Little girl taking a selfie with smartphone on the home living room having fun using colorful filters applications changing her face like a cute kitten.

“ÇOCUĞUM SOSYAL MEDYADA SAATLERİNİ GEÇİRİYOR”

 

 


Okuldan döner dönmez bilgisayarının başına geçiyor ve Instagram’daki zaman tüneline bakıp bir saat önce görüştüğü arkadaşlarıyla sohbet etmeye başlıyor.

Gençler günde en az üç saatini geçirecek kadar Instagram’a ve diğer sosyal medya sitelerine bağımlı. Bu bağımlılık, kendilerinin o yaşlardayken telefona yapışık yaşadığını unutan ebeveynleri endişelendiriyor. Çocuk Psikiyatrı Daniel Marcelli’ye göre, ergenlerin sosyal yaşama ihtiyaçları var. “Sosyal medya, ergenliğe giren gencin odasından dünyaya açılmasını sağlıyor, bu büyüleyici bir şey. Duygularını ifade etmek, başkalarınınkini duymak, fikirlerini paylaşmak… Bu alışverişler sosyal yeteneklerini geliştiriyor. Bir kısmı sanal bir biçimde ve yüzeysel ama önemli olan yaşanan arkadaşlık, aşk ve çatışmalar.

Bu sosyal ağ, ergenin kendini sahneye koymasına ve hemen kendisiyle ilgili geri dönüş almasına olanak sağlıyor. Çekiciliğimizden şüphelendiğimiz o yaşlarda, bu harika bir başarı. Ergenliğe adım atmış genç, profilini güzel fotoğraflarıyla süsler, sevdiği grubun video kliplerinden sosyal medya fenomenlerinin videolarına kadar anlık tutkularını yansıtan paylaşımlarda bulunur. Eğer çok fazla arkadaşı varsa ve o arkadaşlar havalıysa, bu onun da havalı olduğu anlamına gelir. Sonuç olarak her şey görülür. Böylelikle sosyal medya, kimlik inşasında en önemli destek haline gelir. Daniel Marcelli’ye göre Sosyal medya, ergenin yaşıtları üzerindeki etkisini ‘objektif olarak‘ ölçmesini sağlıyor. Paylaşımını ne kadar çok beğenirlerse, o kadar narsisizmi güçlenir. Riskli olansa, daha hassas kişiliğe sahip olanların, kendilerini çok fazla teşhir edip utanç verici konuma düşürmeleri ya da hiç kimse duvarına yazı yazmadı diye üzüntüden mahvolmaları.

Teşhir etmenin narsisistik hazzı, aile yaşamından çıkıp arkadaş bulmak içindir. Her şey genci daha da bağımlı hale getirmeye hizmet eder. Facebook’u yasaklamak yerine internette geçireceği  saatleri sınırlandırın. Bu uygulama gerçek hayatını yani ödevlerini, spor aktivitelerini ve uykusunu gasp etmeden gerçekleşmeli. Aynı zamanda onu sapkın kişilere karşı korumalı ve gizlilik ayarlarıyla hesabını ve dolayısıyla özel hayatını korumasına yardımcı olmalısınız. Çocuğunuz internete fotoğraf ya da yazı koyduğu zaman iyi düşünmeli, çünkü bu bir gün kendisine ya da size hiç de hoş olmayan bir şekilde geri dönebilir.

Derleyen: Büke Tozlu

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

DOĞANIN RENKLERİ SOFRANIZDA

Sonraki Yazılar

ANKSİYETE VE DEPRESYONA KARŞI YOGA TERAPİ