gecmisten-gunumuze-parfumun-hikayesi

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE PARFÜMÜN HİKÂYESİ


 Parfüm günümüzde her birimizin vazgeçilmezlerinden biri haline geldi. Lüksle eşanlamlı olsun veya olmasın artık güzellik ritüelimizin önemli bir parçası.

Çeviri: Ekin Nazlı

Antikçağlardan beri kullanılan parfüm, zaman içerisinde günümüzdeki haline evrildi. İlk hoş kokulu maddeler yanıp kül olan, tahta, tütsü gibi maddelerdi. Kelimenin Latince kökeni ise “per fumus” yani duman ile çevrili anlamına geliyor. Parfüm ilk başta reçine veya tütsü biçimindeydi ve dini ritüellerde kullanılıyordu. İlk damıtmalar 10. Yüzyılda başladı. İlk alkollü kokular içinse 12. yüzyılı beklemek gerekecekti.

Antikçağ: Parfümün başlangıcı
Eski Mısır’da parfümler dini ritüellerde, tıbbi ve kozmetik amaçlı kullanılıyordu. Örneğin “kyphi” katı bir parfümdü ve tütsüleme için kullanılıyordu. Yunan Düşünür Plutarhos bunun 50 tane içerikten oluştuğunu söyler: Şarap, bal, mür, hint kamışı, nane, kına, hint sümbülü veya diğer adıyla “parfüm otu” gibi.

Roma’da parfümler özellikle tanrıları kutsamak için kullanılıyordu, ancak gündelik hayatın da bir parçasıydı. Antik Roma’nın önemli hekimlerinden Galen’e göre, “Foliatum” zengin kadınların kullandığı bir kokuydu ve içerisinde nadir bileşenler bulunduruyordu: Hint sümbülü, moringa yağı, amomum (meyvelerinin aromatik tohumlar içerdiği bir bitki) ve mür.

Rönesans veya İtalyan parfümcülüğünün altın çağı
Antikçağ alkolün imalatını görmezden gelmişti. Bundan ilk kez 8. yüzyılda İtalya’da bahsedilmişti. Ortaçağın sonunda İtalyan yarımadası şüphesiz parfümün anavatanıydı. Venedik gemileri dünyanın dört bir yanından değerli esansları toplamak için denizlerde dolaşıyordu. Rönesans döneminde damıtmayı, kaliteyi ve yağ çeşitliliğini geliştirmek için teknik açıdan birçok inovasyon gerçekleşti. Kraliçe Catherine de Médicis’nin parfümcüsü René Le Florentin ile birlikte 1550’li yıllarda parfüm modası Paris’e yayıldı. Tüm saray ahalisi bu İtalyan zevkini; karanfil, tarçın, kişniş, limon ve aselbentin bir karışımından elde edilen parfümler sıkılmış para keseleri ve eldivenlerle tattı.

17. yüzyıl Fransız eldiven ustalarının saltanat dönemi
1614’de eldiven ustaları ürünlerinde parfüm kullanma ve satma hakkını elde etti. Meslek gelişti ve badem ezmesi, portakal çiçeği, amber çiçeği, kokulu yonca gibi esanslı eldivenler üretilmeye başlandı. Bunların yanı sıra kokulu su, sabun, merhem ve pastiller de üretilip satılıyordu.

Bu tüccarlar muazzam bir servet yaptılar, toplumun zengin kesimiyle vakit geçiriyorlardı. O dönemde tuvaletlerde su kullanılmıyordu ve temizlik iç çamaşırının beyazlığına göre değerlendiriliyordu. Ayrıca hiç denilecek kadar az yıkanıyorlardı, çünkü su hastalık taşıyıcısı olarak görülüyordu. Vücut sadece bir peçeteyle temizleniyordu ve parfüm kullanılıyordu. Saray ahalisi hoş olmayan diğer kokuları gizlemek için de parfümlü sirkeleri ve moda olan parfümleri kullanmayı tercih ediyordu.

19. yüzyıl ve modern parfümün icadı
Fransa’da İkinci İmparatorluk döneminde (1852-1870) endüstri devriminin yarattığı inovatif tekniklerle parfüm dünyası radikal olarak değişti. Kimya endüstrisindeki ilerlemeler sayesinde çeşitli sentetik maddelerden yararlanılmaya başlandı.

Birçok kokunun oluşturduğu birleşimlerin yelpazesi sınırsız bir hale geldi. Guerlain, Roger&Gallet gibi markalar ortaya çıktı. Daha soyut kreasyonlar için geleneksel kolonya ve tek bir çiçek kokusunun hâkim olduğu çeşitler terk edildi. 20. yüzyılın ilk yarısıyla birlikte daha geniş araştırma alanları oluşturuldu. Fransız parfümcülüğünün doruk noktasını simgeleyen bir dönem olan 1918-1960 yılları arasında Chanel, Lanvin, Dior gibi büyük modacılara bağlı özel, efsanevi parfümler üretildi.

20. yüzyılın sonunda endüstriyel parfümlerin çıkışı
21. yüzyılın sonunda parfüm sanayinin gelişimiyle lüks kozmetik endüstrisi yeni bir çıkışa imza attı. Modern tüketim toplumunun yeni ticaret modelleri yeni yasaları empoze etti. Parfümörlük konusunda uzman olanlar büyük markalardan pazarda yükselişte olan ve yatırımını iletişim ve reklama odaklayan büyük gruplara geçiş yaptı. Çok sabır gerektiren yaratım süreci ikinci plana kaydı. Her sene az çok geçici, onlarca ürün bu pazarı dolduruyor. Çeşitli kozmetik ürünleri de bu duruma eşlik ediyor. Ancak halen kişiye özel parfüm tutkunu olanları cezbeden bağımsız yaratıcılar varlığını sürdürmeye devam ediyor: Victoire Gobin-Daudé, Frédéric Malle, Olivia Giacobetti gibi.