emilia-clarke (1)

EMILIA CLARKE

 

 

Emilia Clarke, Game of Thrones serisinde canlandırdığı Daenerys Targaryen karakteriyle birlikte büyüdü, güçlendi ve gösterdiği performansla “Ben sıradan bir kadın değilim. Benim hayallerim gerçek olur” diyen karakterine ne kadar benzediğini gösterdi.

Sekiz yıldır “Taht Oyunları” (Game of Thrones) serisinde Daenerys Targaryen karakterine can veren Emilia Isabelle Euphemia Rose Clarke, bundan birkaç yıl öncesine kadar, özgeçmişindeki birkaç rol dışında tanınan bir isim değildi. Kader henüz o meşhur ağlarını örmemiş; Clarke, başta “Olmaz” dediği çıplak sahneleri çekmemiş, atın kalbini yememişti. Ancak “Taht Oyunları” dünyasına girdikten sonra, “Ejderhaların Annesi” oldu ve milyonlarca izleyici tarafından, altın sarısı saçlarıyla tanınan başarılı bir oyuncuya dönüştü. Güçlü, kendine güvenen ve cesur Daenerys karakterini canlandırırken gösterdiği performansla izleyiciye, “Bu rolde ondan başkası olmazmış” dedirtiyor.

Başarısı tesadüf değil

1986 Londra doğumlu Emilia Clarke, ses mühendisi babası sayesinde küçük yaşta sahne tozu yuttu. Üç yaşındayken babasının çalıştığı “Showboat” adlı bir performansta yer aldı. Emilia’nın iş insanı olan annesi Jenny, “Ön sıraya oturmuştuk. Tüm oyun boyunca kucağımdaydı. Baştan sona her şeyi izledi. İşte o zaman oyuncu olmaya karar verdi” diye anlatıyor o zamanları. 11 yaşına geldiğinde, sahnede olmak istediğini söyleyen Clarke’a ailesi destek vermek için hazırdı. 2015 yılında Esquire dergisine verdiği bir röportajda, babasının kimsenin nasıl hiç para kazanamadığı da dahil olmak üzere her şey hakkında realist düşünmesini istediğini söyledi. “West End” oyunu için yola çıktıklarında, Emilia aynı rol için 80 kızın sırada beklediğini ve daha önce hiç duymadığı bir şarkıyı söylemesini isteyeceklerini henüz bilmiyordu. “O an mahvoldum, ama yapacak hiçbir şey yoktu. Adeta sahneye atılmıştım, ancak kanatlanıp gidebileceğimden emindim” diyor. Yeni öğrendiği “Donkey Riding” şarkısını söylediğinde, kendisinden nefret ettiklerini dile getiren Clarke, daha modern bir şey söylemesini istediklerinde, bu kez Spice Girls’ün şarkısıyla devam etmiş. O sırada başını iki elinin arasına alıp muhtemelen hayatı sorgulayan babası, yine de kızının arkasında durmaktan vazgeçmemiş.

Yapımcılar şaşkın

Bazen her şey sandığımız kadar kötü olmuyor. Üniversiteye giderken kirayı ve giderlerini ödemek için altı işte birden çalışan Emilia, çoktan garsonluk, barmenlik, çağrı merkezi temsilciliği ve emlakçılık yapmıştı. Kariyeri bir yıl önce İngilizlerin “Doktorlar” dizisinde başlayan Clarke, “Taht Oyunları” için aranıp seçmelere çağrıldığında, çalıştığı yemek şirketini arayarak hasta rolü yaptı. Emilia’nın telefonda sergilediği performans ne kadar iyi bilinmez, ancak “Taht Oyunları”ın yaratıcıları ve yapımcıları önünde “şaşırtıcı” oldu. David Benioff ve D.B. Weiss, geçen yıl BAFTA ödül gecesinde, Emilia’ya ödülünü vermeden önce o anları şöyle anlatıyor: “Konuşması neredeyse sinir bozucuydu. Biz son derece yoğun ve etkileyici birini beklerken Emilia öyle değildi. Güldüğünde yüzü olması gereken bir İngiliz’den bir anime karakterine dönüşüyordu. Kaşları tersine dönüyordu ve onun gibisini görmemiştik. Ancak yapmasını istediğimiz şeyi yerine getirdiğinde, aradığımız kişinin o olduğunu anladık” diyor. İkili, son seçmede Emilia’dan dans etmesini istediklerinde, robot dansı yaptığını da sözlerine ekliyor. Bu arada Clarke’ın sektörde yeni olması, böylesi büyük bir rol için ilk etapta dezavantaj gibi görünse de yapımcıların talebi olduğu için avantaj oluyor.

İşin komik tarafı Emilia, 2005 yılında Londra’daki oyunculuk okulu Drama Center’a başlamadan önce, Royal Academy of Dramatic Art’a kabul edilmemişti. “Benim dönemimde Juliet ya da onun gibi rolleri alabilen sarışın, çok güzel kızlar vardı. Ben ise Yahudi anneannemin tüm yüz hatlarına sahiptim. Aslında bu çok iyiydi, çünkü bu benim oyuncu olarak yeteneklerimin farkına varmamı sağladı” diyor. Eğer bugün tam tersi olmuş olsaydı, Clarke’ı bugün alto sesiyle blues söyleyen ya da kabarelerde yer alan, piyano, flüt ve gitar çalan oldukça yetenekli bir şarkıcı olarak görebilirdik. O dönemde B, C, hatta D planının hazır olduğunu söyleyen Clarke, mimar ya da grafik tasarımcı da olabilirdi; tabii A’dan sonrasına gerek kalmadı.

Özlemekten vazgeçmeyecek

Bugün 32 yaşında olan dünyaca ünlü oyuncu, geçen yıl “Taht Oyunları”nın son çekimlerini tamamlayıp ejderhalarından ayrıldı. Bu sekiz yıl içinde farklı projelerde yer alsa da hiçbiri onu Daenerys Targaryen kadar etkilemedi. Clarke, yakın zamanda izleyiciyle buluşacak son sezon bölümlerinin senaryosunu okuduktan sonra, üç saat boyunca Londra sokaklarında amaçsızca dolaştığını söyledi. Instagram’da yaptığı paylaşımda, “Neredeyse 10 yıldır beni evimden uzakta tutan diyara elveda demek için beni bir adaya doğru götüren bota atladım. Bu bir yolculuktu. Game of Thrones’a hayal dahi edemediğim bir hayatı yaşama imkânı sunduğu ve bana asla özlemekten vazgeçmeyeceğim bir aile verdiği için teşekkür ederim” dedi.

Bazen oldu, bazen de olmadı

Başarılı oyuncu çocukken, “My Fair Lady” filmindeki Audrey Hepburn’ü takıntı haline getirmişti. İdealistlik, şans ya da adına ne derseniz deyin, Clarke ilk Broadway şovuna 2013 yılında Hepburn’ü ikon haline getiren “Breakfast at Tiffany’s” oyunu ile çıktı. Ancak oyunculuk becerilerine rağmen, düşük bilet satışı gerçekleşti ve oyun ancak bir ay sahnede kalabildi. New York Times’a yaptığı açıklamada, “Gelip Audrey Hepburn’ü bekleyenler için yapabileceğim çok bir şey yok. Sadece çok fazla hayal kırıklığına uğramadıklarını umut edebiliyorum” dedi.

Clarke’ın 2015 yılında Arnold Schwarzenegger ile rol aldığı “Terminatör: Genesis” filmi de başarısız oldu. Sarah Connor rolünü canlandıran Clarke, sergilediği oyunculukla Schwarzenegger’i hayran bıraksa da film gişe yapmadı. Küçük bir kasabada geçen romantik drama “Senden Önce Ben”in yanı sıra “Taşların Çağrısı” filminde oynayan Clarke, eğer kabul etmiş olsaydı, “Grinin 50 Tonu”nda da oynayabilirdi. Ancak, filmde çok fazla çıplak sahne olduğu için teklifi geri çevirdi. 2015 yılında Esquire dergisi tarafından yaşayan en seksi kadın unvanını alan Clarke, “Taht Oyunları”nda ortaya koyduğu çıplaklığı yeterli bulduğunu söyledi. Ayrıca verdiği bir röportajda, “Taht Oyunları”nın ilk zamanlarında kendini ürkek ve zayıf hissettiğini itiraf etti. “Daenerys ve ben başta çaresizdik, sonra çok değiştik. Senaryo gereği çok güçlü bir kadına dönüşmem, beni gerçek hayatta da cesaretlendirdi.”

Sokakta tanınmadı

Ünlü oyuncu farklı rollerle kameranın karşısına geçse de izleyicinin aklında Daenerys Targaryen karakteriyle kaldı. Bu yüzden olacak, sarı saçları olmadan birçok kişi tarafından tanınmadı. Doğal saç rengi koyu olan oyuncu, “Esmerken insanlar beni tanıyamıyordu” dedi. Hatta Conan O’Brien’ın programında, Kit Harington ile sokakta dolaşırken insanların kamerayı kendisine verip “Fotoğrafımızı çeker misin?” diye sorduklarını anlattı. Daha da komiği, yönetmen Richard Shepherd’in film seçmesinde oyuncuyu tanımaması oldu. Shepherd, Clarke’a daha önce nerede oynadığını sorduğunda, “Dizide” diyen oyuncuya, “Hangi dizi?” diye tekrar sordu. Clarke, 2017’de saçlarını sarıya boyattı da bu haliyle daha hatırlanabilir oldu.

Hatırlatma demişken, Emilia Clarke daha önce rol aldığı “Senden Önce Ben” filminin ardından serçe parmağının üzerine yabanarısı dövmesi yaptırdı. Canlandırdığı karakterin bitişini simgeleyen yabanarılarını sonsuza dek hatırlamak istediğini söyleyen başarılı oyuncu, geçen günlerde aynı şeyi “Taht Oyunları”ndaki karakteri için hayata geçirdi. Dizinin Emmy Ödülleri’nde üçüncü kez En İyi Dizi seçilmesinin ardından, el bileğine üç ejderha dövmesi yaptırdı. Instagram’da paylaştığı dövmesinin altına, “Bu anne bebeklerini asla unutmayacak” notunu düştü.

Clarke, “Taht Oyunları”nın yakında yayınlanacak final sezonuyla ilgili, “Devasa bir şey olacak. Herkesin bilmesi gereken bu. Bunu çekmek gerçekten çok zamanımızı aldı” açıklamasında bulundu. Daha önce “Han Solo: Bir Star Wars Hikâyesi”nde rol alan ünlü oyuncu “Last Christmas” filmi ile karşımızda olacak.

Hazırlayan: Ebru Paksoy

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

DEĞİŞİME ÖNCE KENDİNİZDEN BAŞLAYIN

Sonraki Yazılar

KİTAP ÖNERİSİ: GÖZÜMÜZ NEDEN DOYMAZ?