shutterstock_588075278

DİJİTAL ŞİDDET GERÇEĞİ

 

 


Dijital şiddet gerçeği ile tanışın.

Herhangi bir teknolojik araç bireyi kısıtlamak, yaptıklarını kontrol etmek, rahatsız etmek ya da küçük düşürmek gibi amaçlarla kullanıldığında dijital şiddetten söz ediliyor. Sosyal medya şifrelerinin alınması, gidilen yerlerin ve yapılan etkinliklerin sürekli takip edilmesi, sosyal medyada hangi fotoğrafların beğenildiğinin, kimlerle konuşulduğunun takip edilmesi, e-posta hesaplarının, cep telefonu kayıtlarının kontrol edilmesi ve tüm bunlardan hareketle partnerden hesap sorulması dijital şiddete örnek olarak gösteriliyor. 40tilki Kadın İnisiyatifi temsilcilerine göre, “Sosyal medya, şiddete eğilimli kişilerin partnerleri üzerinde sosyal ve duygusal baskı kurmasını kolaylaştıran bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bunlara ek olarak dijital şiddetin, partnerini sürekli arama, mesaj atma, aramalara ve mesajlara hemen dönüş bekleme ve dönüş alamayınca sinirlenme, partnerini kontrol etme amaçlı konumunu paylaşmasını isteme, partneri istemese bile onu cinsel içerikli fotoğraflar göndermeye zorlama ve bu fotoğrafları yaymakla tehdit etme gibi örneklerine de sık sık rastlanıyor.” Dijital şiddet mağduru kişilerin savcılığa suç duyurusunda bulunması da mümkün.

 İstismar eden olmayın!

Şiddetten uzak, ortaklaşa sürdürülen sağlıklı bir ilişki için aşağıdaki noktalara özen gösterin:

  • Davranışlarınıza dair farkındalık sahibi olun.
  • Partnerinizin sizden farklı bir kişiliğe ve özel yaşama sahip olduğunu unutmayın.
  • Partnerinizin sizin toplumsal, bireysel ya da cinsel beklentilerinize yanıt verme zorunluluğu olmadığını unutmayın.
  • Partnerinizi zorlamayın. Ona duygusal veya fiziksel baskı yapmayın.
  • Partnerinizin farklı durumlarda farklı tepkiler verebileceğini kabullenin.
  • Kıskançlığın ve başka bir insanın özel hayatına müdahalenin sevgiden kaynaklanmadığını aklınızdan çıkarmayın.
  • Partnerinizin kendi değerleri olduğunu ve o değerlere saygı göstermeniz gerektiğini daima hatırlayın.

Şiddetin farkına varın

  • Şiddeti, psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet türlerini tanıyın. Şiddet için asla kendinizi sorumlu görmeyin.
  • Şiddeti normal bir davranış olarak kabul etmeyin.
  • Güvenli ve eşit bir ilişkinin kurallarını belirleyin. İlişkinizi bu çerçeveye oturtun.
  • Yalnız kalma korkusuyla hareket etmeyin.
  • Rahatsız olduğunuz davranışları dile getirin.
  • Şiddetten söz etmekten utanmayın.
  • Yardım istemekten çekinmeyin.

“Ayrılmak istediğimde sevişme videomuzu babama göstermekle tehdit etti.”

Seçil, 32 yaşında

“Teknoloji hayatımıza büyük kolaylıklar getirmiş olsa da büyük zorluklar da getirdi. Üniversiteyi yeni kazanmıştım, ilk defa ailemden uzaktaydım. Bir erkek arkadaşım oldu. Benim için her şey çok yeni ve heyecan vericiydi. Erkek arkadaşım evde, ben yurtta kalıyordum, aslında daha sık erkek arkadaşımın evinde. Birlikte olduk ve ‘Neden bunu çekmiyoruz?’ diye konuştuktan sonra sevişmemizi kaydettik. Bundan sonra ki süreçte ne zaman ayrılmak istesem videoyu babama göndereceğini söyledi. Bana şantaj yaparak tam üç yılımı çaldı benden. Ben ciddi bir depresyon yaşadım. Üç yılın sonunda bir avukata gittim, meseleyi bir miktar para vererek kapadım.”

“Telefonumda 1 saat içinde 47 cevapsız arama vardı.”

Ahmet, 37 yaşında

“Yaklaşık bir yıl biriyle birlikteydim. Birlikte vakit geçirmekten çok hoşlanıyordum, her şey oldukça keyifli giderken, birden evlenmemiz gerektiğine dair ültimatomlar üzerime yağmaya başladı. Ben daha ilişkinin yeni olduğundan bahsettikçe baskılar arttı. Bir gece arkadaşlarımla dışarı çıktığımda meselenin rengi baya değişti. Telefonumun şarjı bittiği için oturduğumuz mekânda telefonumu bir süre şarja takmaları için verdim. Sohbete dalmışız. Bir insan bir saat içinde kaç kez aranabilir? 47 cevapsız arama… Panik oldum tabii, kesin bir şey oldu diye düşündüm. Aradığımda sadece hakaret işittim. Böyle sert darbeler aldıktan sonra o ilişkiye olan inancınız kayboluyor. Bundan sonraki süreçte her gün daha rezildi. Telefon numaramı, iş yerimi ve evimi değiştirdim. İlişki denilen kuruma da inancımı yitirdim sanırım.”

“Aldatmanın maddi türünün üstesinden kalkmak kolay olmuyor.”

Melek, 29 yaşında

“Birbirini sevmenin evlenmeye yetecek olduğunu düşünüp bunun verdiği kararla ekstra hatta belki biraz ütopik bir güven ortamı düşünün. Kız, erkekten önce çalışmaya başlamış, maddi açıdan aileden çıkıp bağımsızlığını kazanmış. Erkekse ailesinin biricik göz bebeği, taleplerinin her şekilde karşılanmasına alışmış. Kadının sevdiği adam için çektiği kredi, adamın aldatışı, kadının tek bir söz söylemeden şehir değiştirmesi, adamın aldattığı kadınla evlenişi, kadının kredi borcu ödemesi, adamın borç umurunda olmadan hayatını yaşayışı, kadının cüzdanını açtığında yaşadığı mutsuzluğu. Arkanızda kendi yağıyla kavrulmaya çalışan bir aileniz varsa aldatmanın maddi türünün üstesinden kalkmanız çok kolay olmuyor. Yıllar öncesine, yani geçmişe dair yaşadıklarının kirasını ödüyor gibi hissediyor insan. Ne mi oluyor sonra? Paralar bedelle birlikte ödeniyor. Sonra bir duvar yazısı çıkıyor karşınıza; hayat kısa, kuşlar uçuyor.”

 

 

 

 

 

Önceki Yazılar

YALNIZ ZAMAN GEÇİRMEK, SANDIĞINIZDAN DAHA GÜZEL!

Sonraki Yazılar

BİR BAŞKA ORGAZM

Bir cevap yazın