cakra-1

ÇAKRALAR, VÜCUDUN GİZLİ BÖLGELERİ

 

 


Çakralara ne dokunabiliyoruz ne de görebiliyoruz. Oysa geleneksel Hint tıbbına göre, yedi çakramızdan biri rahatsızlandığında, tüm fiziksel ve ruhsal dengemiz alt üst oluyor.

 Derleyen: Nil Kutluk

Budizm, tütsüler, ayurveda, kahkaha kulüpleri derken, vücudun ve zihnin ahenk içerisinde olmasını sağlamayı amaçlayan sağlık merkezleri arttı. Böylece meditasyon merkezlerinden spalara, güzellik salonlarına kadar herkesten “enerjinizi dengeleyin” hatta daha da gizemli şekilde “çakralarınızı uyumlulaştırın” cümleleri duyuyoruz. Daha önceden sadece işin içindekiler tarafından bilinen bu kelimeler, günümüzde söz dağarcığımıza giriş yaptı. Üstelik tam olarak kapsamı bilinmeden…

Yedi görünmeyen “tekerlek”

Hindular için görünmeyen yedi “tekerlek” yani çakralar (Sanskritçede tekerlek), bizim enerji merkezlerimiz. Bunlar 5 bin yıllık Ayurvedik tıbbın temeli. Eski yazıtlar, vücudumuzun her tarafına yayılmış 88 bin çakradan söz ederler. Ama özellikle omuriliği takip eden bir çizgi boyunca uzanan yedi temel çakrayı sayarlar. Diğer tıp öğretileri de kendilerine has şekilde onları tanırlar. Çin’de akupunktur uygulamalarına entegre edilmişler.

Yoga Eğitmeni İpek Darga, “Çakralar, vücudumuzdaki enerji merkezleri, evrendeki yaşam enerjisini emer ve nadiler (enerji kanalları) yardımıyla organlara, kana ve iç salgı bezlerine dağıtırlar. Bir anlamda insanın yaşamla ilişkisini sağlarlar. Bu çakraların dizili olduğu ana kanal ‘Suşumna kanalı’ olarak adlandırılır. Çakraların bir adı, şekli, rengi, işlevi ve işaret ettiği bir organ, duyu ve yetenek gücü vardır” diyor. Hint geleneklerine göre, enerji görünmez kanallarla bir çakradan diğerine akar. Bu “tekerlek”lerden geçerken, hayat nefesi saat yönünde yoğunlaşarak, omurga kökünden başın tepesine doğru çıkar. Enerji, çakralardan ne fazlalık, ne eksiklik ne de tıkanıklığa takılmadan serbestçe akmalıdır. Bununla beraber tatsızlık, kötü duygular, çözümlenmemiş eski problemler, kötü bir yaşam tarzı veya stres onları bozabilir. Bu durumda çakralar kapanarak enerji akışını engellerler. Hindulara göre bu dengesizlik hastalıklara sebep olur. Bu yüzden çakraları dengelemek, bunları önlemeye veya iyileştirmeye katkı sağlar.

Hastalıklarınızı çözün

Onları göremiyoruz, onlara dokunamıyoruz ve tam olarak nasıl işlediklerini bilemiyoruz. Rollerini anlamak zor… Geleneksel Çin tıbbı üzerine eğitim görmüş olan pratisyen hekim Jacques Lesperres, “Çakralar, vücuttaki ağrıları okuma kılavuzumuz. Onlar, fiziksel rahatsızlığa sebep olan ve genellikle derine gömülü duyguya gitmemizi sağlıyor” diye açıklıyor. Esasen her çakra, vücudun, organların ve salgı bezi sisteminin bir bölgesine ama aynı zamanda da duygulara, fiziksel ve zihinsel bozukluğa denk geliyor.

Örneğin, güneş sinir ağı (solar pleksus) çakrası pankreas ile bağlantılı. Dengede olmadığında mide rahatsızlıklarına, kilo problemlerine yol açmasının yanı sıra güven eksikliğine ve kabuslara neden oluyor. Dengedeyken, saldırgan olmadan kendini göstermeye izin veriyor. Çakraların işleyişini yorumlamayı bilen bir kişi, hastalığı artıran yöndeki enerji yetersizliğini tedavi ederek yaşanan sağlık sorununu iyileştirebilir. Pratisyen hekim ve enerji uzmanı Alain Jourret, “Kolit şikâyetiyle gelen bir hastamı hatırlıyorum” diye anlatıyor. “Aslında ilk olarak kalın bağırsağa bakmayı akla getirecek bir durum. Oysa bu, ikinci çakrayla yani cinsel organlarla bağlantılı tipik bir patoloji. Sonuçta hastanın muayenesi zayıf bir sol yumurtalığı olduğunu ortaya çıkardı. Jinekolojik problemini düzene sokunca, çakra dengelendi ve kolitler yok oldu.”

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var. Alopatik, yani semptomlara yönelik tedavi sağlayan, ilaçlara paralel yapılan tüm tedaviler gibi, çakraların “yeniden uyumlulaştırılması” da hastalığa uygun bir tıbbi tedaviden vazgeçilmesi anlamına gelmemeli.

Yaşanabilecek sıkıntıları engelleyin

İpek Darga, “Çakralarımız çoğunlukla dengede değildir. Kimi insan dünya işlerine çok önem verdiği için 1. çakrası çok aktiftir ve yapması gereken, diğer çakralarını da aktive ederek dengede olmaktır. Yogilerin asıl amacıysa, en alt çakrada uyuduğu düşünülen, yılan olarak tasvir edilen Kundalini enerjisini uyandırmaktır. Tüm çakralar dengede olduğunda Kundalini enerjisi uyanır ve kişi aydınlanır” diyor.

Enerjiyle oynamanın sonuçları vardır. Çakraların yeniden uyumlulaştırılması beraberinde iyileşme getirirken, uyumun bozulması da rahatsızlığa yol açar. Enerji uzmanları ve ayurvedik masörler içerisinden diplomalarını size tereddüt etmeden gösterenlere güvenmek daha doğru olur. Ayrıca ödediğiniz paraya da dikkat edin, yanına yaklaşılamaz fiyatlar uyarı sinyalidir.

Enerji fizyoterapistleri veya osteopatları, tıkanıklıkları ve tembellikleri çoğunlukla masajla birlikte nefes egzersizleri uygulayarak tedavi etmeye çalışırlar. “Tam anlamıyla çakraları tedavi etmeyiz ama çakraların uyarılması, enerjinin dolaşımını sağlar. Tedavi mümkün hale gelir” diyor Enerji Osteopatı Hugues Hovine. Terapist belirli bir kurallar dizisini takip ediyor. “Tıkanmış çakraları tespit eden bir test ile başlıyorum. El ile muayene ederek kaslar, iç organlar, salgı bezleri ve duygusal sistemler üzerindeki etkilerini kontrol ediyorum. Hasta bu sırada pasif durumda olmuyor; konuşuyoruz, hissettikleri önemli. Sonrasında, tıkanmış bölgeyi açmak için masaj, akupunktur veya manyetizma yöntemlerinden birini seçiyorum.”

Enerjiyi dolaştırın

Yoga, çigong, meditasyon, sofroloji gibi basit uygulamalar da çakraları formda tutmaya yarayabiliyor. 63 yaşındaki Coşkun, yaşadığı şiddetli bel ağrılarından ötürü çigong egzersizlerine başlamış. “Üç yıl önce bel fıtığı için ameliyat olmam gerekirdi” diyor. Alopatik ilaçlara sadık bir insan olmasına rağmen yine de karısı tarafından ikna edilerek bir enerji doktoruna görünmüş. Beslenme tedavisi, Bach çiçekleri (Dr. Bach tarafından keşfedilen ve 38 farklı çiçek türü ile yapılan tedavi) ve enerji fizyoterapisi birkaç hafta içerisinde problemin kaynağına ulaşmayı sağlamış. Fizyoterapist daha sonra ona bir Çin disiplini olan ve hareketi, nefesi ve konsantrasyonu bir araya getiren çigongdan bahsetmiş.

“İlk derste kendimi bir tarikatta zannettim! Dersleri sürdürdüm ve altı seans sonra enerjinin gerçekten içimde dolaşmaya başladığını hissettim ve bu beni gülümsetti” diyen Coşkun, her sabah yarım saat boyunca “sabah enerji bakımı” diye adlandırdığı bir rutini yapıyor. Her gün, çi yani enerji nefesinin geçişini hissederken şaşırıyor. “Bende kendisini meridyenler boyunca oluşan bir uyuşma ve karıncalanma olarak gösteriyor. Hiç spor yapmamış olmama rağmen 30 yaşındaki esnekliğime kavuştum. Ama daha da önemlisi bambaşka bir ruh halim var: Artık aldırmıyorum!”

LOTUS:

Yazar Naomi Ozaniec, “Çakralar aynı zamanda padmalar veya lotus diye de adlandırılır” diyor. “Bu güzel sembol, yaşayan bir güç olan çakraların doğasını en iyi şekilde aktarır. Nilüfere çok benzeyen lotus, Asya’da yaygın olarak görülür. Hassas çiçeği suyun yüzeyinde açar ama kökleri dipteki çamura bağlanmıştır. Kökleri karanlık ve kuytu uçurumlarda olmasına rağmen, zaman içerisinde güneş ışığını bulunca güzelleşip serpilen insan durumunun vücut bulmuş halidir. Lotus gibi çakra da kapalı, suskun, yarı açık, kabarmış, aktif veya uyuşuk olabilir.”

 AYURVEDİK MASAJ:

Ayurvedik masajlar çok popüler ama çoğunlukla Batılı insanlara göre adapte ediliyor ve hem enerji masajından hem de lenf drenajından bölümler içeriyor. Rahatlatabilseler de, geleneksel Hint tıbbının öğrettiği ayurvedik masaj gibi faydaları bulunmuyor. Indrajit Garai, gerçek Hint masajını öğrenmiş. Ellerini basitçe hastalarının bedeninde gezdirerek çakralardaki eksiklikleri, fazlalıkları ve tıkanıklıkları hissedebiliyor. Masajdan önce bir dizi sorular sorarak dengesizlikleri iyice belirlemeye çalışıyor. Devamında hastanın dilini inceleyip nabzına bakarak bir tanı koyuyor. Daha sonra hastaya göre adapte edilmiş enerji veren bir yağ hazırlıyor ve vücuda, çakraları yoğurup basınç yaparak, uyguluyor. Indrajit Garai, “Migren krizi ve bazı hipertansiyon vakaları gibi durumlarda tavsiye edilmiyor. Hamilelikte gerekli önlemleri aldıktan sonra, ilk ve son üç aylık dönemlerde rahatlatıcı masaj yaptırmak mümkün” diyor.

 

 

Bir cevap yazın