bilindisinizla-otohipnoz-ile-iletisime-gecin

BİLİNÇDIŞINIZLA OTOHİPNOZ İLE İLETİŞİME GEÇİN

 

 


Amerikalı psikolog Milton H. Erickson, bilinçdışımızla irtibata geçmek için bilinç durumunu modifiye etme metodu olan otohipnozun mucidi. Erickson çocuk felci hastalığına yakalandıktan sonra ağrılarıyla başa çıkabilmek için otohipnozdan faydalanmaya başladı. Günümüzde de Eriksonian hipnoz birçok terapist tarafından kullanılan bir yöntem.

Otohipnoz düzenli olarak yapıldığında, stresi, anksiyeteyi ve fiziksel ağrıları azaltmaya yardımcı oluyor. Otohipnoza başlamadan önce ilk adım, zihni serbest bırakmayı öğrenmek. Psikolog ve hipnoterapist Lise Bartoli, pratik yapmanızı sağlayacak üç egzersiz hazırladı.

Otohipnoza giriş

Lise Bartoli otohipnozla insanların içsel kaynaklarını geliştirmelerine ve kendi kendilerine gelişebilmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Otohipnoz programı birçok adımdan oluşuyor. Bu sayfalarda, sadece rahatlamak üzerine kurulu olan birinci adımı mercek altına alıyoruz. Alıştırmalarınızı başarıyla tamamlamanız için birkaç küçük tüyomuz var:

Doğru zamanı seçin: Günün farklı zaman dilimlerini deneyin. Sizin için sabahın erken saatleri mi, akşam mı, yoksa hafta sonlarının mı daha iyi olduğunu deneme yanılma yöntemiyle bulun. Yine de gece geç saatlerde otohipnoz uygulamaktan kaçının, çünkü uyuyakalma riskiniz daha yüksek olur.

Sakin bir yer bulun: Her egzersizden önce, telefon veya zil sesi gibi rahatsız edici faktörlerden uzaklaştığınızdan emin olun. Egzersizlerin süresi her ne kadar kişiden kişiye değişse de kendinize 30 ila 45 dakika arası süre verin.

Doğru yeri bulun: Evinizde en rahat ettiğiniz yeri belirleyin. Yerinizi belirledikten sonra otohipnoz seansınızı hep aynı yerde gerçekleştirin.

Rahat edin: Hafif giysiler giyin ve rahat bir koltuğa oturun. Gevşeyebilmek için ensenizi rahat bırakın. Uykunuzu getireceği için yatar pozisyonlardan kaçının.

Egzersiz akışını ezberleyin veya kayıt yapın: Rehber eşliğinde rahatlamak sizin için daha kolaysa, anlatımı yüksek sesle okurken sesinizi kaydedin. Tekdüze bir ses tonuyla konuşun ve kelimeleri tane tane okuyun. Cümleler arasında yeteri kadar zaman bırakarak, kendinize talimatları uygulayacak vakit tanıyın.

Ritminizi geliştirin: Rahatlamaya alışkın olanlar üç egzersizi de arka arkaya yapabilirler. Eğer rahatlamanız zor oluyorsa, egzersizleri akıcı olana dek tek tek tekrar edin ve bir sonraki egzersize ertesi gün geçin.

1.Şimdi ve burada

Rahatça oturun ve karşınızdaki bir noktaya odaklanın. Bu bir tablo veya bir süs eşyası olabilir.

O noktaya bakarak vücudunuzun tüm bölümlerini sırayla algılayın: “Şehrin sesini duyuyorum”, “Koltuğun sıcaklığını ellerimde hissediyorum” gibi. Duyularınızı dinlerken uyanık kalma isteğiniz yavaş yavaş azalacak.

Gözkapaklarınız ağırlaşana kadar aynı noktaya bakın. Sonrasında duyularınızı gözleriniz kapalı düşünmeye devam edin.

Sonra dikkatinizi nefesinize verin, ciğerlerinize kadar inen havanın karnınıza doğru hareket etmesine odaklanın. Nefesiniz bir balon gibi şişiyor ve sizi hafifletiyor.

Nefes akışınız devam ederken vücudunuzun gittikçe hafiflediğini hissediyorsunuz.

Bu huzur ve dinginlik anının tadını çıkarın.

2.İçsel ışık

Bir önceki egzersizin rahatlığı sürerken mavi, altın sarısı veya turuncu gibi yumuşak bir renk düşünün.

Seçtiğiniz rengin topraktan çıkıp size kadar geldiğini hayal edin. Ayaklarınızdan başlayarak tüm vücudunuzu sarıyor, tüm kaslarınızı ve ayaklarınızı rahatlatıyor.

Şimdi ışığı başınızın tepesine kadar çıkarın ve bir süre bu anda kalın. Yumuşak bir iç renge odaklanmak, fizyolojik birkaç değişikliğe sebep olur: Atardamar basıncı düşer, nefes yavaşlar ve rahatlama hissi artar.

3.Kendinize ait bir yer

Şimdi sizi derinden rahatlatacak bir yer düşünün.

Bırakın bilinçdışınız sizi doğanın ahengine ve dinginliğine götürsün. Bu, gerçek veya hayali bir yer olabilir. Önemli olan, kendinizi orada iyi hissetmeniz. İster ince kum tanelerinin arası, ister dağın başı veya ormanlık bir alan olsun.

Etrafınıza bakın, hissedebileceğiniz her şeyi hissedin (dalgaların sesi, gökyüzünün mavisi, çiçeklerin kokusu, kuşların cıvıltısı…). Zihinsel olarak geliştirilen duyusal detaylar kendinize ait bir yer inşa etmenizi sağlar ve yaratıcılığınızı artırır. Orada istediğiniz kadar kalın. İster dinlenin, ister gezin…

Bir süre sonra bu dinginlik imgeleri derin bir bedensel rahatlıkla özdeşleşecek. Eğer buna kısa sürede ulaşamazsanız, hemen pes etmeyin ve denemeye devam edin. Sonunda başaracaksınız. Bunu herkes başarabilir. İç dünyanızı keşfetmenizi sağlayacak otohipnoz deneyiminden faydalanmak istiyorsanız, ilk adımı “kendinize ait bu yerden” atarak başlamalısınız.

DEĞERLENDİRME

Üç egzersizi de tamamladıktan sonra durum değerlendirmesi yapın. İlk seanslarınızdan aklınızda kalanları bu sayfaya not edin.

Rahatlatıcı rengim:

Kendime ait yer nasıl bir yer:

Kendime ait yerde nasıl hissediyorum:

Neler görüyorum:

Neler duyuyorum:

Neler hissediyorum:

Hislerim çoğunlukla neye bağlı:

İmgelere: Görsel biriyim.

Seslere: İşitsel biriyim.

Temaslara: Kinestetik biriyim.

 

Yazı: Pascale Senk

İllüstrasyon: Meral Erdoğan

 

 

Önceki Yazılar

İÇSEL YALNIZLIK

Sonraki Yazılar

SIRT VE BOYUN AĞRILARI İÇİN YOGA TERAPİSİ