enerjik-ve-taze-gorunmenin-puf-noktalari (3)

Enerjik Ve Taze Görünmenin Püf Noktaları

Yoksa kışı sıcak kahvenizle battaniye altında geçirmeye mi niyetlisiniz? Doğanın yeniden doğmak için hazırlandığı bu güzel mevsimi renklerin verdiği enerjiyle selamlayın.

Sonbaharın gelişiyle tatil sezonu bitti, havalar soğudu, günler kısaldı ve yavaş yavaş evimize, ofisimize kapanmaya başladık. Sonbahar depresyonu birçoğumuzun sanki zorunlu bir dönemsel ritüelmiş gibi zikrettiği bir rutin halini aldı. Oysa sonbahar ve kış mevsimi yepyeni başlangıçlar ve doğanın kendini yeniden doğmaya hazırlaması, zindelik ve dinginliğin yeryüzündeki yansımasıdır. Kış aylarında enerjimizi yüksek tutmak ve doğanın yenileyici aurasını bedenimizde hissetmek bizim elimizde. Bakım rutininizde yapacağınız birkaç küçük değişiklikle soğuk havaların dinçleştirici etkisine renklerden aldığınız enerjiyle karşılık verebilirsiniz.

Makyaj malzemeleri çoğumuz için en renkli oyuncaklar, ancak zaman zaman bizi iyi hissettirecek renkleri ararken kaybolup gidiyoruz. Renk şifresi uzmanı Zeynep Tarhan Muslu, makyajda renk hatalarının en büyük nedeninin kişisel renk-ton akışının bilinmemesi olduğunu söylüyor. Bunun için yapmamız gereken ilk şey renk şifremizi çözmek. Bize en uygun renk tonunu bulmak, sağlıklı, çekici, enerjik ve etkileyici görünmenin biricik sırrı. Sıcaklık-soğukluk, kırıklık-canlılık ve açıklık-koyuluk ekseninde şekillenen renk şifresinin üç kritik noktasını uzman yardımı alarak veya biraz araştırma yaparak öğrenebilir ve size iyi gelen renkleri keşfedebilirsiniz. Sonrasında iş sadece makyaj malzemeleriyle yaratıcılığınızın birleşimine kalıyor.

Rengârenk gözler

Araştırmalara göre, cazibeli görünen kadınların gözlerinin ve dudaklarının kontrastı ciltlerine oranla yüksek, yani dudak ve göz çevresi doğal olarak koyu olan kadınlar daha çekici görünüyor. İşte bu yüzden buğulu göz makyajı ve eyeliner enerjimizi ve özgüvenimizi anında yükseltiyor. Zeynep Tarhan Muslu, bu noktada ton dengesini ayarlamanın kritik önem taşıdığını hatırlatıyor. Örneğin renk şifresi ayarınızda kırık renkler sizin için doğruysa, göz kontrastını sağlamak için keskin renkler kullanmanız auranızı düşürebilir. Muslu, renk ton skalanızın size makyaj renklerinizi anlattığı gibi, onları nasıl kullanacağınız konusunda da yol gösterdiğini ifade ediyor.

Günlük rutininizde nude tonlar kullanıyorsanız, renk şifrenizle de uyumlu olacak şekilde biraz marjinal değişiklikler yapmak size iyi gelebilir. Terracotta tonlarını günlük hayatınıza kolaylıkla adapte edebileceğiniz gibi canlı renklerdeki toz farları makyajınızın bazı yerlerine ışık çekmek için kullanabilir, siyah klasik eyeliner yerine renkli eyeliner’ları tercih edebilir veya yeşil, mavi gibi renkli maskaralarla bakışlarınızı vurgulayabilirsiniz. Yorgun görünmeyen dinamik bakışlar için göz içlerinize ten rengi kalem çekmeyi ve kirpik diplerinizi kahverengi veya siyah kalemle doldurmayı unutmayın.

Bakışlarınıza ışıltı katın

Cildinize ışıltı katmak her zaman kendinizi zinde hissetmenize yardımcı olabilir. Göz makyajında cildinize uygun açık renk ve sedefli tonlar kullanıp doğru gölgelendirme yöntemini uygulayarak dinlenmiş, genç ve enerjik görünebilirsiniz. Renk şifrenize uygun açık tonlarda sedefli bir farı veya en sevdiğiniz aydınlatıcınızı göz kapağına oturtarak uygulayın ve ten renginizin doğal gölgesine uygun bir renkle göz kapağınızın dış hattını katlanma bölgesinden başlayarak kontürleyin. Bu aşamada dikkat etmeniz gereken, hamlelerinizin daima yukarı doğru hareketlerle gerçekleşmesi. Böylece yüz hattınızı yukarı çekip mutlu ve dinamik bakış illüzyonu sağlarsınız. Uyguladığınız baz fardan birkaç ton daha açık aydınlatıcıyı göz pınarlarınıza ve kaş altlarınıza uygulayın. Bu sayede ışık doğru şekilde yansır ve ifadenize dikkat çeker. Göz içine ten rengi maskara kullanabilir, kirpiklerinizi kıvırarak daha büyük gözlere kavuşabilirsiniz.

Gençlik sırrı: Doğru ten makyajı

Cildinizin taze ve dinç görünmesi doğru ten makyajıyla direkt bağlantılı. İlk yapmanız gereken, sizi solgun göstermeyen, doğal ten renginizle bire bir örtüşen ve cilt tipinize uygun bir fondöten kullanmak. Aşırı pudralı ve kalın fondötenler sizi olduğunuzdan yaşlı ve yorgun gösterir. Yağlı ve karma cilde sahipseniz, su bazlı, ince ve kurutmadan mat tutan bir ten ürünü edinebilirsiniz. Normal veya kuru ciltliler nemlendirme özelliği güçlü, doğal bitişli BB kremler veya ince fondötenler kullanabilir. Yüzde yağlı ve ağır görünen ten ürünleri cildi kirli ve yaşlı gösterir. Ten ürününüzün yapısı uygunsa, ellerinizle uygulayabilir, böylece vücut ısınızla birlikte en doğal bitişi elde edebilirsiniz. Ten makyajında aşırı pudra kullanımından kaçının. Eğer parlama probleminiz varsa, ince bir transparan pudrayı çok hafifçe T bölgenizin üzerinden geçebilirsiniz. Aksi halde, yoğun ve kalın pudra kullanımı cildinize un kurabiyesi görünümü verebilir.

Neme doymuş bir cilt

Enerjik ve taze bir cilt dendiğinde aklımıza ilk gelen, neme doymuş, parlak ve dolgun bir cilt. Bunun için, cildimizi derinlemesine nemlendirme adımını, özellikle soğuk ve rüzgâr nedeniyle ekstra kurulukların yaşandığı kış aylarında, asla atlamamamız gerekiyor. Yüzümüzü temizlerken kurutmayan hafif bir temizleme köpüğü kullanmak, kışın yıpratıcı etkilerine karşı cildimize yapabileceğimiz ilk iyilik. Ardından yine nemlendirme özellikli bir tonik uygulayabilirsiniz. Cilt bariyerini güçlendiren ve hyalüronik asit içeren nemlendiricileri sabah ve akşam rutininizden eksik etmemek ise cilt bakımınızın olmazsa olmazlarından. Yüz temizliğinizde çok soğuk veya sıcak su kullanmamak, iri taneli tahriş edici peeling’lerden ziyade derinlemesine temizlik adımında asitli ürünlerden yardım almak da doğru bir karar olur.

Kaşlar havaya

Çoğunuz eski fotoğraflarınıza baktığınızda, ip gibi kaşlarınızı görüp şaşırıyor ve “Ne kadar olgun görüyormuşum” demişsinizdir. Kaş yapısı yüz ifadesi ve genel duruşumuz üzerinde tahmin ettiğimizden fazla rol oynuyor, hatta ilk bakışta karşı tarafa verdiğimiz karakter imajını bile etkiliyor. Zeynep Tarhan Muslu, gözlerdeki kontrast arayışının kaşlarda da olduğunu ifade ediyor ve bu aşamada simetrinin kritik önem taşıdığını ekliyor. Bir uzmandan yardım alarak yüz şeklinize en uygun kaş biçimini tespit etmeniz doğru kaş makyajının ilk adımı. Fakat bu aşamada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, doğal hattınızın dışına çıkıp başka birine dönüşmemek. Son yıllarda moda olan microblading uygulamaları sert ve yapay bir ifade verebiliyor, bu da donuk ve doğallıktan uzak bir görünüme sebep olabiliyor. Ne ince, ne kalın, ne çok ne de az kaş; yüzünüze uygun en ideal oranı bulmak sizi gençleştirecek. Kaşlarınızdaki boşlukları kaş renginizle bire bir örtüşen bir farla, dış kısımlara yoğunlaşarak doğal bir başlama çizgisi oluşturup doldurun ve yukarı doğru tarayarak sabitleyin. Bunu yaptığınızda ne kadar enerjik göründüğünüze siz de şaşıracaksınız. Sizi rahatsız eden boşluklara kalıcı bir işlem yaptırmadan önce, kaş vitaminleri ve serumlarla takviye etmeyi deneyin. Eğer verim alamazsanız, en doğal sonuç için güvenilir bir uzmandan yardım alın.

Elma yanaklar

Pespembe yanaklar kimi enerjik göstermez ki? Anında daha canlı bir görünüme kavuşmak için elmacık kemiklerinin üzerine biraz allık sürmek her zaman işe yarar. Renk şifresi uzmanı Muslu, allık seçiminde kendi cilt alt tonunuzu baz almanız gerektiğini ve en önemli noktanın renk tonunuzun sıcaklık ayarı olduğunu söylüyor. Örneğin sıcak renklerde iyi görünüyor ama allığınızı soğuk renklerde seçiyorsanız, yaşlı ve yorgun bir havaya sahip olursunuz, bu durum tam tersi için de geçerli.

Makyaj uzmanları, utanıp kızardığımızda ortaya çıkan doğal pembeliğin dudağımızın iç kısmında bulunan etle aynı renk olduğunu, en doğal allık rengine ulaşmak için bu rengi baz alabileceğinizi söylüyor. Zeynep Tarhan Muslu’nun önerisi ise yumurtlama döneminde yanaklar hafifçe pembeleştiği için en doğal rengi bu dönemde allık deneyerek bulmanız yönünde.

Koyu halkalara veda

Yorgun, mutsuz veya hasta olduğunuzda, sizi ele veren ilk yer göz çevreniz oluyor. Koyu halkalar ortaya çıkıyor, çizgiler derinleşiyor ve göz altı torbalarınız şişiyor. Bu durumla mücadele etmenin ilk yolu elbette dengeli beslenmek, düzenli uyku ve günde en az iki litre su içmek. Vücudunuzu içten onardıktan sonra birkaç kozmetik hilesine başvurmak hiç de fena olmaz. Yaşınız ve ihtiyacınıza yönelik bir göz çevresi ürününü düzenli kullanmak ve makyaja başlamadan önce göz çevresini iyice nemlendirmek, rutininizin değişmeyen kuralı olmalı. Göz çevrenizde kullandığınız kapatıcı ne kadar dinç görüneceğinizi belirliyor. Çizgilere dolmayan, ince yapıya sahip ve nemli bitişli hafif bir ürün kullanabilirsiniz. Eğer göz çevrenizde morluklar varsa, bu sizi bitkin gösterir, ancak aydınlık renkte bir ürünü direkt göz çevrenize uygularsanız da gri bir görüntü ortaya çıkar. Bu nedenle somon tonlarında bir kapatıcıyla morlukları nötrledikten sonra, ten renginizden bir, iki ton açık olanı tercih ederek aydınlık ve dinlenmiş bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Islak, nemli dudaklar

Kırmızı, bordo, nude veya pembe… Sizi en iyi hissettiren renk hangisi? Ten renginize ve zevkinize uygun bir ruj sizi daha özgüvenli ve cesur hissettirir. Bu aşamanın püf noktası, dudaklarınızın pürüzsüz, ölü deriden arınmış, iyice nemlendirilmiş ve canlı görünmesi. Bunun için yapısını sevdiğiniz bir dudak peeling’ini rujunuzu sürmeden önce kullanabilir veya biraz bal ve esmer tozşekeri karıştırıp kendi dudak peeling’inizi yapabilirsiniz. Ardından dudak nemlendiricisi uygulayın ve seçtiğiniz ruju sürün. Zeynep Tarhan Muslu ruj seçiminde ilk dikkat edilmesi gerekenin, cilt ve dudak arasında hafif kontrast sağlamanız, yani hafifçe koyulaşan kendi renk skalasıyla belirlenmiş bir dudak hattı belirlemeniz, olduğunu söylüyor. Nemli ve ıslak dudaklar daha enerjik görünmenizi sağlar. Özellikle kış aylarında mat rujlardan kaçınıp besleyici özellikli rujları ve dudak balm’larını makyaj çantanıza ekleyebilirsiniz. 

 

 

Önceki Yazılar

DOĞAL TAŞLARIN GÜCÜ

Sonraki Yazılar

Cilt Lekeleri Nasıl Geçer?