duygusal yeme

DUYGUSAL YEME NEDİR?

 

 


Dünya Sağlık Örgütü sağlığı; insanın hasta veya sakat olmayışı olarak değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olması şeklinde tanımlıyor.

Sağlıklı olabilmenin ön koşullarından biriyse yeterli ve dengeli beslenmek. Yani beslenme, sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için bilinçli ve kontrollü yapılması gereken bir davranış. İşte bu kontrolü, bazı metabolik, psikolojik ya da sosyolojik faktörler nedeniyle kaybettiğimizde, çeşitli beslenme sorunları yaşamaya başlıyoruz. Bunlar arasında en sık karşımıza çıkansa duygusal yeme. Duygusal yeme aslında olumsuz duygulara karşılık olarak gelişen aşırı yeme eğilimini anlatan bir davranış bozukluğu. Ruh halinde gelişen olumsuzlukları kontrol etme dürtüsüyle ortaya çıkan bu yeme davranışında en sık gözlemlenen durumlarsa normalden çok daha fazla yemek yemek veya tüketilen besin çeşitlerini normalden daha farklı seçmek; olması gerekenden daha yağlı, daha tuzlu veya daha şekerli yemek gibi. Bilim insanları farklı duygu durumlarının yemek yeme sürecinde bireylerin yeme davranışını nasıl etkilediğini araştırmış. Bunun sonucunda da duygusal yemenin özellikle ‘olumsuz emosyonlar‘ denilen yoğun stres, anksiyete, depresyon, kızgınlık, öfke, hüzün gibi duygu yoğunlukları yaşandığında tetiklendiğini, gizlice yapıldığını, yalnız kalındığında ortaya çıktığını, düşük benlik saygısı ve yetersizlik duygularıyla ilişkili olduğunu saptamışlar.

Kısacası duygusal yeme, kendini daha iyi hissetmek için fiziksel açlıktan daha çok duygusal gereksinimleri tatmin için, yemeği bir amaç değil, bir araç olarak kullanmak. Biliyoruz ki insan sıkıldığında, kendini yalnız hissettiğinde veya başarısız olduğunda hemen bir pizza sipariş etmek veya en yakınındaki tatlıya saldırmak istiyor. Kişilerin hayatlarında yaşadıkları olumsuzluklar yeme alışkanlıklarını ciddi anlamda etkiliyor. Ayrılıklar, aldatılmalar, kayıplar, işsizlik gibi yaşanan olumsuzluklar kişide ciddi anlamda bir boşluk yaratıyor. Yalnızlık duygusuyla baş edememe başlıyor. Aidiyet duygusunu yitiriyorlar ve işte tam bu noktada boşluğu bir şeyler yiyip içmekle doldurmaya çalışıyorlar. Oysa üzgün, öfkeli, yalnız, bitkin ya da sıkılmış olduğumuzda sorunun çözümünü bulacağımız adres buzdolabı değil. Bilmemiz gereken en önemli nokta duygusal açlığın yiyeceklerle doyurulamayacağı. İnsan yediği anda kendini iyi hissedebilir ama o yemek bittiğinde duygular gitmez. Üstelik o kötü duyguların üstüne bir de fazladan alınan kalori eklenir.

Duygularınızı ele almanın daha sağlıklı yollarını bulabilir, bilinçsizce yemek yerine bilinçli yemeyi öğrenebilir, kilonuzu kontrol altına alıp duygusal gıda tüketimine son verebilirsiniz.

Yazı: Özlem Kunduracı, Burçak Avcı

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

CÔTE D’AZUR’UN İKİ İNCİSİ CANNES VE ST. TROPEZ

Sonraki Yazılar

AÇ OLAN MİDENİZ Mİ, RUHUNUZ MU?