degisime-neden-direniyoruz

DEĞİŞİME NEDEN DİRENİYORUZ?

 

 

Filozof Dany-Robert Dufour, değişime neden direndiğimizi anlatıyor.

Özel hayatlarımızda ve toplumda memnuniyetsizlik hissediyor olmamıza rağmen neden pasif kalıyoruz?

Çünkü ne yapacağımızı bilmiyoruz! Örneğin mesleki hayatta hissettiğimiz acı gerçektir, ancak bu her zaman işsizlikle gelecek olan dışlanmaya tercih edilir. Dahası, bunun nedeni çalışma hayatının üretimci ve değerlendirmeye dayalı bir normalleştirmeye tabi olmasıdır. Sorun bir kişi değil de bir sistem olduğunda kızgınlığınızı kime ifade edebilirsiniz? Ve hoşnutsuzluğun hareketsizlikle birleşmesi, depresyonun üreme alanından başka bir şey değildir.

Toplumlar “daima daha çok eşyaya sahip olma” döneminde yaşıyor. Bu tutum “pasif memnuniyetsizlik” eğilimini nasıl besliyor?

Bir nesneyi arzulamak için libidinal bir temeli harekete geçirmeye ihtiyaç var. Ancak nesneyi bir kez elde ettiğinizde size, “Bu artık iyi değil, başka bir şey daha istemeniz gerekir” denir. Bu tüketim toplumunun ilkesidir, bireyi arzunun tükenmesi sonucuna götürür. Bu tüketim prensibiyle, gerçekte bizi neyin tatmin ettiğini öğrenmek için kendine dönmek çok zor hale gelir.

O zaman çaresizlik hissine mahkûm olduğumuz söylenebilir mi?

Hiç kimse depresyondan ya da hareketsizlikten hoşlanmaz, bu ruh hali daha iyi bir yaşamı aramak için atılan ilk adımdır. Çaba gerektirecek bir özgürlüğü geri kazanma söz konusudur. Maddi olarak hoşlandığınız şeyleri yapmanın ve “yapmayı sevmenin” yollarını kendinize sunmanızdır. Objelerinizi yapılandırmanız gerekir; bu bir bilgisayar programından takıya kadar her şey olabilir, ne olduğu fark etmez. Tuzak, memnuniyetin öznenin dışından, biçimlendirilmiş cisimlerden geleceğine inanmaktır. Oysa mutluluk yalnızca öznel nesnelerden gelebilir, yeteneklerimi harekete geçirerek “benim” yaptıklarımdan; çünkü kendimizi bu objelerde görüp tanıyabiliriz, bizim onları yapılandırdığımız kadar onlar da bizi inşa ederler. Sadece bireyselleşme sürecinde yani sevdiğimizin ve kim olduğumuzun teyidiyle tekrar anlam bulabiliriz.

 

 

Önceki Yazılar

ÇAĞDAŞ EDEBİYAT

Sonraki Yazılar

FİLM ÖNERİSİ: ROMA