Şunları söyleyin: “Bunu planlayıp gerçekleştirmiş olmak ne güzel. Bak, nasıl da hoş ve kolay oldu!” Bu cümleyi, gerçekten yaşadığınızı hissederek birkaç kez tekrarlayın.
  • Kendinizden emin ve neşeli bir şekilde şu ana dönün.
Dertlerinizi sandığa kaldırın

Ne zaman?

Endişe ve pişmanlıklarınızın kendinizi şu anda hafif ve rahat hissetmenize engel olduğunu hissettiğinizde.

Nasıl?

  • Gözlerinizi kapatın, vücudunuzdaki bütün kasları gevşetin, ardından ellerinizi karnınızın üstüne yerleştirin. Ellerinizin nefes alış verişinizle kalkıp indiğini hissedin. Bu hareket oturduktan sonrabedeninizi ve zihninizi saran rahatlama hissinin tadını çıkarın.
  • Güçlü ve pozitif birini hayal edip gözünüzün önüne getirin. Bu kişi bir melek, büyücü, ışıktan bir insan, sevdiğiniz ve kaybettiğiniz biri olabilir. Varlığının size iyi gelen gücünü hissedin.
  •  Bu kişinin elinde bir sandıkla size doğru geldiğini hayal edin. Geldiği için ona teşekkür edin ve ardından size ağır gelen, olumsuz ve hayatınızda fazla yer kaplayan her şeyi sandığa koymak istediğinizi dile getirin.
  • Yükünüzden kurtularak (metaforik olarak taşlar, kâğıtlar, bilumum gereksiz eşyalar hayal edebilirsiniz) her şeyi sandığa doldurun. Elinizde olumsuz hiçbir şey kalmadığını hissedene dek sandığı doldurmaya devam edin. Sandığı kapatın ya da bırakın rehberiniz kapatsın. Ondan bütün bunları güzelce saklamasını isteyin ve ona teşekkür edin. Hafifleme ve güven duygularının içinizi kapladığını hissedin.
  •  Hem rahatlamış hem de güç toplamış olduğunuzu hissettiğinizde, yavaş yavaş şimdiki zamana dönün. Derin bir nefes alın, gözlerinizi açın ve gerektiğini hissederseniz gerinin

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

TEKNOLOJİ, BEDENİNİZİ NASIL ETKİLİYOR?

Sonraki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: SAAT KAÇ?