cocuklar-icin-bagimsiz-oyunun-onemi

Çocuklar için Bağımsız Oyunun Önemi

Çocuğun bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel becerilerini aynı anda geliştirmesine olanak tanıyan serbest oyunda anne-babalara ne gibi görevler düştüğünü biliyor musunuz?

Oyunun çocukların gelişimi üzerindeki pozitif etkisini artık hepimiz biliyoruz. Okul öncesinde, oyunla çocuğun zihinsel, duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimi desteklenir. Çocuk hayatına katkıda bulunabilecek birçok davranışı, bilişsel-duygusal beceriyi ve bilgiyi oyun yoluyla öğrenir. Onların hayatında oyuna ne kadar yer verirsek gelişimlerine o kadar katkıda bulunmuş oluruz. Bir çocuğun bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel becerilerini aynı anda geliştirmesine fırsat veren en önemli faktörlerden biri ise serbest oyun. Ama bağımsız oyun oynamak öncelikle oyunu birlikte deneyimlemekten geçiyor.

Uzman gelişim psikoloğu Begüm Köseler, “Serbest oyunlarda yönetmen çocuk, asistan ise ebeveyndir” diyor. Anne-babalar çocuklarını bağımsız oyun oynamaya teşvik edip onları desteklemeli. Her çocuk kendine özel olduğundan kimi çocuklar kendi kendilerine çok güzel oyun oynarken, kimileri ise oyun arkadaşı olmadan oyun oynamak istemiyor. Bağımsız oyun için gün içinde ayıracağınız zaman, çocuğun yaşına göre değişiyor. Ancak yaşı ne olursa olsun, ilk bağımsız oyun denemelerinizi 5-10 dakikayla sınırlayıp çocuğunuz tolere edebildiği sürece süreyi artırmayı deneyebilirsiniz. Peki, kaç yaş aralığında bağımsız oyundan bahsetmemiz mümkün ve anne-babalara serbest oyuna teşvik etmek için ne gibi görevler düşüyor? Uzman gelişim psikoloğu Begüm Köseler, bizlere bu konuda yardımcı olacak bilgiler veriyor: 0-6 ay arası bebekler başını kaldırabildiğinde, karın üstü aktivitelere başlayabilir. Kendi başına oyunu 5-10 dakikayla sınırlı tutabilirsiniz. Uzanabileceği renkli oyuncaklar, elinde tutup sallayabileceği tahta kaşık, sünger, yumuşak top gibi farklı yüzeylere sahip eşyalar tercih edilebilir. 6-18 ay arası bebekler gelişen duyuları ve motor becerileriyle daha aktif olur. Neden-sonuç ilişkilerini ve nesneler arasındaki bağlantıları tanımaya başlarlar. Bu aşamada bağımsız oyuna teşvik etmeye beş dakikayla başlayıp kademeli olarak 40 dakikaya kadar çıkarmayı düşünebilirsiniz. Farklı materyallerden oluşan duyu kutuları ve keşif kutuları kendi kendine ancak sizin gözetiminiz altında zaman geçirebileceği eğlenceli aktivitelerdendir. 18 ay-3 yaş arasında dil gelişimiyle birlikte çocuklar sosyal oyunlar, evcilik, doktorculuk yani “–mış” gibi oyunlar kurmaya başlayabilirler. Bu oyunları sizinle deneyimlemesi, daha sonra kendi oyuncaklarıyla bu tarz oyun kurmasına yardımcı olur. Ahşap bloklar, basit yapboz parçaları, resim eşleştirme gibi oyunlar kendi kendilerine yapabilecekleri ve becerilerini geliştirebilecekleri oyuncaklardandır. 3-5 yaş arasında çocuğunuzun yalnız kaldığında kendi kendine konuşarak -mış gibi oyunlar (doktorculuk, evcilik vb.) kurduğunu gözlemleyebilirsiniz. Renkli kırtasiye malzemeleriyle kategorizasyon becerilerini geliştirmeye yönelik aktiviteler kurabilir, yaratıcılığını ortaya çıkarmak adına renkli kâğıtlar ve parmak boyası sunabilirsiniz. Bu aşamada çocuklar bir-iki saat bağımsız oyun oynayabilecek gelişim seviyesindedirler. Bağımsız oyun oynamaya nasıl teşvik edebiliriz? Bağımsız oyun oynamak öncelikle oyunu birlikte oynamaktan geçiyor. Çocuğunuzla düzenli olarak serbest oyun zamanları planlayın. Serbest oyunlarda yönetmen çocuk, asistan ise ebeveyndir. Oyunun nasıl şekilleneceğini, kuralları, hangi oyuncakların dahil olacağını çocuk belirler; ebeveyn ise öğretici olma kaygısı gütmeden ve yönlendirici olmadan oyuna eşlik eder. Bu şekilde çocuğun oyun kasları gelişir, oyuna liderlik etmeye başlar ve kendi fikirlerinin peşinden gitmeye değer olduğunu düşünür. Zamanla oyuna yön vermeye ve bağımsız oyun oynamak için bir yetişkine ihtiyaç duymamaya başlar. Tam da bu yüzden oyuna zaman yaratmak büyük önem taşıyor. Günümüzde çocuklar neredeyse tüm günlerini yapılandırılmış aktivitelerle geçiriyorlar; oyun grubu, okul, okul sonrası aktivitelerle çocukların kendi başlarına kalıp sıkılacağı zamanlar azalıyor. Ancak sıkılmak ve beklemek de faydalı. Çünkü sıkılmak çocukta yaratıcılığı artırıyor. Bu nedenle gün içinde yapılandırılmış zamanların dışında kendi başına kalmayı deneyimleyebileceği fırsatlar yaratmaya çalışabilirsiniz. Bağımsız oyun zamanlarında ebeveyn olarak beklentilerinizi gerçekçi tutmanızda fayda var. Yaşlara göre çocuğun oyun davranışı hakkında bilgi edinerek beklentilerinizi çocuğun yaşına uygun hale getirin. Örneğin 1 yaşın altında bir çocuğun kendi kendine uzun süre oynamasını beklemek gelişimsel olarak pek mümkün değildir. Bağımsız oyunun çocuğun her zaman odasında tek başına oynaması anlamına gelmediğini de hatırlamakta fayda var. Çocuğun güvende hissetmesi için oyun alanının size yakın bir konumda olması da önemli. Bağımsız oyun oynarken çocuğunuzun görüş alanında olmasanız dahi sizi nerede bulacağını bilmesi faydalı olur.

Montessori oyuncaklarının faydaları

Eğitimci Maria Montessori, “Oyun, çocuğun işidir” der. Okul öncesi eğitim metodu olan Montessori; hazırlanmış ortam, öğretmenler ve materyallerle, “Kendi başıma yapabilmem için bana yardım et” cümlesiyle hareket eden bir yaklaşım. 0-3 yaş için tasarlanmış Montessori oyuncakları ve ilham alınarak oluşturulmuş etkinliklerle bazen çocuklar boş bir kutuyla ya da çam kozalaklarıyla bile oynayabilirler. Önemli olan, bu tarz materyalleri kategorize edip sade bir ortamda çocuğun istediği zaman ulaşabileceği konuma getirmektir. Çocuk tüm oyun alanındaki oyuncaklara kendi ulaşabilmeli ve bu alanda özgürce hareket edebilmelidir. Bu şekilde çocuğun kendi kendine oyun başlatma ve sürdürme becerileri gelişir.

Yazı: Nilay Uzun İnan

 

 

Önceki Yazılar

Kintsugi Sanatı

Sonraki Yazılar

Güven ve Huzur Veren İç Tasarım