evcil-hayvan-edinmeden-once-kendinize-sormaniz-gereken-sekiz-soru (2)

EVCİL HAYVAN EDİNMEDEN ÖNCE KENDİNİZE SORMANIZ GEREKEN SEKİZ SORU

 

 

Küçük dostlarımızdan birini görüp çok sevdiniz ve onu hayatınıza almak üzeresiniz. Ancak son kararınızı verip barınağın yolunu tutmadan önce iyice düşünmeli ve müstakbel evcil hayvanınıza gereken özeni gösterip gösteremeyeceğinizden emin olmalısınız. Bunun için kendinize şu sekiz soruyu sorabilirsiniz.

1. Neden evcil hayvan edinmek istiyorum?

Sadece okşayacak yumuşak bir varlık mı istiyorsunuz evinizde? Öyleyse pelüş oyuncak alın. Çocuklarınızın oyalanmasını mı istiyorsunuz? Hayvanlar oyuncak değildir ki. Koşu yapıyorsunuz ve sizi motive edecek büyük bir köpek mi olsun istiyorsunuz? Ama onu spor sonrası spor ayakkabılarınızın yanına kaldıramazsınız ki. Yüksek standartlardaki hayatınızı temsil etmesi için saf ırk bir hayvan mı arıyorsunuz? Kendinize lüks bir saat alsanız daha iyi olur. Depresyondasınız ve bir köpek edinmenin ruhunuza iyi geleceğini mi düşünüyorsunuz? Asla bu sebepten dolayı bir hayvan edinmeyin, çünkü bu onu da strese sokar ve durum ikiniz için de iyi olmaz. Küçücük hayvanlar bile duygusal yönden çok hassastır. Size koşulsuz sevgi vermeye, sizi iyi ve güvende hissettirmeye hazırdırlar, ancak sizin onlara ihtiyaçları doğrultusunda bir hayat sunabileceğinizden emin olmanız gerekir. Çocukken bir köpeğiniz veya kediniz mi vardı? Onu şimdi duygulanarak mı anıyorsunuz? Demek ki bir hayvanın neye ihtiyacı olduğunu biliyorsunuz. Üstelik bir hayvan edindiğinizde artık ebeveyninizin değil sizin onun eğitiminden, gezdirilmesinden, beslenmesinden ve veterinere götürülmesinden sorumlu olacağınızın bilincindesiniz.

2. En az 15 yıl boyunca kendimi bir hayvana bağlamaya hazır mıyım?

Unutmayın ki yavru kedi ve köpekler hep aynı kalmıyorlar, büyüyorlar. Bir köpek en az 15 sene, kedi ise 20 yaşına kadar yaşayabiliyor. Bu süre içinde yurtdışına gitme ihtimaliniz olmadığından emin misiniz? Hayat düzeninizin evcil hayvanınızın düzeni için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Hayatta başımıza boşanmalar, ev taşımalar gelebiliyor, bu da bir yeri terk etmek anlamına geliyor. Üstelik yaşlanmakta olan hayvanların çok daha fazla veteriner bakımı ve şefkate ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Eğer kaygı sorunu yaşayan biriyseniz ve yaşlı bir evcil hayvanınız varsa, dostunuzun başında duracağınız uykusuz gecelere hazırlıklı olmalısınız. Bir evcil hayvanla yaşamak hayatınıza büyük mutluluklar, sevgi dolu anlar getirdiği gibi mutsuz günler de getirir. Kendinizden ödün vermeye hazırlıklı olmalısınız.

3. Ona ayıracak vaktim var mı?

Bir kedi veya köpeği evin bir köşesine koyup cansız bir varlık gibi hareketsiz durmasını bekleyemezsiniz. Her hayvanın tuvalet ve itaat konularında eğitilmesi gerekir ve bu eğitim zaman alır. Köpeğiniz varsa, bir köpek eğitmeniyle anlaşabilirsiniz. Bu da eğitim merkezine gidip gelmek anlamına geliyor. Üstelik yağmur çamur demeden her gün onu yürüyüşe çıkarmalısınız ve ona oyun için vakit ayırmalısınız. Bazen köpekleri tuvalet ihtiyaçları için dışarı çıkaracak veya evinizde onunla ilgilenebilecek kişiler bulmak mümkün olabiliyor. Ancak onlar da vakit ve emeklerinin karşılığında para istiyorlar. Kediniz varsa, süt kabı haftada iki-üç kez temizlenmeli ve yeni süt konmalı. Eğer kedi kum kabını temizlenmemiş halde bulursa, evi kirleterek size görevinizi hatırlatır. Bencilikleriyle ve bağımsızlıklarıyla nam salmalarına rağmen kedilerin sahiplerinin ilgisine, onlarla oynamalarına ve konuşmalarına ihtiyaçları vardır. Kedilerin onlardan çok daha bağımsız olan uzak akrabaları okşanmaya ihtiyaç duymuyorlarsa da evcil olanlarından bu beklenemez. Bir kedi çok kibirli davrandığında bile o soğuk tavrı bizi yanıltmamalıdır.

4. Onun ihtiyaçları için bütçe ayırabilecek miyim?

Evcil hayvanlarımız bizden kalanları yemek zorunda değiller, onlara özel hazırlanmış mamaları tüketmeliler. Bunun dışında, kısırlaştırma ameliyatı ve düzenli yapılması gereken aşılarla bazen çok pahalıya mal olabilen ve öngörülemeyen başka veteriner giderlerine de bütçenizin yeterli olması gerekir.

5. Tatile giderken onu nereye bırakacağım?

Küçük boy bir köpeğiniz varsa, yanınızda götürmeniz daha kolay olur, ancak balıklar, kuşlar ve kediler için aynı şeyi pek söyleyemeyiz. Tatil veya başka bir sebepten ötürü bir yere gitmeniz gerekiyorsa, çevrenizde evcil hayvanınızı emanet edebileceğiniz, onu besleyecek ve koruyacak biri var mı? Köpekler sosyal ve sokulgan hayvanlardır. İlgi, şefkat isterler, dikkatinizi üzerlerine çekmekten hoşlanırlar. Bazı köpekler ne yazık ki yalnız bırakılmaktan dolayı üzülüyor ve bu yüzden evdeki eşyalardan acısını çıkarıyor, havlayarak komşulara rahatsızlık veriyor. Daha bağımsız olan kediler ise her duruma ayak uydurabiliyor olsalar da iki günden fazla yalnız kalamıyorlar. Bu tür durumları telafi etmesi ve evcil hayvanınıza arkadaş olması için başka bir evcil hayvan edinmemelisiniz. İki kedi beraber büyümüşlerse bunda bir sorun olmaz, ancak sonradan gelen bir hayvanla uzun zamandır evde olan hayvan arasında anlaşmazlık olursa, kendinizi zorlu bir seçim yapmak durumunda bulabilirsiniz. Tatilleriniz için diğer bir olasılıklar ise şunlar: Bazı veteriner klinikleri bir süreliğine hayvanları ağırlamayı kabul edebiliyor. Ayrıca evcil hayvanlara hizmet eden pansiyonlara kedinizi veya köpeğinizi bırakabilirsiniz, ancak günlük ücretlerin yüksek olabileceğini unutmamalısınız.

6. Evdeki herkes evcil hayvan edinme konusunda hemfikir mi?

Evcil hayvan sahiplenmeden önce, evde birlikte yaşadığınız herkesle ciddi bir toplantı yapmalısınız. Ortak bir karar alınmalı ve herkesin bu kararda yüzde yüz gönlü olmalıdır. Örneğin oğlunuz labrador cinsi bir köpek istiyorsa, ona kedi almamalısınız. Ayrıca, evdeki herkesin barınağa birlikte gitmesi ve seçecekleri kedi veya köpekle her birinin iyi anlaşabileceğini görmesi önemlidir. Aynı şekilde, ailenin her üyesinin sahiplenilecek hayvana alerjisi olup olmadığından da emin olunmalıdır, çünkü aksi takdirde yaşam zorlaşır.

7. Yaşadığım yer evcil hayvana uygun mu?

Rahatlarına düşkün olan kediler bir apartman dairesinde yaşayabilir. Üstelik kedilerin yaşadıkları yerin yeterince çekici ve eğlendirici olması da gerekir ki hareketlenme anları geldiğinde gönüllerince oradan oraya koşturabilsinler. Bu “avcıların” oyuncak fare gibi yakalayacak kurbanlara, pusu kurma oyunu oynayacakları ve atlayacakları koltuk üstleri gibi yerlere ihtiyaçları vardır. Ayrıca saklanacakları gizli köşeler ve pencereden kuşları veya gelen geçeni izleyebilecekleri rahat yerler isterler. Köpekler de apartman dairesinde gayet iyi yaşar. Tek fark, ihtiyaçlarını karşılaması ve enerjisini boşaltması için düzenli bir şekilde dışarıya çıkarılması gerekir. Uzun yürüyüşler yapmayı sevmiyorsanız, kedi sahiplenmeyi düşünmelisiniz. Nadiren eve uğrayan biriyseniz, evcil hayvan sahiplenmeden önce evde daha çok vakit geçirecek bir hayat tarzına geçmeyi beklemelisiniz.

8. Alışkanlıklarımı değiştirmeye hazır mıyım?

Evcil hayvan sahibi olup da alışkanlıklarını değiştirmediğini söyleyen çok az kişi vardır. Sinemaya veya restorana daha az gitmek, yurtdışı tatiline daha az çıkmak gibi değişikliklere hazırlı olmalısınız. Alışkanlıklarını küçük dostuna göre değiştirenler bundan şikâyet etmezler, çünkü çok sevdikleri kedi veya köpekleriyle vakit geçirmek onlara saf mutluluk verir. Evin her yerinde tüyleri olan veya eşyaları çizen dostlarına karşı duydukları sevgiden dolayı aşırı temizlik ve düzen takıntıları da zamanla yok olur. Eğer o çok hareketli sosyal hayatınızdan vazgeçemeyeceğinizi düşünüyorsanız, halınızın köpek kokmasından rahatsız olacaksanız, kedi kusmuğunu temizlemek sizin için kâbusa eşdeğerse, evcil hayvan edinmeye uygun değilsiniz demektir.

 

 

Önceki Yazılar

ÖNEMLİ BİR DETAY: SEVİLMEK

Sonraki Yazılar

ÜÇ BAĞLANMA STİLİ