cildinize-sonbahar-temizligi (1)

CİLDİNİZE SONBAHAR TEMİZLİĞİ

 

 

Matlık, yağ bezeleri, pürüzlü cilt görünümü, yüze oturmayan makyaj malzemeleri… Çoğumuz zaman zaman aynada bu görüntüyle karşılaşıyor ve kendimizi mutsuz hissediyoruz. Özellikle yaz aylarında güneşin ve terlemenin etkisiyle ölü hücrelerle dolan cildimizi ferahlatmak aslında çok kolay.

Cildinizi hiç mikroskop altında incelediniz mi? Veya sıkı bir cilt bakımından sonra, neden daha yumuşak, parlak ve pürüzsüz göründüğünü merak ettiniz mi? Cevabınız “Evet” ise, muhtemelen gözeneklerinizde biriken ölü deri ve kirlerden haberdarsınızdır. Yüzümüzü sadece suyla veya temizleyiciyle yıkamak, gözeneklerin derinlemesine temizliği için yeterli değil. Gün içinde cildimizin salgıladığı sebum, hava kirliliği, nikotin, toz, ter, makyaj kalıntıları ve ölü deriler gözenek ve kıl köklerinde birikir. Bunlar cildin nefes almasını engeller ve gözenekleri genişletir. Bu nedenle, zaman içerisinde ciltte renk koyulaşması ve sararma görülebilir. Cilt kırışmaya karşı savunmasız hale gelir ve pürüzler, komedonlar, siyah nokta ve akne oluşumu ortaya çıkar.

Cildi bu gibi etkilerden korumak için bakım rutininize haftada iki kez peeling adımını eklemek cildinize yapabileceğiniz önemli iyiliklerden birisi. Fakat bu uygulamadan önce cilt tipinizi doğru şekilde analiz etmek, size uygun uygulama yöntemi ve ürünü bulabilmek, cildinizi temizlemeye çalışırken zarar vermemek adına çok önemli bir adım. Bu süreçte dermatoloğunuza danışmanız, özellikle hassas bir cildiniz varsa, en doğrusu olacaktır.

Size en uygun peeling yöntemi hangisi?

Cildi derinlemesine arındırma metotları yüzyıllardır tüm dünyada uygulanıyor. Türk kültüründe hamam ve kese en yaygın ölü deriden arınma yöntemiyken, Antik Mısır’da Kleopatra’nın ekşimiş sütle banyo yaptığı (ekşi sütte bulunan laktik asit, cilt üzerinde soyma etkisi gösterir ve ölü deriyi alarak yumuşaklık, parlaklık sağlar) bugün pek çok kaynakta karşımıza çıkıyor. Farklı şekillerde formüle edilen peeling (eksfoliasyon) yöntemlerinden cilt tipiniz ve ihtiyacınızla en uyumlu olanını bulmanız uygulamadan etkili sonuç almak için çok önemli. Fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılan peelinglerde en çok bilinen birkaç yöntem ise şöyle:

FİZİKSEL PEELİNG

Granül (tanecik) peeling

Peeling dendiğinde çok sayıda kişinin gözünde canlanan ilk şey, içerisinde tanecikler bulunan temizleyiciler şeklinde formüle edilen granüllü ürünler. Taneciklerin cilt üzerindeki kiri, ölü deriyi aşındırması ve gözeneklerin içine girerek burada biriken yağ, makyaj artığı gibi kalıntıları temizlemesi cildi arındırma konusunda genelde başarılıdır. Ancak granüllü peeling kullanırken dikkat edilmesi gereken birkaç hassas nokta var. Öncelikle kalın, sert ve aşındırıcı tanecikler cildin çizilmesine, deforme olmasına ve cilt bariyerine zarar vererek zedelenmesine sebep olabilir. Bu tür bir temizleyiciden yardım almak istiyorsanız, güvenilir içeriğe sahip cildi mikro taneciklerle nazikçe temizleyen ve çizmeyen ürünler tercih etmelisiniz. Özellikle hassas, ince derili ve kuru ciltliyseniz, dermatoloğunuzun önerdiği güvenilir peelingler seçmeniz, bakım sonrası cildinizin güzelleşmesini beklerken büyük hasarlarla karşılaşmanızın önüne geçer. Cildinizde aktif akne varsa veya iltihaba meyilli bir cilde sahipseniz, granüllü peelinglerden uzaklaşıp kimyasal peelinglere yönelmelisiniz, çünkü granüller aknenin yaraya dönüşmesine ve cilde yayılmasına sebep olur. Ayrıca, tanecikli ürünlerin içeriğinde doğada çözünmeyen plastik parçalar bulunabileceğini de aklımızdan çıkartmamak gerek. Su ve kanalizasyon yoluyla deniz canlılarının hayatını tehlikeye atabilecek ve su kirliliğine sebep olabilecek granüller çevre için büyük bir sorun. Bu nedenle gül yaprağı tozu, pirinç unu, kahve telvesi gibi doğal ve ince tanecikli ürünleri tercih edebilirsiniz. Vücut içinse tozşeker ve zeytinyağı karışımı güzel bir alternatiftir. Tanecikli peeling’i haftada iki defadan fazla uygulamamaya dikkat edin.

Keseleme

Kültürel olarak cildi keseyle arındırmaya oldukça yatkınız. Keseleme işleminde dikkat etmemiz gereken en önemli iki şey ise kesenin yumuşaklığı yani dokuma sıklığının uyguladığımız bölgeyle uyumlu olması ve keseleme işleminde kullanacağımız yıkama ürününün ciltle uyumluluğu. Yüz için ince dokuma yumuşak ipek yüz keseleri en iyi seçim olacağı gibi, vücudunuzda at kılı veya doğal liflerden üretilmiş keselerden yardım alabilirsiniz. Eğer temin etme şansınız varsa, özellikle Uzak Doğu’nun vazgeçilmez arındırma aracı olan ipek böceği kozalarını ıslatarak kullanabilirsiniz. Yine doğal konjak süngerler de etkili ve yumuşak bir temizleme sunar.

KİMYASAL PEELİNG

Asit peelingler

Kimyasal peelinglerin temel aracı, cildi soyma etkisine sahip asitlerdir. Peeling etkili asitler, güneşten sertleşen, matlaşan ölü derinin cilt üzerinden ayrılmasını sağlarlar. Asit içeren peelinglerin etki gücü, ürün içeriğindeki oranıyla ilgilidir. Ev tipi kullanıma yönelik ürünlerde cilt tahribatının önüne geçmek için düşük miktarda asit bulunur ve uzun süreli kullanımda etki eder. Klinik veya güzellik merkezlerinde cilt uzmanları tarafından kimyasal peeling adıyla yapılan profesyonel işlemlerde ise çok daha somut ve hızlı sonuç elde edilebiliyor. Kimyasal peeling cilt bariyerini incelttiği için bu gibi işlemlerden veya asitli ürün kullanımından önce, cilt üzerinde herhangi bir açık yara olmamasına dikkat etmek, bir uzmanın onayını almak, soyma etkisi bulunan retinol gibi içeriklerle birlikte kullanmamak dikkat edilmesi gereken hususların başında yer alıyor.

Kimyasal peeling’te kullanılan asitler, AHA ve BHA olarak ikiye ayrılıyor. Cilt bakımında kullanılan asit içerikleri ve kullanım alanlarını kısaca tanıyalım:

AHA: Suda çözünen asitlerdir. Glikolik asit ve laktik asit cilt bakımında kullanılan en bilinen iki türdür. Glikolik asit, meyvelerden elde edilir. Moleküler yapısı ince olduğundan derine inebilir ve ciltteki yüzeysel melanomları (güneş lekesi gibi) iyileştirebilir. Laktik asit ise ekşimiş süt asididir. Cilt yüzeyine havadaki suyu çekme özelliği vardır.

BHA: En çok kullanılan türü salisilik asittir. Yağda çözünen bir asit türü olduğu için gözeneklerin derinine inerek biriken sebumu söker ve derinlemesine temizler. Özellikle akne ve genişlemiş gözenek tedavisinde sıklıkla başvurulur. Kuru ciltliler için ağır gelebilecek olan BHA (salisilik asit) akne üzerinde noktasal olarak kullanılabilir.

Asit peelinglerden sonra cilt dokusu güneşe karşı son derece savunmasızdır. Bu nedenle, asit peeling kullanılan dönemlerde etkili şekilde güneş koruyucu kullanmak önemlidir. Aksi halde, cilt üzerinde tahriş ve leke oluşumu gözlemlenir. Güneş koruyucu kullanılsa dahi gece bakım rutininde asitli ürünler kullanmak daha güvenlidir. Yine ciltteki aşındırıcı etki nedeniyle asit peeling yaptıktan sonra cildi hyalüronik asit içeren güçlü bir nemlendiriciyle nemlendirmek veya nem maskesi yapmak kuruma ve tahriş gibi sorunların önüne geçer.

Yazı: Hüma Kaya