dogru-terapisti-nasil-secersiniz

DOĞRU TERAPİSTİ NASIL SEÇERSİNİZ?

 

 

Doğru zaman geldiğinde geriye sadece doğru kişiyi bulmak kalıyor. Ama kimi, nasıl, neden seçmeliyiz? Konuya dair kafanızdaki bütün soruları yanıtlıyoruz.

NASIL BULURUM?

Niteliğinden emin olun

Google’da araştırma yapıp karşımıza ilk çıkan ismi mi arayalım? Karşı apartmanda muayenehane açan doktorun kapısını mı çalalım? Bazen terapistimizle güzel bir tesadüf eseri karşılaşırız ama bazen de seçim için birçok kriteri gözden geçiririz: “Kim, ne yapıyor?” veya “Hangi metot bana uygun?” gibi. En azından ilk başta dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var: Psikoterapist vasıflarına sahip mi? Psikanalist ise, hangi ekole bağlı? Kendisi de terapiden geçmiş mi? Bilinen bir metot üzerine teorik, metodolojik ve pratik formasyona sahip mi ve klinik psikoloji eğitimi almış mı? Bir süpervizör veya mentoru var mı? Duvarında mesleğine dair tüm belgeler asılı mı? Bir vakıf veya derneğe bağlı mı? Unutmamak gerekir ki, maalesef hâlâ yeterli donanıma sahip olmadan terapist olduğunu söyleyen kişiler var.

Tavsiye alın

En sık karşılaştığımız yol bir yakınımızın tavsiyesini dinleyerek terapist seçmek. Ama onun düzenli devam ettiği bir terapiste gitmek de pek iyi bir fikir değil. Çünkü bizi olması gerektiği gibi merakla ve nötr bir bakış açısıyla dinleyemez ve terapistin tarafsızlığından şüphesi duymamıza neden olabilir. Örneğin aynı terapite gittiğimiz arkadaşımızla yaşadığımız kıskançlık sorununu terapiste nasıl anlatabiliriz ki? Ayrıca bir başkasına iyi gelen terapist bazen bize iyi gelecek kişi olmayabilir. Psikolojik yaralar ve travmalar, soğuk algınlığı veya baş ağrısı gibi herkese aynı şekilde yazılan reçeteler yoluyla tedavi edilemez. Terapistin bizde uyandıracağı güven duygusu ve onunla kuracağımız ilişki de bu süreçte çok önemlidir. Sarf ettiği bir kelime, bakışındaki bir güven duygusu veya en sonunda anlaşıldığımıza dair duyduğumuz o rahatlık hissi en az terapist kadar önemlidir.

Pratik açıdan bakın

İyi bir terapinin pahalı ve uzun süreli olması gerektiğine dair yaygın bir inanış var. Artık günümüzde terapistler hastanın yükümlülüklerini ve hayat tarzını ön planda tutmayan terapilerin, uzun sürmeyeceği konusunda hemfikir. Örneğin, uzun ve yorucu bir günün sonunda yine de muayenehaneye gidecek kadar motivasyonumuz olmalı. Bu yüzden terapistimiz ev veya işyerimize yakın olmalı. Ücret konusu da danışanın göz önünde bulundurması gereken bir durum.

İçgüdülerinize güvenin

Bir başka soru: Kadın terapist mi, erkek terapist mi? Teorik olarak, terapistin cinsiyeti ne olursa olsun, bizim için sorun olan konuları konuşurken yanında rahat hissetmemiz önemli. Terapi odası da bir o kadar önemli. Dekoru klasik veya modern olsun, bulunduğumuz ortamda kendimizi rahat hissedebilmeliyiz. Çünkü terapi bir buluşmadır. Ağırlandığımızı ve ciddiye alındığımızı hissetmeliyiz. Terapi esnasında sıkılıyorsak, rahat olamıyorsak, çıktığımızda hafiflemiş hissetmiyorsak, büyük ihtimalle doğru kapıda değilizdir. Neyse ki bir sürü alternatifimiz var. Bir yerlerde “kendi” terapistimiz bizi mutlaka bekliyordur.

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

İYİMSER OLMAK SAĞLIĞI KORUYOR

Sonraki Yazılar

GÜNÜN KİTAP ÖNERİSİ: TAVAN