mayo-ana

EYVAH, MAYO ZAMANI! PLAJA ADIM ATMAYA HAZIR MISINIZ?

 

 


İster tek başınıza deneme kabininde olun, isterseniz deniz kenarında herkesin gözleri önünde, mayo ya da bikiniyle görünmek kaygı dolu anlar yaşatır. Kendimize olan güvenimizi sorgularız. Peki her yaz bu stresi neden yaşıyoruz?

İnanması güç ama bir zamanlar (1970’lerde) bikini giymek kadının özgürleşmesini simgeleyen bir hareketti. Neydi o zaman özgürlük? Kendine yabancılaşmadan, gitgide daha zor tatmin edilen sosyal normlar ve başkalarının düşündüklerinin önemi olmadan bikini giyebilmek. Göğüslerin nasıl göründüğünün, karnın bir maraton koşucusununkine veya kalçaların Brezilyalılarınkine benzememesinin hiçbir önemi yoktu.

Kıyafetler çıktı, egolar düştü

Ne yazık ki zaman ve gelenekler değişti. Artık neredeyse bikini giymeyi hak etmek gerekiyor. Bu da genellikle katı diyetlerle, yüksek tempo sporla, inceltici masajlarla oluyor. Performansa değer veren ve aşırı narsisist günümüz toplumunda zayıf görünümün beğenildiğini söylemeye gerek yok. Nisandan hazirana kadar, kadın dergilerinin “mayo ve bikini giyme” konusunu sürekli tekrarlamalarına bakacak olursak, konunun kadınlar için bir çileye dönüştüğünü düşünebiliriz. Ancak tek yaptıkları egomuzu sarsmak. Yine de kimse deneme kabinindeki o andan kaçamaz. Bu konuda katı görüşlere sahip, kusursuz vücudu destekleyen kişiler de herkes gibi kabinin içindeki o 15 dakikayı yaşıyor. Bu anlar, onlarla eşit olduğumuz yegâne anlar. Seksolog ve Psikanalist Catherine Blanc, soluk floresan ışıklarının altında yaşanan şokun her zaman çok sert olduğunu söylüyor. “Silueti kamufle eden, kapatan kıyafetler üzerimizden çıktığında bedenin doğal haliyle karşı karşıya kalırız. O an kendimize bakışımız elbette objektif olamıyor. Her zaman bizim aleyhimize çalışan medyadaki kadın imajının etkisi, farkında olarak ya da olmayarak başkalarıyla kendimizi kıyaslamalarımız ve sahip olmayı hayal ettiğimiz beden imgesiyle kendimize bakıyoruz.” Bu bakışın aslında neden bu kadar sert ve yargılayıcı olduğu aşikâr. Gerçek bir spor tutkunu olan 41 yaşındaki Sibel, aynada sadece kusurlarını gördüğünü itiraf ediyor. “Sarkmış baldırlarım, aşırı yumuşak göğüslerim… Bu anlarda, oldukça zayıf olduğumu ve arkadaşlarımın kaslı kalçalarıma imrendiklerini unutuyorum.” Gestalt Terapisti Claudia Gaulé, bu endişeyi insanın kendini tanımlayışının objektiflikten uzak doğasıyla açıklıyor. 36 yaşındaki Melis, mayo denerken annesinin ona “Göbeğini içine çek, dik dur!” dediğinden bahsediyor. “Zayıf ve fit bir vücudu olan kocamla deniz kenarına gittiğimizde, baldırlarımın veya göğüslerimin nasıl göründüğünü hayal etmemin yanında bu yine de hiçbir şey değil!” diyor.

 

 

Önceki Yazılar

SANİYELER İÇİNDE GÜZELLEŞİN

Sonraki Yazılar

ÇAKRALAR, VÜCUDUN GİZLİ BÖLGELERİ

Bir cevap yazın