edebiyatin-gozunden-ask

EDEBİYATIN GÖZÜNDEN AŞK

 

 

Marguerite Duras, Sevgili, 1984

“Şık adam limuzinden indi, bir İngiliz sigarası içi­yor. Erkek şapkalı, lame pabuçlu kıza bakıyor. Ağır ağır ona doğru geliyor. Belli bir şey, çekiniyor. İlkin gü­lümsemiyor. İlkin bir sigara sunuyor ona. Eli titriyor. Şu ırk farkı var arada, beyaz değil, bunu yenmesi gerek, bunun için eli titriyor. Kız sigara içmediğini söylüyor, ‘Hayır, teşekkür ederim.’ Başka hiçbir şey söylemiyor, beni rahat bırakın demiyor ona. O zaman daha az kor­kuyor adam. O zaman gözlerine inanamadığını söylü­yor. O yanıt vermiyor. Yanıt vermeye değmez, ne yanı­tı verecek ki. Bekliyor. O zaman soruyor adam: ‘Ama siz nereden geliyorsunuz?’”

Sevgili, Sel Yayıncılık

Soren Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü, 1843

“Kız korkunç bir cadılar dansındaki en aykırı ruh halleri arasında sürekli çırpınıp durur, kimi kez kendini kınayıp onu affeder, kimi kez de onu kınar ve sonra, aralarındaki ilişkinin ancak simgesel bir geçerliği kaldığında ise her şeyin yalnızca bir hayal olduğu şüphesiyle uğraşıp durur sürekli. Bu sırrı herhangi bir kişiye de açamaz; çünkü aslında açacak bir şey de yoktur. Düş gördüğünüzde düşünüzü başkalarına anlatabilirsiniz ama onun anlatacağı düş değil gerçektir; yine de karmakarışık olmuş zihnini rahatlatmak için bunu bir başkasına anlatmak istese, o anda bu bir hiçe dönüşür. Kendisi bunu şiddetle hisseder; ama onu kimse, hatta kendisi bile anlayamaz ve bu durum, üzerine bir ağırlık olarak çöker.”

Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Ayrıntı Yayınları

Henri Beyle Stendhal, Aşk, 1822

“İşte ruhun içinde olup bitenler: 1) Hayranlık. 2) Kendi kendine şöyle söylenir: ‘Ona öpücükler vermek, ondan öpücükler almak ne büyük zevk’ vs. 3) Umut. Nitelikler incelenir, bu evrede bir kadının olabilir en büyük fiziksel zevk için kendisini vermesi gerekir. En sakınımlı kadınlarda bile umut anında gözler kızarır; tutku o kadar güçlü, zevk o kadar canlıdır ki çarpıcı görünümlerle kendini ele verir. 4) Aşk doğar. Sevmek, tüm duyularla ve mümkün olduğu kadar yakından sevilen nesneyi ve bizi seveni görme, ona dokunma ve onu hissetme zevkine sahip olmaktır.”

Aşk, Oda Yayınları

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

RUHEN HEPİMİZ BİSEKSÜEL MİYİZ?

Sonraki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: DÜRTÜ