duzen

EŞYALARINIZI ATMA KONUSUNDA ZORLANIYOR MUSUNUZ?

 

 


“Evimi taşırken, eşyalarımın birkaç koliye sığacağını düşünüyordum ama varlıklarını bile unuttuğum tonlarca kitap, kıyafet, ıvır zıvırım olduğunu fark ettim” diyor 43 yaşındaki kuaför Sibel.

“Aslında her zaman atma konusunda zorlanmışımdır, çünkü bir gün işime yarayabileceklerini düşünürüm. Bazılarını da hatıra olarak saklıyorum. Sonuç, değerli eşyalarımı bir yerden diğerine taşımamın üstünden altı ay geçmesine rağmen, hâlâ sırtım ağrıyor.” Neden bazıları için atma eylemi bu kadar zor?

Kendimden bir parçayı kaybedeceğimden korkuyorum
Psikanalist Serge Tisseron’a göre, hayatımızın bir parçası olması için seçtiğimiz nesneler, kendimizin bir parçası haline geliyor ve hafızamıza kazınıyorlar. Gözümüz gibi baktığımız Ayla teyzeden yadigâr vazo, hayatımızın belli bir dönemini bizlere hatırlatıyor veya hâlâ çekmecemizde duran deniz kabukları sevgilimizle gittiğimiz yaz tatilini aklımıza getiriyor. “Nesnelerle olan duygusal bağımız, insanlarla ya da sevdiğimiz evcil hayvanlarımızla olandan farklı değil” diyor Tisseron. Annemize olan sevgimizle battaniyemize ya da eski kanepemize duyduğumuz bağlılık aynı yoldan geçiyor. Hatta Tisseron’a göre, çok kolay atabiliyor olmak, duygusal bağları reddetmek anlamına gelebilir ve her şeyi elinde tutmaya çalışmaktan daha patolojik olabilir. Bununla beraber, atma fikri bir tür saldırganlığı da içerdiği için acı verici olabilir: Atılabilir, avlanabilir, bir kişinin yüzüne hakaret edebilir, adeta ateşe yağ dökebiliriz.

Bir şeylerin eksik kalmasından korkuyorum

Ne olur ne olmaz diye kenara koymak, biriktirmek, istiflemek, yokluğa karşı kendimizi korumak, psikolojik ve biyolojik mirasımızın bir parçası” diyor yaşam koçu Sylvaine Pascual. Özellikle de anne-babanız ya da büyükanneleriniz ve dedeleriniz yokluk çektilerse. Böyle bir durumda atmak, özellikle de yemek atmak, ahlaki yönden kişiye yanlış geliyor: “Keşke o kadar çok almasaydık, binlerce kişi açlık çekerken” gibi. Kişinin yenmeyen nesnelerle çevresini kuşatması da bir çeşit kendini koruma, etrafına kabuk örme eğilimi. Pascual’a göre, bir şeyi özellikle anlamımız gerekiyor: “Dolaplarımızda ve raflarımızda yer açmak, kafamızda da yer açmamıza yarıyor.”

Seçmeyi bilmiyorum

Gereksiz şeylerden kurtulmayı becerememek depresyon göstergesi olabilir: Harekete geçmek için yeterli enerjiye sahip olmamak, atılan nesne bir gün işe yararsa endişesi taşımak ve yanlış seçim yapma korkusu yaşamak gibi. Connecticut’taki Yaşam Enstitüsü’nde görevli psikologların beyin taramaları yaparak gerçekleştirdikleri araştırmaya göre, atma ya da atmama davranışı beynimizin karar almayla ilgili bölgesinde gerçekleşiyor. Atmakta zorlanan kişiler, karar alma konusunda yaşadıkları endişelerden dolayı harekete geçemiyorlar.

 

Yazı: Isabelle Taubes
Derleyen: Pınar Fourreau

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: RUHSAL RÖNESANS

Sonraki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: KARPUZ ŞEKERİNDE