cocuklardan-“onay”-alin

ÇOCUKLARDAN “ONAY” ALIN

 

 

Bazen şefkatle bir çocuğun başını okşamamız, bazen ebeveyni olarak hak gördüğümüz bir müdahale, bazen de istemsizce sarf ettiğimiz bir söz, çocuklarımızın bedensel söz hakkı algısı üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Çocukların saygı duyulması gereken birer birey olduklarını öncelikle biz yetişkinlerin öğrenmesi gerek. Ancak ondan sonra çocuklarımıza benlikleriyle ilgili öğreteceklerimize geçebiliriz.

Kızım, babası ve benim biraz önümden yürüyordu, aramızdaki mesafe açılmıştı. Bir bahçe demirinin arkasına geçip gülerek ‘Hapsoldum, hapsoldum!’ deyip oyun oynamaya başladı. Tanımadığımız bir kişi hemen yanına gitti ve kızımı kucaklamaya çalışarak ‘Gel, ben seni kurtarayım’ dedi. Telaşla hemen yanına koştum ve yabancıya kızımdan uzaklaşmasını söyledim. Dondu kaldı, bir şey diyemedi. Kızımı alıp oradan hemen uzaklaştım. Kızıma ‘Az önce seni tanımayan biri sana dokunmaya kalktı, ben ne yaptım gördün mü?’ dedim. ‘Gördüm anne’ dedi. ‘Ona engel oldum, ben yanında yokken sen de aynısını yapmalısın’ diye de ekledim. Çünkü ben ses çıkarmazsam, tanımadığı insanların ona istediği zaman, istediği gibi dokunabileceği ve bunun normal olduğu mesajını alacak. Bu işin iyi niyeti, kötü niyeti olmaz. Çocuklara her canı isteyen, istediği zaman doğal bir şeymiş gibi dokunamaz. Beni yoldan geçen biri durduk yere nasıl gıdıklayamıyor, gelip öpemiyorsa, çocuğumu da öpemez. Bu normal değil. Çocuklar, eğlencelik oyuncak değil.”

5,5 yaşında kız çocuk annesi olan mimar Filiz, yaşadığı olay üzerine kızına nasıl davranması gerektiğini, verdiği tepkiyle gösteriyor. Çocukların bedenleri, doğdukları andan itibaren kendilerine ait, özel ve değerlidir. Belli bir yaşa gelene kadar özel ihtiyaçlarının yetişkinler yardımıyla karşılanıyor olması bu aidiyeti değiştirmez. Çocuklar da birer birey olarak doğuyor ve herkes kadar saygıyı, başta da kişisel sınırlarına saygı duyulması ve ihlal edilmemesini hak ediyor. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği kapsamında gerçekleştirilen “Çocukların Bedensel Söz Hakkı” projesinin yürütücülerinden, çocuk ve gençlik çalışmaları sorumlusu, psikolog Nurgül Öz, “Yetişkinler olarak birbirimizin bedenine sormadan müdahale ediyor, bilgi vermeden dilediğimizce dokunuyor, fotoğraflarımızı çekip izinsizce sosyal medyada paylaşıyor muyuz? Umuyorum ki hayır. Bir başkasının kişisel sınırları ve özel alanı olduğunu kabul etmek ve bu alana dair her eylemle ilgili izin istemek, bilgi vermek, soru sormak ‘onay’ almak anlamına gelir. Ve bu kavram çocuklar için de geçerli olmalıdır ki onay kültürü dediğimiz saygıya dayalı kültür, toplumda yer bulsun.

Çocukların bedeni de tıpkı yetişkin bedenleri gibi saygıyı hak eder. Çocukların da tıpkı yetişkinler gibi kendi bedenleri üzerinde karar verme, hayır deme ve söz söyleme hakları vardır” diyerek, bedenleriyle ilgili kararlarda çocuklara söz hakkı tanımanın önemini vurguluyor.

Peki, çocukların bedensel söz hakkına sahip olmaları için nasıl adımlar atabiliriz? Mesela ona sarılmadan önce “Sana sarılabilir miyim?” diye sorarak ve onaylarsa eylemi gerçekleştirerek başlayabiliriz. Sağlık konusunda bir müdahalede bulunmadan önce sebebini açıklayarak onay almak, istemedikleri davranışlar için onları zorlamamak, suçlu hissettirmemek ve utandırmamak, yapabileceğimiz davranışlardan sadece birkaçı.

Çocukların olumlu beden algılarını geliştirmenin, özdeğer ve özgüven duygularını desteklemenin ve başkalarının özel alan ve sınırlarına saygı göstermenin neden önemli olduğunu anlatmanın en güzel yolu bebekliklerinden itibaren “onay” kavramını hayatlarına yerleştirmek. Çünkü ilerleyen yaşlarda yaşayacakları güvenli ilişkilerin temelini onay kavramı inşa ediyor.

Yazı: Hüma Kaya

 

 

Önceki Yazılar

YARATICILIK KAYNAĞI OLARAK ÇOCUKLUK

Sonraki Yazılar

KLİNİK PSİKOLOG SEDA AKTAŞ SORULARINIZI YANITLIYOR