TITLE

DÜNYA ŞEHİRLERİNE ÇOCUKÇA BİR BAKIŞ


Çocuklarla seyahat etmek ebeveynlerin gözünü korkutan bir macera. Oysa küçük yaştan itibaren uçağa binmeye, yolculuk yapmaya alışan çocuklar, farklı kültürlere, insanlara, tatlara daha kolay uyum sağlıyorlar. Onları hem yolculuk arkadaşınız haline getirmek hem de ailecek unutamayacağınız deneyimler yaşamak sandığınız kadar zor değil. İşte üç farklı şehre çocuğunuzla çıkacağınız seyahatin keyifli ipuçları.

Çocuklarla seyahat etmek pek tercih edilmeyen, hatta çoğu zaman korkulan bir konsept. Bundan altı sene önce ben de benzer tedirginlikler yaşadım ama kendime bir söz verdim; seyahat tutkusundan vazgeçmek yok! Oğlumun doğumundan bu yana yaptığımız seyahatler sayesinde artık benim bir yol arkadaşım var; o ise nerede, ne zaman, nasıl davranacağını küçük yaştan öğrenmeye başladı. Seyahat etmek hem onun duyusal ve bilişsel becerilerini geliştirdi hem de özgüvenini güçlendirdi. Sizi ve çocuğunuzu dönüştürecek, ömür boyu unutamayacağınız bu tecrübeleri deneyimlemek istiyorsanız, sizin için seçtiğimiz üç şehirde çocuğunuzla keyifli bir seyahatin ipuçlarını takip edin.

BARSELONA, SANAT, DENİZ VE LEZZET ŞEHRİ

İspanya’nın ikinci büyük kenti olan Barselona, çocuklarla gidilebilecek en doğru Avrupa adreslerinden biri. Gaudi’nin gerçeküstü yapıları Barselona’nın enfes havasıyla bir araya geldiğinde, çocuklarınıza uzun süre unutamayacakları bir tatilin garantisini veriyor. La Sagrada Familia, Casa Mila ve Casa Batllo’ya yapacağınız ziyaretlerle çocuğunuzun hayal gücünü geliştirirken, modern mimarinin sınır tanımayan isimlerinden Antoni Gaudí’nin eserleriyle tanışmalarını sağlayabilir, Park Güell’de renklerin içinde kaybolabilirsiniz.

Lezzet durakları

Barselona hem çocuklar hem de damak zevkine düşkün ebeveynler için eşsiz bir şehir. Botafumeiro’nun ıstakozlu spagettisi (menüde olmadığından rezervasyon yaptırırken sipariş vermelisiniz) ve Pez Vela’nın siz yemek yerken çocuklarınızın kumlarda oynayabileceği plajı denemeye değer. Tapas yemekten sıkıldığınızda kapısını çalabileceğiniz, menüdeki her şeyin taze hazırlandığı Celeri ve benzersiz hamburgerleri nedeniyle kapısında kuyruklar oluşan Pim Pam Burger de denemeden dönmemeniz gereken adresler arasında.

Keyifli anlar

Barselona’daki renkli atmosfer ve sayısız aktiviteyle zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız! Müzelerde vakit geçirmek isterseniz, çikolata heykelleri, atölyeler ve mağazasıyla Museu De La Xocolata’da uzun saatler geçirebilir; bilim müzesi CosmoCaixa Barcelona’da ilk insanlardan yağmur ormanlarına uzanan keşiflere atılabilirsiniz. İki saat gibi kısa bir sürede Aquarium Barcelona’yı gezebileceğiniz gibi, dev bir alana kurulmuş olan Zoo Club Barcelona’da hayvanların içinde koca bir gün geçirebilirsiniz. Şehir merkezine çok yakın Barceloneta Plajı ve bir Barselona klasiği Park Güell de çocuğunuzla geçireceğiniz çok keyifli saatler vadediyor.

Konaklama

Konaklamada önceliğiniz iyi bir lokasyona sahip olmasıysa, Hotel Majestic veya sahile yakın konumuyla Hotel Arts aradığınız yer olabilir. 5 yıldızlı Mandarin Oriental Barcelona kusursuz manzarası, konforlu odaları, muhteşem bahçesi ve çatısındaki havuzuyla tatilde de keyfinden ödün vermek istemeyenlere göre.  Bohem bir otel olan Casa Bonay ise hem tasarımı hem de uygun fiyatlarıyla gönlünüzü çelebilir. 

LOS ANGELES, PALMİYELER ARASINDA HAVAİ BİR ŞEHİR

Kabul edelim çocuklarla seyahat dendiğinde Los Angeles ilk akla gelen şehirlerden biri değil ama aslında çocuğunuzun favori şehri olması için onlarca sebep var! Palmiyeler, okyanus, farklı deneyimler, yeni aktiviteler ve eşsiz lezzette yemekler… Los Angeles’ta yapılabilecekler saymakla bitmez ama oğlumun en sevdiği deneyimler sizin için de birer ipucu olabilir.

Lezzet durakları

Los Angeles hem sizin hem de çocuğunuzun damak zevkine uygun inanılmaz lezzetler vadediyor. Güne Shutters on the Beach’te bir kahvaltı ya da The Polo Lounge’da bir brunch ile başlamak harika bir fikir! Los Angeles farklı mutfakları deneyimleme imkanı veriyor. Ancak bir Japon restoranı olan Nobu Malibu’da mutlaka hamburger siparişi vermeniz gerektiğini bilmek uzmanlık işi. İtalyan restoranına gitmek isterseniz, Il Pastaio veya Madeo Restaurant’a gidebilir; yeni tatlar keşfetmek isterseniz de Vietnam restoranı Blossom Restaurant’ı veya gülleriyle ünlü The Ivy’i tercih edebilirsiniz. Hızlı bir öğün için Joan’s on Third, ailenizle uzun bir akşam yemeği içinse Mastro’s Steakhouse’u tercih edebilirsiniz.

Keyifli anlar

Los Angeles’ta çocukla tatil dendiğinde ilk akla gelen yer tabii ki Disneyland ama seçenekler bununla sınırlı değil. Yolunuz Venice Beach, Santa Monica ya da Malibu’ya düşerse, hemen çocuğunuzu sörfle tanıştırın! Hayvanlar ve doğayla iç içe dakikalar içinse, Aquarium of the Pacific’te bebek köpekbalıklarına dokunabilir, Sunset Ranch’de atlarla gezinti yapabilir, Natural History Museum’da doğa tarihini öğrenebilir ve Santa Monica İskelesi’nin eşsiz Pasifik manzarası karşısında dönme dolabın keyfini çıkarabilirsiniz. Sizi de en az çocuğunuz kadar heyecanlandıracak en önemli duraksa, tabii ki Universal Studios! Simpsonlar, Çılgın Hırsızlar gibi çizgi film karakterlerinin hız trenleri çocuğunuzla unutamayacağınız anlar yaşamanızı sağlıyor.

İnternet üzerinden alabileceğiniz VIP Experience uzun kuyruklarda sıra beklemeden oyun parkurlarına giriş yapmanızı sağlar. Ayrıca tur rehberi eşliğinde dizi setlerini, prova ve kostüm odalarını gezebilirsiniz.

Konaklama
Geniş ve rahat odalarıyla pek çok ailenin ilk tercihi The Beverly Hills Hotel. Yine Beverly Hills’de konforu ve lüksü bir arada sunan The Peninsula Beverly Hills ve Santa Monica’da dekorasyonu, güler yüzlü ekibi ve okyanus manzaralı odalarıyla Shutters on the Beach Hotel, karar vermeden önce mutlaka incelemeniz gereken alternatiflerden.

PARİS, ROMANTİZME MOLA

Dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak bilinen Paris çoğunlukla sevgililerin hayallerini süslüyor olabilir ama bu çocuğunuzla unutulmaz bir tatil yaşayamayacağınız anlamına gelmiyor. İlk aşkınız değil belki ama en büyük aşkınız bir Paris deneyimini hak ediyor.

Lezzet durakları

Fransız mutfağı şüphesiz biraz alışkanlık gerektiriyor ama damak tadını geliştirmek için bundan iyi fırsat olmaz! Güne, adım başı karşınıza çıkan kafelerdeki kruvasan ve taze meyve sularına alternatif olarak Benedict’te Paris’in en iyi kahvaltılarından biriyle başlayabilirsiniz. Diğer öğünler içinse çocuk dostu menüsü ve ünlü macaronları ile Laduree; glutensiz alternatifleri, çorbaları ve lezzetli salatalarıyla Les Cocottes; Paris’in en iyi hamburgerini yapma ününe sahip Ferdi; büyük porsiyonlarıyla favoriniz olacak Chez l’Ami Louis ve hareketli müzikleriyle farklılaşan La Belle Epoque mutlaka değerlendirilmeli. Fondü içinse uygun fiyatlarıyla Pain Vin Fromage aradığınız adres. Paris’te yediği eklerlerin ve profiterollerin tadı çocuğunuzun damağında kalacak.

Keyifli anlar

Paris’e havanın güzel olduğu bir dönemde gittiyseniz, ilk olarak açık hava aktivitelerini deneyin. Kukla tiyatrosu, atlıkarınca ve tekne yüzdürme havuzuyla Luxembourg Bahçeleri’nin yanı sıra Seine Nehri’nde yapacağınız tekne gezintisini ilk sıraya koyabilirsiniz. Eiffel Kulesi de bir o kadar heyecan verici olacaktır. Meraklı çocuklar için 1635 yılından bu yana doğa tarihinin izlerini tutan Museum National d’Histoire Naturelle ve Aquarium de Paris de görülmeye değer. Unutmayın, çocuğunuzun keşif ve merak duygusunu beslemek yaratıcılığını artırır.

Paris’e gidince Disneyland’a gitmeden olmaz. Disneyland Paris’te sizin de çocuğunuz kadar unutulmaz bir gün geçireceğinizi söylemeye gerek bile yok. Eğer bu keyfi uzatmak isterseniz bir gece Disneyland Hotel’de kalarak Disney karakterleri arasında vakit geçirebilirsiniz.

Konaklama

Paris’teki birçok otelin aksine büyük odalarıyla dikkat çeken Mandarin Oriental, Saint-Germain’in göbeğinde uygun fiyatlı Madison Hotel ve Marais bölgesinde yer alan 5 yıldızlı Le Pavillon de la Reine’i mutlaka değerlendirin.

PRATİK BİLGİ: Uzun mesafeli uçuşlarda çocuğunuzun jetlag etkilerinden en az etkilenmesi için öncelikle uçuş saatinizi seçerken dikkat etmenizi öneririm. Gündüz saatinde indiyseniz bol bol yürüyüş yapmak, gittiğiniz yerin saatine göre yemek düzenini ayarlamak, öğle uykusuna izin vermemek faydalı olabilir.

Yazı: Merve Dürüst

 

 

Önceki Yazılar

‘MOCHI’ ETKİSİNİ KEŞFEDİN

Sonraki Yazılar

KÜÇÜK ANLARIN FARKINDA MISINIZ?