divan-emma-watson (1)

DİVAN: EMMA WATSON

“Korkunun beni durdurmasına izin vermem”

Henüz dokuz yaşındayken “Harry Potter” serisinde rol alan Emma Watson, genç bir kadın olduğunda, tıpkı canlandırdığı Hermione karakteri gibi sihirli asasını iyilik için kullanmayı seçti. Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi olarak binlerce kadının hayatına dokundu, kendine hatırı sayılır bir eğitim hayatı inşa etti ve genç yaşına rağmen aranan sinema oyuncuları arasında yerini aldı.

Tam adıyla Emma Charlotte Duerre Watson, 15 Nisan 1990’da Paris’te, her ikisi de avukat olan Jacqueline Luesby ve Chris Watson’ın kızı olarak dünyaya geldi. Büyükannesi Fransız olan Emma, beş yaşına kadar Paris’te yaşadı. Anne ve babasının boşanmasının ardından, erkek kardeşi ve annesiyle beraber Oxford’a taşındı. Bu kararın Emma’nın kariyerini şekillendireceğinden kimsenin haberleri yoktu, çünkü o yıllarda küçük kızın gelecek planı diş hekimi veya avukat olmaktı.

Büyülü dünyaya giriş

Oyunculuk hayali kurmaya altı yaşında başlayan Emma Watson, ilkokul yıllarında Stagecoach Performans Sanatları Okulu’nun Oxford şubesinde eğitim görmeye başladı; şan, dans ve oyunculuk dersleri aldı. Bu dönemde çeşitli tiyatro oyunlarında oynamış olsa da, profesyonel oyunculuk hayatına adım atması onun için “Harry Potter” filmiyle oldu. Seçmelerde serinin yazarı J. K. Rowling, Emma Watson’ı bizzat izledi ve Hermione Granger rolü için uygun olduğu konusunda fikrini beyan etti. Rowling verdiği bir röportajda, Hermione rolünün kendisinin o yaşlardaki haline fazlaca benzediği için özel bir yeri olduğunu söylemişti. “Harry Potter”ın çekimleri başladığında, Emma dokuz yaşındaydı. Sekiz filmden oluşan serinin ilk filmi olan “Harry Potter ve Felsefe Taşı” onun ilk sinema deneyimi ve ilk profesyonel oyunculuğuydu. Emma Watson bir röportajında, “Serinin kaç filmden oluşacağına dair hiçbir fikrim yoktu. Fikrim olsaydı, ne yapacağımı bilemezdim” diye itiraf etmişti. “Harry Potter” serisi Emma Watson’ın hem kariyerinin hem de kişisel duruşunun dönüm noktalarından biri oldu. 10 yıl sürecek olan filmler Emma’ya harika dostlar kazandırdı. Harry Potter rolündeki Daniel Radcliffe ve Ron Weasley karakterini canlandıran Rupert Grint ile kardeş gibi olduklarını ve serinin son filminin son sahnesi çekildiğinde, hıçkıra hıçkıra ağladığını söyleyen Emma, filmin ilk yıllarına bir çocukluk aşkı ve ilk kalp kırıklığını da sıkıştırmıştı. Filmin kötü çocuğu Draco Malfoy’u canlandıran Tom Felton’a tutulan Emma Watson, yıllar sonra bir televizyon programında, “Evet, ona çocukken âşıktım. Kızlar kötü çocuklara ilgi duyuyor hep herhalde, çok havalıydı ve kaykayı vardı; onu sete getirip harika hareketler yapıyordu. Ama bu tamamen tek taraflı bir beğeniydi, Tom ona olan ilgimden haberdardı ve arkadaşlarımıza ‘Emma’yı bir kız kardeş gibi görüyorum’ diyordu. Bu o zaman benim için çok acı vericiydi” diyor. Güçlü duruşu daha o yaştayken aşikâr olan Emma, ilk aşk acısını her gün onunla karşı karşıya gelerek atlattı. Film serisi, Emma Watson’a çok sayıda ödül ve 10 milyon sterlinin üzerinde para kazandırdı.

Normal biri olabilmek

Eğitime önem veren bir ailede dünyaya gelen Emma, annesi ve kardeşiyle Oxford’a taşındıktan sonra eğitimine devam etti. Film setleri süresince yaşıtları gibi günde beş saat ders aldı, filme konsantre olmasına rağmen başarılı bir şekilde eğitim hayatını sürdürdü. 2014 yılında Brown Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Oyunculuktan elde ettiği geliri eğitim hayatı için kullandı. Ancak okulu bitirdiğinde, mezun olduğu bölüm yerine oyunculuk alanında ilerlemeye kararlıydı.

“Normal bir hayat sürebilmek için ayaklarımın yere sağlam basmasını istiyordum, bu yüzden ailem ve arkadaşlarıma sıkı sıkı tutundum” diyen Emma, hem okul hem de özel hayatında şöhretin getirdiği yükün üstesinden bu şekilde geldiğinden bahsediyor. “Normal ve anonim biri olarak kalmak istiyorum” demesinin yanı sıra bunu hayatına da uyguluyor. Hayranlarının kendisiyle selfie çektirme isteklerini geri çevirdiğini belirtiyor ve açıklıyor: “Biri benimle fotoğraf çektirip bunu internette paylaştığında, benim nerede olduğum ortaya çıkıyor. İnsanlar benim kiminle olduğumu, ne giydiğimi öğrenebilir ama onlara nerede olduğumu göstermek istemiyorum.” Dışarıya çıktığında tanınmaktan hoşlanmayan Emma Watson’ın selfie çektirmeme nedenlerinden biri de biri onunla fotoğraf çektirirken dikkatin üzerinde toplanıp diğer kişiler tarafından da göz hapsine alınması. Bunu önlemek için alışverişe arkadaşlarıyla gidiyor, dikkat çekici kıyafet ve aksesuarlardan kaçınıyor, uygun fiyatlı havayollarının ekonomi uçuşlarını tercih ediyor.

Diğer yandan meditasyon ve yogayla da ilgilenen Emma, 2013 yılında bu alanda eğitmenlik yapabilmek için Kanada’daki bir sertifika programına başvurdu. Bir hafta süren meditasyon kursunda katılımcıların konuşmasına izin yoktu ve amaç, kendi kendine kalıp nasıl evinde gibi hissedebileceğini keşfetmekti. “Kendi içimde güvenli ve evimde hissetmenin bir yoluydu bu, çünkü fiziksel bir yere asla güvenemiyordum.”

İyi niyeti tescilli

Hermione Granger, Hogwarts’ın en güçlü büyücülerindendi, zor büyülerin üstesinden tek başına geliyordu ve erkek egemen süper kahraman dünyasına meydan okuyordu. Emma Watson da tıpkı canlandırdığı karakter gibi güçlü, azimli ve savaşçı bir kadın. 2011 yılında Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi olarak atandı. Ardından, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları üstüne bir dayanışma hareketi olan “HeForShe”nin öncülerinden biri olarak kampanyada yerini aldı. “Bu görevi aldıktan sonra bir yanım rahatladı. Bana bir amaca ait olma hissi verdi. İçimdeki enerjiyi nereye yönlendirmem gerektiğini ve neden burada olduğumu anladım. Şimdi huzurlu hissediyorum.” Emma Watson, Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı etkileyici konuşmada, “Eğer ben yapmazsam kim yapacak? Eğer şimdi değilse, ne zaman? Eğer size fırsatlar sunulduğunda aynı şüpheleri yaşıyorsanız, umarım bu sözler size yardımcı olur. Çünkü gerçek şu ki eğer bir şeyler yapmazsak, kadınlar ve erkeklerin aynı iş için aynı maaşa sahip olması yaklaşık 75 yıl, hatta bana kalırsa 100 yıl sürecek. 15,5 milyon kız önümüzdeki 16 yıl içerisinde çocuk yaşta evlenmiş olacak ve şimdiki oranlara göre Afrika’daki tüm kızların ortaokul eğitimine sahip olması 2086 yılına kadar sağlanamayacak. Eğer eşitliğe inanıyorsanız siz de feminist mücadeleye dahil olabilirsiniz” demişti.

İlk gençlik yıllarından itibaren kadın hakları konusunda hassas olan Emma’nın feminizm tanımı ise şöyle: “Feminizm, birçok kesim tarafından hâlâ erkek düşmanlığı olarak algılanıyor. Bu algı son derece yanlış. Feminizmin anlamı tamamen toplumsal, siyasal ve kültürel eşitlik. Umarım erkekler de bu sözcüğü sözlüklerine eklerler.”

Karakteriyle örtüşen roller

Emma Watson’ın 2017 yılında vizyona giren “Güzel ve Çirkin” filmindeki Belle karakterine hayat vermesi, gerçek hayatındaki feminist duruşla örtüşen bir karardı. Belle, aslında hiç prenses olmak istememiş olan ilk modern Disney prensesi. Bilgiye olan düşkünlüğü, hayal gücü ve merakı onu korkusuz bir kahraman yapıyor. Prensle evlenmeyi reddediyor, düzene başkaldırıyor, gizli gizli kız çocuklarına okuma yazmayı öğretiyor; tıpkı tüm dünyadaki kadınlar için mücadele veren Emma gibi.

Emma Watson, filmde rol almasıyla ilgili, “Belle, çocukluk ve büyüme dönemimi çok güçlü şekilde etkilemiş bir karakter. ‘Güzel ve Çirkin’ öyküsü gençliğim ve büyüme serüvenim adına çok önemli bir eser” diyor. Filmin yönetmeni Bill Condon’un Emma Watson’ın Belle karakterini canlandırmasıyla ilgili yorumu ise şöyle: “Emma Watson’ı seçmemizin en önemli sebebi Belle ile karakterlerinin benzerliği. Belle’i bir 21. yüzyıl kahramanı yapmak için çalışmak gerçekten heyecan vericiydi. Kendisinin üretici ve yaratıcı bir karakter olmasını çok istedik. Yani Belle sadece mucize algısına sahip değil, bu olguyu çok daha ileri taşıyor.” Dört kız kardeşin anneleriyle beraber verdikleri yaşam mücadelesini anlatan Louisa May Alcott’uın “Küçük Kadınlar” adlı romanının beyazperdeye uyarlamasında göreceğimiz Emma Watson, yine güçlü bir kadın profiline sahip Meg karakterine hayat veriyor olacak. Film önümüzdeki aylarda vizyona girecek.

 

 

Önceki Yazılar

EN İYİ WELLNESS VE SPA OTELLERİ

Sonraki Yazılar

YENİLEBİLİR ÇİÇEKLER