daha-iyi-bir-cinsel-iliski-icin-sevisme-teknikleri (3)

DAHA İYİ BİR CİNSEL İLİŞKİ İÇİN SEVİŞME TEKNİKLERİ

 

 

Seks, ilişkinin olmazsa olmazıdır. Psikolog Dr. Ursula Ofman, mutlu çiftlerin seks alışkanlıklarını anlatıyor.

  1. Seksi olduklarını bilirler

Mutlu çiftler için en önemli cinsel alışkanlıklardan birisi, her iki partnerin de birbirini tahrik ettiğini bilmeleridir. Bu size oldukça basit bir şeymiş gibi gelebilir; çünkü öyle! Karşılıklı cinsel isteği güçlendiren şey budur.

2. Küçük şeylerle yetinirler

Mutlu çiftler, işleri sıcak tutmak için büyük gösterilere ihtiyaç duymadıklarının farkındadırlar. Öğle yemeğinde gelen kısacık bir “seni özledim” mesajı, tüm günün güzel geçmesine yeter de artar bile. Seksi bir mesaj, anlamlı bir dokunuş ya da sadece el ele tutuşmak bile aradaki bağların sıkılaşması için yeterlidir.

3. İşin iyi tarafına odaklanırlar

Mutlu çiftler, işlerin negatif yönlerine odaklanmaktan ziyade, hayata pozitif bakmaya çalışırlar. İşlerin eleştirisine ya da beğenmedikleri kısımlarına saplanıp kalmazlar. Sekste de aynısı geçerlidir. Sekste karşı tarafın yaptığı ve hoşlarına giden şeyleri dillendirmekten çekinmezler. Seksi ve dolayısıyla da ilişkiyi sağlamlaştıran adımlardan birisidir bu.

4. Seks için zaman yaratırlar

İlişkinin başlarında hissedilen o seks coşkusunu bilirsiniz. Her an her boşlukta seks yapmanın yollarını ararsınız. Mutlu çiftler bu heyecanlarını iyi yönde dönüştürerek hayatlarına adapte ederler. Seks, onlar için doğallaşmıştır. Ancak doğallaşmış olması demek, yaşamdaki diğer aktivitelerin gerisine düşmesi anlamına gelmez. Sekse her daim kıymet verirler. Eğer sorumluluklar etraflarını kuşatsa bile, seks için mutlaka zaman ayarlamaya çalışırlar.

5. Fantezi dünyaları geniştir

İster zihinlerindeki kirli sırları birbirleriyle paylaşsınlar, isterlerse de alevli fantezilerini kendilerine saklasınlar, mutlu çiftler bu durumdan asla utanmazlar ve birbirlerini yargılamazlar. Fantezi kurmak, cinselliğin ayrılmaz bir parçasıdır ve ona heyecan katar. Onlar da bunun farkındadırlar. Fantezilerinden kaçmak yerine, onları olabildiğince paylaşmaya çalışırlar.

Güne Sabah Seksi ile Başlamak

Güne sabah seksi ile başlamaya ne dersiniz? Yapılan bir araştırmaya göre, parlak ışıklar altında erkeklerin yatak performansı yükseliyor.

Siena Üniversitesi araştırmacıları, düşük libidoya sahip 38 erkek üzerinde bir çalışma yürüttü. Katılımcılara 2 hafta boyunca her sabah bir miktar parlak ışık sunuldu. Erkeklerin yarısı sabahları güçlü parlak ışıkla dolu odalarda, diğer yarısı ise diğerine kıyasla daha zayıf ışıklı odalarda zaman geçirdi.

Araştırmanın sonuçlarına göre, daha parlak ışıklı odalarda zaman geçiren erkeklerin, kendilerinin cinsel tatmin değerlendirmeleri, ortalama 10 üzerinden 6.3 olarak belirlendi ve 2 hafta öncesine göre bu değerlerde ciddi artış gözlemlendi. (Çalışmada cinsel tatminin libido ile denk değerlendirildiğini de belirtelim.)

Daha düşük güçteki ışığa maruz kalan erkeklerde ise bu oran ortalama olarak 10 üzerinden 2.7’de kaldı ve eskisine kıyasla pek bir fark gözlemlenemedi.

Araştırmacılar açısından bakıldığında, parlak ışığın daha iyi cinsel tatmin sağlayabilmesi konusunda birçok neden bulunuyor. Muhtemel nedenler arasında, ışık terapisinin, beynin merkezinde bulunan beyin epifizini engellemesi de bulunuyor. Beyin epifizinin engellenmesi sonucu da testosteron seviyesi yükseliyor.

Yüksek testosteron seviyesi, libidonun yükselmesinde olduğu kadar erkeklerin orgazmın ardından tekrar ve daha çabuk erekte olabilmesi üzerinde de etkili. Parlak ışık için sabah saatleri oldukça ideal.

Daha Çok Seks, Daha Çok Mutluluk Mu Getirir?

Yapılan bir araştırmaya göre, daha çok seks yapmanın daha mutlu olmanın garantisi olmadığını ortaya koyuyor.

Keşke her şey bu kadar basit olsaydı: Daha fazla seks, ilişkinin daha iyi olmasını sağlasa, mutluluğumuza mutluluk katsaydı. Daha önceki birçok araştırma da bu iddiayı savunuyordu. Ama Social Psychological and Personal Science’ta yayımlanan bir araştırma, işleri tersine çeviriyor.

Söz konusu çalışma, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan 30.000 çift üzerinde uygulanan anketlerden elde edilen verilere dayandırılıyor. Sonuçlardan ilkine göre haftada 1 kez seks yapmak, seksten elde edebileceğin bütün mutlulukları almana yetiyor! Üstelik bu durumu kişinin yaşı, cinsiyeti ya da ne kadar süredir ilişki içerisinde olduğu da etkilemiyor.

Tabii bu noktada bir soluklanmak gerek. Çünkü bu araştırma ve dolayısıyla elde edilen sonuçlar sadece romantik ilişki içerisindeki bireyleri kapsıyor. Yalnız olanlar için seks ve mutluluk arasındaki ilişkiyi etkileyebilecek onlarca faktör bulunuyor. Bu gruba tek gecelik ilişkiler ya da açık ilişki yaşayanlar da dahil.

Sonuç? Seks elbette ilişkinin “mutlu” devam edebilmesi için vazgeçilmez bir konumda. Ama sırf mutlu olmak için seksi her gün yapmanıza da gerek yok.

Cinsel Sorunlarınızı Tantracı Seks ile Çözebilirsiniz

Cinsel sorunlarınızı çözmek ya da sekste yepyeni şeyleri keşfetmek istiyorsanız, tantracı seks ile tanışmanın vakti gelmiş demektir. 

Sanskritçe’de “birlikte dokumak” anlamına gelen Tantra, Hinduizm, Budizm ve Taoizm’den yayılan eski bir felsefedir.  Batıdaki insanlar  genellikle Tantra’yı Kama Sutra’da resmedilen akrobatik pozisyonlar ile sınırlama ve algılama eğilimindeyken, pratik edenler konunun aslında seks ile çok az bir alakasının olduğunu belirtiyorlar. Tantracı öğretiler ise aslında ruhsal aydınlanmaya giden bir yol. Batı versiyonunda ise işler tamamen çiftler arasındaki ilişki ile sınırlandırılmış durumda. Integrative Transformation Center in New York City’den Cheryll, kendilerine Tantra’yı öğrenmek için gelen insanların amaçlarının partnerleri ile çok daha etkileyici seks deneyimleri yaşamak olduğunu belirtiyor. Tantra sayesinde bedenin, zihnin ve ruhun birbirine bağlandığı hesaba katılırsa, insanların amaçları çok da mantıksız görünmüyor.

Tantracı seks çok daha beyinsel ve ruhani. Sürekli geçip giden enerji ile nefes alışverişinin senkronize edilmesiyle çiftler saatler boyunca birbirlerine bağlanabiliyor. Beraber geçirilen saatlerde partnerlerin her ikisi de çoklu orgazm olabiliyor. Hatta, boşalma sorunu yaşayan erkekler bile tantracı seks sayesinde boşalabiliyorlar. Ayrıca, çiftlerin birbirlerine uyum sağlayarak sekste inanılmaz dakikalar geçirmelerine de yardımcı oluyor.

Kendi evinde de workshop düzenleyen Cheryll, çiftlere birbirlerine kenetlenerek kucak kucağa oturmalarını, nefeslerini eş zamanlamalarını ve birbirlerinin gözlerinin içine bakmalarını söylemiş. Kadınlar pelvik kaslarını iterken çakra konuşmaları yapılmış. Ama ilk olarak, herkes partnerinin kalbine elini koyarak şu cümleyin devamını getirmeleri istenmiş: “Kendimi senin tarafından en çok sevildiğim ve değer verildiğime inandığım an…..”

Okudukların sana seksten çok bir çift terapisiymiş gibi gelebilir. Aslında durum biraz öyle. Ama batıda her geçen gün birçok cinsellik uzmanı, tantracı seksi değerlendirme kapsamına alıyorlar. San Diegolu klinik psikoloji uzmanı Richard Jordan’a göre çiftler arasında işler ters gidiyorsa, en baştaki problem büyük olasılıkla cinsellikle alakalıdır. Çiftlere uyguladığı terapilerde, bedene odaklı bir yaklaşımın konuşmadan çok daha etkili olduğunu gözlemlediğini belirtiyor. O yüzden de terapi yöntemi olarak tantra öğretisini temel alıyor. Jordan’a göre tantracı seks sayesinde erkeklerin ereksiyon problemlerini düzeltmek de mümkün. Çünkü bu yöntem  partnerlerin her ikisine de öz güven aşılıyor ve ilişkileri daha verimli kılıyor. İnsanların genellikle zihinsel ve seksüel enerjilerini ayrı ayrı değerlendirdiklerini ve ikisini birleştirmeyi düşünemediklerini söyleyen Jordan, bu birleşmenin sağlandığı anda seksin, çiftlerin ilişkilerinde paylaştıkları en samimi şey olacağının altını çiziyor.

Seks Hayatınızı İyileştirebilirsiniz

Kabul edelim, başta çok büyük heyecan duyduğunuz seks hayatınız bir süre sonra monotonlaşıp sıkabiliyor. Sevdiğiniz adamla geçirdiğiniz o anlarda hazzın doruklarını yaşamak istiyor ve o anın hiç geçmemesini istiyorsunuz. Vereceğimiz birkaç öneriyle seks hayatınızı yeniden canlandırabilirsiniz.

  1. Kışkırtıcı Müzik

Belki de Magic Mike soundtrack’i tam da sizin içindir. Zira buram buram seks kokan şarkılarda bir grup erkeğin striptiz yaptığını unutma! (Filmi izlediyseniz, bilirsiniz.) Frank Sinatra klasiklerini açıp hem romantik hem de oldukça sıcak saatler geçirmeniz de olası. Unutmayın, şarkılar anıları hayatımıza getiren hem somut hem soyut araçlardır. Aşk ve seks ateşinizi fitilleyecek olan da yine şarkılar. Beyninize uyarıcı etkisi yapacağı için kendinize bir playlist hazırlamanız hiç fena olmaz.

2. Biraz Işık Biraz Koku

Koku seksidir hele ki geçmişte özel bir anda duyduğunuz bir koku, size geri geldiğinde tüm duyularınızı harekete geçirir. Mum ve tütsü gibi kokular, beynine “İşte o an” der ve sizi zamansız bir yolculuğa çıkarır. Özel anlarınızı daha da ‘özel’ kılmak için hafif bir loşluğu, hoşluğa dönüştürmek sizin elinizde.

3. Farklı Seks Pozisyonları 

Değişiklik her zaman iyidir. Klitorisinize de farklı etkileri olacaktır. ‘Colors of Passion: Awakening Desire’ kitabının yazarı, Seks Terapisti Joy Davidson, “Her yeni partnerle ya da partnerinizle klitorisi uyaran ve size en iyi zevki verecek açılarla yeni pozisyonlar denemeniz yaşadığınız seksin kalitesini ikiye katlayacaktır” diyor. Hiç de haksız sayılmaz; yaratıcı olmakta fayda var!

4. Spor

Pelvik duvarını saran kasların daha çok orgazma erişebilmesi için spor yaparak güçlenmesini sağlamalısınız. Bol bol egzersiz yaparsanız, bunun seks hayatına katkısını da hemen fark edeceksiniz.

Zihninize Seks Eğitimi Verin

Seksi düşününce, akla ilk olarak cinsel organlar geliyor. Oysa yeni araştırmalar, cinsel hazzın ve tabii hayal kırıklığının yaklaşık bir metre daha yukarıda, beynimizde olduğunu gösteriyor. Kanada’daki British Columbia Üniversitesi’nden psikolog Dr. Lori Brotto, “Gün boyu zihnimizi aynı anda birçok işle uğraşması için eğitiyoruz. Ama seks, beyin ve beden arasında tam bir iletişim gerektirir. Odadaki ya da aklınızdaki şeyler dikkatinizi dağıtabilir ve eğer aklınız başka yerdeyse cinsel uyarılara yanıt vermek zorlaşır” diyor. Peki Dr. Brotto’nun araştırmaları ne gösteriyor? Beyninizin ve cinsel organlarınızın orgazma ulaştıracak şekilde uyumlu çalışması mümkün!

  1. Görev zihniyetinden vazgeçin

Yatakta o an harika şeyler yaşansa bile aciliyet hissi erotizmi tamamen öldürebilir: Yakın mıyım? Olacak mı? “Elusive Orgasm” kitabının yazarı Dr. Vivienne Cass, “Bu konuda efor sarf etmek için kendinizi gerdiğiniz anda dikkatiniz dağılacaktır. Orgazma yaklaştıkça anksiyete ve cinsel duyguları durdurma ihtimaliniz artacak” diyor. Ayrıca fazla sabırsızlandığınızı fark ettiğinizde diğer düşünceleri durdurmak için kendi kendinize “Sadece yaşamakta olduğumdan zevk almak benim için iyi bir şey” diye tekrarlamanızı tavsiye ediyor. Eğer içsel diyalogunuzda “olmalıyım” ve “yapmalıyım” gibi ifadeler kendini göstermeye başlarsa şu soruyu sorun: “Orgazm olmam için gerçekten bir baskı var mı, yoksa bu bir hayal ürünü mü?” Bu ağırlıktan kurtulmak, orgazma erişmenizi sağlayabilir.

2. Yatak odası yogası

Yoga ve seksin esnek bacaklar dışında bir ortak yanı daha var. Dansçı duruşunu tam olarak yapmak gibi orgazma ulaşmak da tamamen o ona ulaştığınızda daha kolay oluyor. Dr. Brotto, kadınların düşük arzu seviyesinin incelendiği bir araştırmada, sadece 4 seans dikkat meditasyonunun cinsel ilişki sırasında kendi kendini yargılamayı engelleyerek tahrik olmayı kolaylaştırdığını gördü. Dr. Brotto, bunu “İnsan, o an yaşanmakta olan hislere yoğunlaştığı zaman bunu nasıl analiz etmez ya da bunlarla ilgili endişelenmez” diye açıklıyor. Peki bunu başarmak nasıl mümkün? En basit yöntem, nefesinizi takip etmek ya da kendinize ‘Ne hissediyorum?’ diye sormak. Dr. Brotto’nun tavsiyesi şöyle: “Fiziksel hislere yoğunlaşın: partnerinizin nefes alışı, hareket eden bedenlerin sesi…”

3. Kendi hikayenizi anlatın

Bazen avare bir zihnin çözümü, onu dizginlemek değil serbest bırakmaktır. Dr. Brotto, “Fantazi kurmak, konsantrasyonunuzu devam ettirmeyi sağlayabilir. Seks sırasında bir imaj, bir hatıra ya da bir hikaye düşünmeniz yatakta cinsel bir karşılık bulabilir” diyor. Partnerinizin size yapmakta olduğu şeyi kelimelere dökün, zira fantaziyi ne kadar somutlaştırırsanız kendinizi o kadar kaybedersiniz.

Yaş Faktörü Seksi Etkiliyor

Kinsey Enstitüsü’nün yeni raporuna göre, yaşınız (ya da kendinizi hangi yaşta hissettiğiniz) bu denklemin en büyük faktörü olabilir. Enstitünün bu yıl yaptığı ve Journal of Sex Research’te yayınlanan çalışmada yaşın cinsel ilişki sıklığını nasıl etkilediği incelendi. 10 yıldan fazla bir sürede, 1200 civarında orta yaşlı ve onlardan yaşça daha büyük yetişkinlere kaç kez seks yaptıkları, cinselliğin kalitesi ve cinselliğe ne kadar ilgi duydukları soruldu. Katılımcıların kronolojik yaşı ve normalde hissettikleri yaş arasındaki farkı belirlemek için de şu basit soru yöneltildi: “Birçok kişi, olduğundan daha yaşlı veya daha genç olduğunu hissediyor. Çoğu zaman hangi yaşta hissediyorsunuz?”

Sonuçlar mı? Tamamen sizin düşüncelerinizle alakalı. Katılımcılar, daha yaşlı hissettiklerini belirttiklerinde; seksle daha az ilgililerdi ve seksin ‘kalitesinin’ kötüye gittiğini düşünüyorlardı.

On yıldır süren çalışmada, insanların daha az seks yaptıkları, hatta son altı ayda 2,52 kereden 1,8 gittiği görüldü. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, kronik sağlık sorunları olanlar daha az cinsellik yaşıyordu. Ek olarak, araştırmanın başlangıcında sıklıkla seks yaptığını belirten kişilerin cinsel hayatı 10 yıl sonra daha da iyileşti. Yani, şimdiki alışkanlıklarınız geleceği de etkiliyor. Kullan ya da kaybet, öyle değil mi?

Araştırmalar kendilerini genç hissedenlerin, daha sağlıklı ve uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Ayrıca geçmişte yapılan bir araştırmaya göre de, haftada bir kez seks yapanlar çok mutlu!

Ve yaşlandığınızda da seks aynı güzellikte devam edebilir. Women’s Health dergisinin geçmişte yaptığı bir araştırmaya göre, 80’li yaşlarını süren ve cinsel açıdan aktif kadınların yüzde 32’si, ayda en az iki kez seks yapıyor.

İleri Yaşta Mutluluk

Yaşlıların cinsel memnuniyeti üstüne yapılan bir araştırma, sağlığın yanı sıra iletişim ve mutlu bir ilişki içinde olmanın da önemli olduğunu ortaya koydu. Londra’da yapılan araştırmada, sağlık, yaşam tarzı ve ilişki faktörlerinin ileriki yaşlarda seks hayatını ve memnuniyetini nasıl etkilediği, insanların nasıl tepki verdiği ve bununla nasıl başa çıktığı üstüne çalışıldı. 55-74 yaşları arasında yaklaşık 3 bin 500 kişi üzerinde yapılan araştırmada, dört erkekten biri ve altı kadından biri yaşadığı sağlık problemlerinin seks hayatını olumsuz etkilediği belirtti. Öte yandan, sağlıklı bir iletişime ve mutlu bir ilişkiye sahip olanların cinsel hayatından memnun olduğu kanıtlandı. (Kaynak: ScienceDaily)

Kitap Önerisi: Seksin Doğası

Biyolog Dr. Carin Bondar, hayvanlar âleminde gözlemlenen çeşitli cinsel davranışları ele aldığı “Seksin Doğası”nda primatlardan balinalara, çakallardan salyangozlara, ötücü kuşlardan yırtıcılara hayvanların üreme döngülerinde insanların cinsel yaşamını renksiz gösteren ve onunla şaşırtıcı paralellikler taşıyan pek çok detayı bulabileceğimiz ansiklopedik bir gezintiye çıkarıyor okuru. Doğada eşleşebilecek partner bulmak, başarıyla çiftleşebilmek ve sonucunda dünyaya gelecek yavruları büyütebilmek için ne mücadeleler verildiğini ve bize bugün garip gelen pek çok detayın aslında ne kadar doğal olduğunu görme fırsatı sunan ve merak uyandıran bir kitap. (Carin Bondar, Kolektif Kitap, 336 s.)

 

 

Önceki Yazılar

SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRAN FERMENTE GIDALAR

Sonraki Yazılar

HAYALİNİZDEKİ HAYATI OLUŞTURMAK İÇİN BEŞ ADIM

Bir cevap yazın