FUTBOL

ERKEKLER NEDEN FUTBOL HASTASI?


Gol anında erkekleri hangi duygular ele geçirir? Nesli tükenmekte olan bir türe ait güçlü bir his diyebiliriz; savaşçı, cesur, yurtsever, dayanışma içinde…

Derleyen: Ekin Nazlı

Dünya yuvarlaktır, tıpkı futbol topu gibi. Bu detay, bazılarının istilacı ve hatta yıkıcı olarak yargıladığı futbolun neden dünya çapında bir tutku olduğunu belki açıklayabilir. Futbol hiç şüphesiz özellikle erkekler için her şeyin ötesinde bir tutku. Peki erkekler (bazı kadınlar da buna dahil ancak onların davranışları farklılık gösteriyor) bu sporda ne buluyor? Bildikleri ve algıladıkları şeyler erkeklerin ruhunu ve davranışını nasıl etkiliyor? Başka bir deyişle neden bu kadar çok taraftar tribünlere yığılıyor veya televizyon ekranının karşısında kitlenip kalıyor?

“Oğlum ayaklarının üzerinde durduğu gün şut çekmeye başladı”

“Toplumumuzda futbolun girmediği ev sayısı oldukça az” diyor Klinik Psikolog Ferhat Jak İçöz. Fanatik taraftarlar şans eseri fanatik olmuyorlar. Futbol, çocukluk döneminde çocuğun erkekler dünyasına adım atmasının geleneksel bir yolu gibi. Bu kültür babadan oğula geçiyor. “Oğlum ayaklarının üzerinde durduğu gün şut çekmeye başladı. Kızımın aynı yaştayken yaptığından çok daha başarılıydı” diyor Yiğit. Eren ise şöyle söylüyor: “Ben küçükken babamla futbol maçı izlerdik. Annem başka bir odada otururdu. O bir buçuk saatin anlamını size anlatamam. Babam sadece benimle ilgilenirdi.” Ferhat Jak İçöz, “Futbolla karşılaşmak, bireylerin ana dillerini öğrenmesi kadar erken bir döneme dayanıyor.

Aslına bakılırsa futbol bir iletişim kanalı, bir dil, bir sosyalleşme alanı olarak birçok bireyin hayatında önemli bir yer alıyor” diye açıklıyor. Futbol, erkek statüsünü deneyimlemenin önemli simgelerinden biri. Saygı göstermeyi öğreniyor, içlerindeki acı ve gayreti ortaya çıkarıyor, ayrıca hem maç için hem de diğer taraftarlara karşı mücadele veriyorlar. Ama en önemlisi futbolda “biz bize” oluyorlar. 35 yaşındaki Kemal “biz bize”liği şöyle açıklıyor: “Kız arkadaşım, erkek arkadaşlarımla maç izleme ritüelimizi kabullendi. Futbol ortamı bana ait ve içinde kadınların olmadığı tek alan” diyor.

Erkekler normalde gösteremedikleri duygularını gösterebiliyorlar

Kadınların olmadığı bir ortamda erkekler kendi sınırlarını çizebiliyorlar. Futbolcuya istedikleri gibi tepki gösterebiliyor, bazen onunla özdeşleşiyor bazen de reddediyorlar. Ona hayran kalıyor, şansına özeniyor, bazen de onu diğerleriyle kıyaslıyorlar. Futbolu yakından takip edenler için ilgisizlik başlı başına bir günah. Maç izlerken erkekler ağlar, bağırır, içer, çocuk gibi davranır, kabalaşırlar. “Evet, bu doğru. Gündelik hayatımda, iş yaşantımda, arkadaşlarıma hatta bazen kendime bile göstermediğim duygularımı maç izlerken ortaya çıkarıyorum” diyor Eren.

Taraftarlar bir grubun parçası gibiler

Taraftarlar adeta bir grubun, kabilenin parçası gibidirler. İdollerini selamlıyor, kazanmaları için dua ediyorlar. Takımlarını destekleyerek, onlar için mücadele vererek bir kimlik kazanıyorlar. Küçükken savaş oyunu oynadıkları zamanlardaki gibi davranıyorlar. Ferhat Jak İçöz taraftarlık aidiyetinin kimliğin genellikle çok merkezi bir yerine yerleştiğini vurguluyor. “Bu açıdan bakılınca, erkekler takım tutarken aslında ‘biri’ oluyorlar.”

Kemal de, “Gurur duyduğum sloganlardan biri futbol takımımınki. Yaşadığım yerin takımını tutmaktan gurur duyuyorum” diyor. Futbol, tepki gösterme ya da üyelerin görünür kılınması ve talepte bulunmaları konusunda etkili bir alan. Vatanseverliğin gücünü yitirdiği ve birlik duygusunun zayıfladığı dönemlerde taraftarlar yeniden bu ruhu alevlendirebiliyorlar. Bu durum, yolundan sapmadan taşkınlık yaparak, diğerlerini düşünmeden ama diğeri ile birlikte kendini ifade etmeye izin veriyor. Pamir, “Maç öncesi, birbirimizi arayıp organize oluyoruz; maç sırasında, hepimiz aynı coşkuyu paylaşıyoruz; maç sonrasında ise hep birlikte bir şeyler yemeye gidiyoruz. Bu bizim için üçüncü devre oluyor” diyor. Bu delilik derecesindeki futbol tutkusu hiçbir zaman tatmin edici olmuyor. Tuttukları takımla, semtle, şehirle, ülkeyle adeta bir bütün oluyorlar, çünkü kökleri oraya ait. Bir gruba ait olmak tıpkı ritüellerin olduğu veya birlikte oluşturulduğu bir kabileye ait olmak gibi onlarda birlik duygusu oluşturuyor. Bu oyunda erkekler kadınlara göre daha güçlüler. Freud’a göre bir gruba ait olma hissini veren şey bir penise sahip olmaları. Olanlar olmayanlara karşı birlik olurken, bunun yoksunluğunu yaşayanlar da nadiren kendilerine ait başka bir grup oluşturuyorlar.

Futbol şu anda yaşanıyor, hatta geçmişte. Kadınlar ise geleceğe odaklılar.

Bu sporda cinsiyetler arasındaki eşitsizliği açıklayan başka sebepler de var. Öncelikle, kadınlar açısından daha az ilgi çekici bir tarafı var (para, zaman, heyecan). Gerçek taraftar kendinden de verendir. O yüzden harcadığı para ve zaman onu gocundurmaz. Bununla birlikte zaman ile kurulan ilişki de daha farklı. Futbol şu anda hatta geçmişte yaşanıyor. Ancak kadınlar gelecek odaklılar. Daha erkeksi ve gerçek taraftarın olmazsa olmazı niteliğindeki kaba tezahüratları ya da kelimeleri kadınlar daha az kullanıyorlar. Aynı zamanda kadınlar erkeklere göre dayanışmaya daha az duyarlılar. Fransız Ulusal Spor ve Beden Eğitimi Enstitüsü’nde araştırmacı Patrick Mignon’a göre kadınlar “mağlubiyet mantığına” dair pek hassas değiller. Hayali veya gerçek olsun mağlubiyetler erkeksi aktiviteleri daha iyi nitelendiriyor.

Dünya Kupası hazırlıklarında Brezilya ve Arjantin’in karşılaştığı bir maçta Rio de Janeiro’da Arjantin 1-0 kazandı. Ertesi gün Buenos Aires basını şöyle yazdı: “Maracana Stadyumu’nda 100.000 ölü!” Aslında bu bir gerçekti, çünkü mağlubiyet ölüme benzer. Kadınlara yakıştıramadığımız bir görüntü. Hayat verdiğimiz zaman ölümün ne olduğuna dair daha iyi bir fikrimiz oluyor. Ayrıca kadınlar Messi, Neymar veya Ronaldo ile özdeşleşmekte daha çok zorlanıyorlar. Ibrahimovic’i beğeniyorlarsa, bunun sebebi topu iyi kontrol etmesi veya Ronaldo’yu zekâsı ya da kazandığı parasından dolayı beğeniyorlar. Kısacası onlara baktıklarında genelde bir futbolcunun resmini görmüyorlar.

Görünen o ki kadınlar çok da fazla futbolla alakalı değiller. Ancak buna rağmen içlerinde bir yerlerde yanan ateşi göstermekten de kaçınmıyorlar. Örneğin birçok kız çocuğu babasının tuttuğu takımı tutuyor ve takım sevgisi nesilden nesle geçiyor.

Futbol toplumda olanları yansıtıyor

Genel olarak spor, özellikle futbol, “Sosyal ilişki kurarak medeniyetteki huzursuzluğa cevap arar. Tutkuyu ortaya çıkarır, hassasiyeti tetikler ve birleştirici inanç oluşturur” diyor, yazar André Terrisse. Bu birleştirici
inanç bazen şiddete ve nefrete yönelir. Sosyolog Christian Bromberger, “Futbol toplumdaki fenomenlerin çoğunu içinde barındırıyor. Kimlik sorunları, kadın-erkek ilişkileri, duygular gibi toplumda olanları açığa vuruyor” diyor.

Neden diğer sporlara göre futbol bunları daha çok açığa çıkarıyor? Çünkü futbol evrenseldir. Basit bir oyundur, birlik duygusu barındırır, tüm dünyada var olan bir spordur. İdeal bir demokratik düzendeki çağdaş dünyanın ihtiyacı olan her şeye sahiptir: Sosyal yükseliş (sonuncu birinci olabilir), birlik duygusunun coşkusu (toplu planlama, işbölümü gibi) ve şansın rolü. Ne de olsa futbol, kendi kalenize gol attığınız tek spordur.

PAYLAŞIMLAR

“Her pazar sabahı futbol oynuyorum”

Mert, 32 yaşında, bankacı

“Futbol fanatiğiyim. Bazı sporlar oyundur, bazı sporlar ise oyundan ötedir, tıpkı futbol gibi. Futbol kurallarla oynanır. Sosyal hayatın aynası gibi aslında; kırmızı kart görüyoruz, adaletsizlikler yaşıyoruz ve her zaman en iyi olan kazanmıyor. Futboldan tüm dünyada bahsediliyor ve sempati kazanılabiliyor. Benim hayatımda futbol önemli bir yer tutuyor. Mesela mesaiye kaldıysam ve o sırada maç varsa, skordan haberdar olmaya çalışıyorum ve maç özetini seyretmek için sabırsızlanıyorum.”

“Futbolla hiçbir alakam yok”

Rıfat, 44 yaşında, mimar

“Futboldan nefret ederim. Futbol maçlarının yeniden yayınlanmasına da dayanamıyorum. Küçükken kaleci olmayı tercih ederdim, çünkü bir topun arkasından koşmayı komik bulurdum. Hem takım sporu hem de futbolun güç, şiddet, şovenizm gibi erkeksi değerleri bana uygun değil. Abartılı, yapay gruplar yaratıyor olması beni rahatsız ediyor. ‘Biz kazandık!’ Neden biz? Hiçbir zaman anlamadım. İnsanın ilkel halini görüyorum adeta. Futbol devasa bir sektör oldu, yoğun bir medya propagandası var. Zorunlu kültür diyebileceğimiz şeyin tüm belirtilerini barındırıyor. Dahil olmak istemeyeceğim bir sistem.”

“Başka hiçbir şey bu kadar ilgi görmüyor”

Fırat, 31 yaşında, dansçı

“Futbol hayranıyım, ancak klostrofobim olduğu için kalabalık arasına pek giremiyorum. Bu yüzden de maça gitmek yerine televizyondan seyretmeyi tercih ediyorum. İlginç olan, 22 adamın çok da seksi olmayan şortlarını giyip 80 bin izleyiciyi toplayabilmesi. 22 dansçıyı sahneye koyun bu sonucu alamazsınız. Sahneyi yeşile mi boyamalıyız? Aydınlatmayı mı değiştirmeliyiz? İşin içine topu mu dahil etmeliyiz?”

UZMAN GÖRÜŞÜ

“Seçim yapmadan yaşamanın yollarından biri holiganlık”

Uzman Klinik Psikolog Ferhat Jak İçöz holiganlığın altında yatan psikolojik nedenleri açıklıyor.

Holiganlığın altında yatan psikolojik nedenlerin üç aşağı beş yukarı hepsi boşluğa, bağımsız ve bireysel bir kimlik oluşturamamış olmaya ve de iç dünyanın kuraklığına bağlanabilir. Varoluşçu felsefe, hayatın her an bizi seçim yapmak zorunda bırakarak an be an kendimizi inşa etmeye zorladığını iddia eder. Ancak işin en korkutucu yanlarından biri seçim yaparken karşılaşacağımız sonuçları bilmiyor oluşumuzdur.
Bu nedenle birçoğumuz mümkün mertebe seçim yapmadan yaşamanın yollarını ararız, bilerek veya bilmeden.

Bu durumlarda da sıklıkla kendimizi bir grubun değerler ve kimlikler dünyasına atıveriyoruz. Holiganlığın da böyle bir yerden geldiğini düşünmek mümkün. Seçmek, anlamlandırmak veya çabalamak yerine özgüvenimizi ve değerimizi bir takıma endekslemek ve bunun üzerinden hayatı yaşamak, tam anlamıyla holiganlığın psikolojik tanımı olabilir.

KADINLAR NE YAPIYOR?

Kadınlarının yüzde 70’i futbolu umursamıyor, yüzde 8’i ise korkuyor. Maç olduğunda kadınlar kız arkadaşlarıyla dışarı çıkmayı, sinemaya, tiyatroya gitmeyi tercih ediyor. Evde kalmak zorunda olmak yerine amaçlara odaklanın: Yabancı dil öğrenin, astronomiyi keşfedin, internette bir şeyler araştırın.

 

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

SABAHLARI UYANAMAYANLAR BURADA MI?

Sonraki Yazılar

KARİYERİNİZİ CANLANDIRIN!