cinsellikte-kadin-ve-erkek-farkliliklari

CİNSELLİKTE KADIN VE ERKEK FARKLILIKLARI

 

 

Psikiyatr ve cinsel terapist Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer, toplumda erkeklerin cinsellik hakkında her şeyi bildiğine dair yanlış bir inanış olduğunu, bu yüzden kadınların isteklerini dile getiremediklerini, erkeklerin de performans kaygısı yaşayabildiklerini söylüyor. Bu da cinsel yaşamın kalitesini düşürüyor. Kadınlar hâlâ ne kadar büyük bir cinsel güçleri olduğunu bilmiyor. Erkeklerse halen kadınların uyarılmasının 15 dakikadan bir saate kadar uzayabileceğinin farkında değiller. Çiftler birbirlerine cinsel ilişki sırasında nelerden hoşlandıklarını, nelerden hoşlanmadıklarını sorabilirler.

Evrim Ebru Yılmazer, kadın ve erkeğin farklılıklarını bilip tanıması gerektiğini vurguluyor. “Erkeğin uyarılması için görsel ya da düşlemsel uyaranlar etkin olabilirken, kadın duyumsal, romantik uyaranlara daha çok ihtiyaç duyar. Buna bağlı olarak da uyarılma süreleri farklılık gösterir. Erkek çok daha kısa sürede uyarılabilirken, kadının zamana ihtiyacı vardır. İyi bir cinselliğin en önemli gereksinimi, önsevişme süresinin uzunluğudur.” Birçok cinsel sorunun kaynağı, ötekini ve kendini yanlış tanımakta yatıyor. İpek 33 yaşında ve partnerlerinin deneyim eksiklikleri ilişki sırasında zorluklar yaşamasına neden olmuş. “Ya klitorisimi uyarmayı bilmiyorlar ya da akıllarına gelmiyor. Ben de her seferinde onları yönlendirmeye cesaret edemiyorum.” Kendinin ve ötekinin fiziksel ve ruhsal özelliklerini inkâr etmek, başarısızlığın sorumluluğunu karşı tarafa yüklemeye ve tatminsizliği partnerin yüzüne vurmaya sebep olabilir.

Seksologlar ve çift terapistleri, kadınların kendilerini arzuya ve zevke bırakabilmeleri için kaliteli bir duygusal iklimin öneminden bahsediyorlar. Yılmazer’e göre ülkemizde kız çocukları yetiştirilirken, cinsellikle ilgilenmemeleri öğretiliyor. Cinsellikle ilgili söylemler, davranışlar kınanıyor. “Örneğin mastürbasyon yapmaları istenmez ve ayıplanır. Oysa mastürbasyon kadının kendi bedenini tanımasının en güzel yoludur. Kendi bedenine rahatça dokunamayan bir kadın, ne başkasının bedenine rahatça dokunabilir ne de kendi bedenine dokunulduğunda rahat hissedebilir!”Dokunmak çok önemli. Enerjiyi serbest bırakmak için cinsel birliktelik öncesi çiftler birbirine masaj yaptığında, erkekler mahkûm olduğu cinsel basmakalıplardan çıkıyor. Bir kadının kollarına kendilerini daha rahat bırakıyorlar ve duygularına, kırılganlıklarına daha çok önem veriyorlar. Kadının bu ortamda kendilerini kabul etmesini ve yönlendirmesini bekliyorlar.

Kadınlar da ihtiyaç duydukları bedensel uyarılmayı yaşayabiliyor ve cinsel birleşmeye daha hazır hale geliyorlar. Erkekler feminen taraflarını kabul etse, kadınlar da maskülen taraflarını bastırmasa, cinsellik yaratıcı ve öğretici bir hal alır. “Esin ile karşılaşmam gerçekten bir aydınlanmaydı benim için” diyor 47 yaşındaki Yiğit ve ekliyor: “O yalnızca yaratıcı değil, aynı zamanda çok aktif. Hiçbir basmakalıp role uymayan bu kadının karşısında gerçekten kendimi bırakmanın zevkini çıkarabiliyorum. Okşanmayı, daha farklı okşamayı, fantezilerini anlamayı ve kendi fantezilerimi de serbest bırakmayı öğrendim. Kendimin hem aktif hem pasif, hem yumuşak hem baskın olmasına izin veriyorum ve bu bana her defasında yeni şeyler öğretiyor.” Evrim Ebru Yılmazer, her bireyin kendine özgü oluşu gibi, her çiftin de kendine özgü olduğunu unutmamak gerektiğini vurguluyor. Doğanın empoze ettiği ve kültürün üstesinden gelmemize yardımcı olmadığı, paylaşım ve değiştokuş alanında bizi birbirimizden ayıran farklılıkları anlamak için kendini ve ötekini yakından tanımaktan başka bir yol yok.

 

 

Önceki Yazılar

10 DAKİKADA GENÇLEŞİN

Sonraki Yazılar

HİÇBİR ŞEYİ KİŞİSEL ALMAYIN