evde-ergenlerle-hayat-daha-iyi-gecinmenin-yollarini-ogrenin

Evde Ergenlerle Hayat: Daha İyi Geçinmenin Yollarını Öğrenin

COVID-19 salgını ile birlikte okullar kapatıldı, uzaktan eğitime ve evden çalışmaya başladık.

Ebeveynler ve çocuklar yeni duruma daha iyi adapte olabilmek için aynı evin içerisinde uyumlu yaşayabilmeyi becerebilmeleri gerekiyor. Bazen gerginlik altında anlaşmazlıkların ortaya çıkma ihtimali artıyor. Aynı zamanda yaşadığımız bu süreç anlaşmazlıklarımızın kaynaklarını daha iyi anlamamız içinde bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

QuebecMontreal Üniversitesi’nde Eğitim Psikolojisi doktoru MyriamTahiriHassani’nin, yaptığı çalışmalar, gençlerin davranışları ilebulundukları aile ve okul ortamları arasında anlamlı bir bağ olduğunu gösteriyor.

Nihayet Özgürüm! Tam olarak değil…

Evde kalma süreci, gençlerde coşkudan üzüntüye birçok duyguyu ortaya çıkarabilir. “Çok şükür! Sonunda bana kendimi yetersiz hissettiren öğretmenimi görmeyeceğim. Herkesin isteğini yerine getirmek çok zordu. Annem ve babam beni rahat bırakacak.”Zaman geçtikçe gerçekler ev hayatının başka türlü olduğunu gördü ve bazıları kendilerini mahsur kalmış gibi hissetmeye başladı. “Annem ve babam 24 saat boyunca beni gözetliyor! Olumsuz sözlerine nasıl tahammül edeceğim? Evde kalacağıma okula gitmeyi tercih ederdim!”

Bu konuşmalar şu an birçok ergenin iç dünyasında yaşadığı çatışmaları sergiliyor. Hassani’nin sürecin başından beri takip ettiği genç danışanlarında gördükleri bunlar.

Uyum Sağlamaya Meydan Okuma

Ailecek evde kalmanın iki yönü ortaya çıkıyor: Öncelikle ebeveyn otoritesi ve diğeri (çocuk), ikinci olarak ise gencin otonomi arayışı. Birlikte yaşamak iki taraf içinde yararlı olsun veya olmasın, acı verici olsun veya olmasın, mantıklı olsun veya olmasın iletişimi zorunlu kılıyor. Bu süreç hem ebeveyn hem ergenlik çağındaki çocuklar için gergin zamanlara neden oluyor. Bu döneme kriz zamanı da diyebiliriz. Hem içsel hem dışsal çatışma, gerginlik, çelişki ve baskı yaşayabiliyoruz. Genel olarak baktığımız zaman, kişilere veya duruma bağlı zorlu etkileşimlerin olduğu ailevi aktivitelerde bu çatışmalar ortaya çıkıyor.

Gerginlik özellikle gencin algısı, mantığı, ihtiyaçları, sınırları, sahip olduğu kaynaklar ile gerçek hayattaki gereklilikler ve dışsal geribildirimler arasında çıkıyor. O halde dengesizliğin kaynağı bunlar olabilirler!

Adapte olabilmek, dengeyi bulabilmek ve birlikte var olabilmek için gençler yaratıcı olmalı veya isyankarya da itaatkar… Bunun için ölçüsüz, başkaları tarafından mantıksız, saçma bulunan, hareketler sergilemeye başlayabilirler. Bunlar, beklenen normlardan onları uzaklaştırır.

Bu Sürecin Bazı Tehlikeli Olabilir

Gündelik hayatta etraftakilerin hoşnutsuz bakışları genci, ona yansıtılan olumsuz tasviri içselleştirmeye yönlendirebilir. Bu tür tepkiler onun için olumsuz ve tehlikeli olabilir. Beceriksizlik hissi onda narsistik yaralar açabilir, özgüvenini zedeleyebilir veya orta ve uzun vadede işe yaramazlık hissi olumsuz fikirlerekapılmasınaneden olabilir.

Karantina dönemi, reddedilmiş, anlaşılmadığını düşünen genç için kaygı verici ve duygusal olarak yaralayıcı olabilir. Bu süreç aynı zamanda sosyalleşmeyi, değişimi sevenler için de zordur. Psikolojik sıkıntılar, anksiyete ve depresyon belirtileri görülebilir. Bazı gençler yüksek seviyede huzursuzluk vealınganlık sergileyebilirler.

Savunma mekanizmaları aktiftir. Örneğin onları değersiz görenlere karşı aşağılayıcı, agresif olabilirler. Bunu yapma sebepleri ise onların üzerinde güçleri olduğunu göstermektir. Çevreleri tarafından uygunsuz karşılanan hareketler sergileyebilirler: Yıkıcı, otoriteye karşı gelen minik suçlar…

Gençlerin karşı gelme davranışları çevrenin uyum sağlaması için yaptığı baskıya bir cevaptır. Genç, duygusal durumunu dikkate almaz. Bu “uygunsuz” davranışlar özgüvenlerinin yaralanmasından kaynaklanır. Sonuç olarak etraflarındakilerle agresif bir bağ kurarlar. Bu davranışsal gösteri psikanalitik açıdan bir şeylerin yolunda gitmediğinin belirtisidir. Bu, dengesizlik ve rahatsızlık uyum sağlamaya karşı bir tepkidir.

Patalojik İnatOlmayabilir

Ne yazık ki gençlerin yıkıcı davranışları çok hızlı bir şekilde ruhsal bozukluk tanısı alabiliyor. Çoğunlukla “Karşıt gelme bozukluğu”ndan söz ediliyor. Buna provokasyonda eşlik ediyor. Bu durumda genç karşı çıkmaktan ve kışkırtmaktan büyük bir zevk duyuyor.Bedelini ödettiğini düşündüğü durumlarda ise pişmanlık hissetmiyor. Özünde ise onaylanmamış hissetmenin verdiği acı yatıyor. İçinde bulunduğu durumdan utanabiliyor. Yine de zalimliğe devam ediyor.

Anlattıklarını Dinleyin

Ebeveynler için kriz süreci neyin yolunda gitmediğini anlamak ve müdahale etmek için bir fırsat olabilir. Bu süreçte, çocuğun neden zıtlaştığını anlamaya çalışabilirsiniz.

Gencin davranışları onun sıkıntılı duruma verdiği cevaplardır ve genç bedeli ne olursa olsun kendini kötü hissettiği bu durumdan kurtulmak ister.

Aileleri, çocuklarının kızgınlıklarını ve yaralarını anlayama, onlara konuşmaları için fırsat yaratmaya, fikirleriyle ilgilenmeye, düşüncelerini araştırmaya davet ediyoruz. Davranışlarını geliştirmek için onları cezalandırmaktansa uzun vadede onların gerçekliğine açık olmak daha önemlidir.

Çeviren: Ekin Nazlı

 

 

Önceki Yazılar

Korona Cinsel Yaşamı Nasıl Etkiledi?

Sonraki Yazılar

Üç Adımda Yemek İsrafından Kaçının