bilincdisi,-hafiza-ve-cocukluk-anilari

Bilinçdışı, Hafıza ve Çocukluk Anıları

Çocukluğumuza dair her şeyi hatırlamayız ama bazı anılar oldukça nettir ve ileriki yaşlarda bile canlılığını korur. Peki, bilinçdışımızın hafızayla nasıl bir ilişkisi vardır ve çocukluk anılarının rolü nedir? Psike İstanbul üyesi, Psikiyatr ve Psikanalist Dr. M. Banu Büyükkal, bilinçdışının oluşumunda çocukluktan itibaren bastırılan duygu veya düşüncelerin rolü olduğunu belirtiyor ve açıklıyor: “Çocuğun zihni, bastırma denilen bir tür sansür düzeneğiyle benlik tarafından kabulü zor ya da olanaksız içeriği bilinçdışına atar. Bu içerik anılar, düşünceler, imgeler, düşlemler, dürtüler, arzular vb. unsurlardan oluşur. Freud’un yapısal kuramı bağlamında benlik (ego) ve üst-benlik (süperego) dediğimiz yapıların bilinçli yanları olduğu kadar bilinçdışı yanları da vardır. Alt benlik (id) ise tümden bilinçdışı işler, içeriğini ancak dolaylı yollardan keşfedebiliriz.” Bu anılar bilinçdışına sadece sözle kaydedilmemiştir: “Bebeğin ve daha sonraları çocuğun, sözsüz (duygu halinde veya bedenle) veya sözle kaydettiği anıların düşünsel, duygusal ve düşlemsel içerikleri onların bilinçte kalıp kalmayacaklarını ve sözlerle hatırlanabilir olup olamayacaklarını belirler. Aşırı örseleyici, korkutucu veya kaygı uyandırıcı anılar bilinçten uzaklaştırılır. Bunlar sonraları mantığın ve bilincin sansüründen kaçan düşler, semptomlar, el ve dil sürçmeleri aracılığıyla kendilerini belli ederler.” Analiz, tam olarak da bu anılar ile işler. “Psikanalizde analist ve analizan serbest çağrışım yöntemiyle, bilinçli anılar kadar, hatta daha da fazla, bu kılık değiştirmiş halde ortaya çıkan anı parçacıklarının izini sürerek bilinçdışı içeriği söze dökülebilir hale getirirler. Ancak bundan sonra bu anıları bir bütünün parçası olarak ele almak ve bilinçli hale gelmelerinin yarattıkları kaygıya rağmen derinlikli bir çalışmayla irdelemek mümkün olur.”

 

 

Önceki Yazılar

LGBTİ+ Babası Olmak

Sonraki Yazılar

BABASIZ BÜYÜNÜR MÜ?