bibliyoterapi-ruhumuzu-iyilestiren-kitaplar (2)

Bibliyoterapi: Ruhumuzu İyileştiren Kitaplar

Kitaplar iyilik halimizi besler, yaşadıklarımıza başka bir yönden bakmamızı sağlar. Kitap kahramanlarının yaşantılarıyla özdeşleştiğimiz bibliyoterapi, sorunlarımıza farklı çözümler bulmamıza yardımcı olabilir.

Bibliyoterapi Nedir?

Antik Thebes Şehri’nin kütüphanesinin girişinde şöyle yazardı: “Ruhun iyileştiği yer.” Başkalarının fikirleri ve yaşam koşulları hakkında bilgi sahibi olmak, antik çağlardan bu yana bir iyileşme ve eğitim biçimi olarak insanoğlunu besleyen bir unsur oldu. Bibliyoterapi, modern çağlarda kişisel gelişimi ve dönüşümü destekleyen yenilikçi bir terapi yöntemi olarak kullanılıyor. Kitaplar bireylerin kendi problemlerini kavramsallaştırdığı gibi, misafir olduğumuz farklı hayatlar ve olayları kendi yaşadıklarımızla özdeşleştirmemizi sağlıyor. Bu da bizim için problem teşkil eden olaylara farklı bir açıdan bakmamıza ve onlar karşısında takındığımız tavrı değiştirmemize olanak sunuyor.

Bibliyoterapi Nasıl uygulanır?

Bibliyoterapi, bireylerin belirli düşünceleri ve hisleri kişiselleştiremediği ve kelimelere dökemediği durumlarda oldukça etkilidir. Bu yaklaşım, bireylerin sorunları kendi özelinden ziyade kitaplardaki karakterler bağlamında değerlendirmelerini mümkün kılar. Böylelikle danışanlar problemi kişisel algılamazlar ve kendilerini güvende hissederler. Bibliyoterapi süresince birey üç aşamadan geçer: Kitaptaki olaylar ve karakterlerle kendini özdeşleştirir, hikâye ile duygusal açıdan bağ kurup güvenli koşullar altında bastırdığı duyguları serbest bırakarak arınır ve bu arınma sonucunda bir içgörü kazanarak problemler ve olası çözümler konusunda farkındalık kazanır. Aslına bakılırsa psikoloji, bir bilimsel yöntem olmadan önce, Tolstoy ve Shakespeare gibi büyük yazarlarla başlamıştır. Terapist Jeffrey A. Kottler, “Shakespeare’in oyunları, Dostoyevski’nin romanları, James’in hikâyeleri olmasaydı, keder ve karmaşaya dair bilgimiz kof, kendimizi keşfimiz ise tek boyutlu olurdu” der. Edebiyat, okuyucunun kendisiyle özdeşleştirebileceği, dersler çıkarabileceği ve kendi yaşamlarına uygulayabileceği, insana dair geniş çaplı duygu ve düşünceler içerir.

Özellikle okuma alışkanlığı yüksek danışan profilleri bibliyoterapinin başarı potansiyelini artırsa da hemen hemen her danışan terapinin belli bir aşamasında kitapların iyileştirici gücünden faydalanır. Bibliyoterapinin, terapinin hangi evresinde kullanılacağı ise en önemli unsur. Zamanlama bu açıdan hayati değer taşır; bibliyoterapinin en etkin olduğu evre duygusal ve bilişsel büyümenin desteklendiği terapinin son evresidir. Etkin bir bibliyoterapi seansı içinse doğru kitap seçimi şart.

Ne Okumalı?

Daha iyi ve anlamlı bir hayat için size eşlik edecek kitapları seçtik.

Kâtip Bartleby

19. yüzyılda yaşamış olan Herman Melville için bir vizyoner diyebiliriz. Nitekim Melville’in ne kadar önemli bir yazar olduğu ancak 21. yüzyılda anlaşılmıştır. Modernitenin bize öğretti en önemli şeylerden biri, “normalin dışındakileri” ötekileştirmektir. Kâtip Bartleby, modern çağda çalışmayan ve üretmeyen bir kahraman olarak “öteki”dir. Çünkü Kâtip Bartleby kendisine dayatılan şeyleri “yapmamayı tercih ediyor”. Bu da okuyucunun emir komuta ilişkisine farklı bir açıdan bakmasına sebep oluyor.

Kâtip Bartleby, Herman Melville, Kırmızı Kedi

Kavuşmak

Yalnızca 100 sayfadan oluşan Fred Uhlman’ın bu kısacık romanı bağlı bulunduğu arkadaşlık, din, siyaset temaları üzerinden okuyucuyu derin bir sorgulamaya sevk ediyor. Haz arzusu, güç arzusu ve anlam arzusunun kitleler üzerindeki etkisini irdeleyen kitap, bireysel boyutta arkadaşlığın biçimlerini okuyucuya sorgulatıyor.

Kavuşmak, Fred Uhlman, Kolektif Kitap

Tanrıça Günlüğü

“Tanrıça Günlüğü”, yazarın mitolojik bir öyküyü romanın merkezine koyduğu ve okuyucuya kadın olmaya dair farklı sorular yönelttiği, yin yang felsefesinin hâkim olduğu ilginç bir roman. Kadın çağlar boyunca pek çok kültürde hem kutsanan hem de tahrip edilen bir değer olmuştur. Doğurganlık ise geleneksel toplumlarda hem kadının laneti hem de lütfudur. Natsuo Kirino’nun romanında her mitolojik öyküde olduğu gibi, okuyucunun kendinden izler bulması mümkün.

Tanrıça Günlüğü, Natsuo Kirino, Doğan Kitap

Âdemle Havva’nın Güncesi

Kadın-erkek ilişkisine bakış açısıyla kişisel bağlamda favori kitaplarımdan biri olan “Âdem ve Havva’nın Güncesi”, yazılmasının ardından 115 yıl geçmesine rağmen hâlâ güncelliğini koruyor. Mark Twain kitap aracılığıyla okuyucuya bir yandan “Bize doğuştan öğretilen kavramlar öğretilmemiş olsaydı, onlarla karşılaştığımızda ne hissederdik?” sorusunu irdeleme şansı verirken, diğer yandan kadınların ve erkeklerin olaylara bakış açısındaki farklılıkların altını çiziyor.

Âdemle Havva’nın Güncesi, Mark Twain, İthaki Yayınları

Zamanı Durdurmanın Yolları

Kendisi de uzun bir dönem depresyonla mücadele etmiş olan Matt Haig, bugün İngiltere’nin psikoloji alanında çalışan en önemli aktivistlerinden biri. Tarih ve İngiliz dili ve edebiyatı üzerine eğitim alan Matt Haig, “Zamanı Durdurmanın Yolları”nda, zamanın insan zihninin dışında oluşan nesnel bir gerçeklik mi, yoksa yalnızca zihin tarafından kurgulanan sanal bir gerçeklik mi olduğunu irdeliyor. Yavaşlamaya vakit bulamayan modern çağ okuru için birey, kimlik ve benlik temaları üzerinden sorgulamalar yapan bu kitap okuma listesinin ilk sırasında yer alıyor.

Zamanı Durdurmanın Yolları, Matt Haig, Domingo Yayınevi

Yazı: Funda Sakaoğlu

 

 

Önceki Yazılar

Koronavirüs: Korku Nasıl Durdurulur?

Sonraki Yazılar

Hafta sonu İzleyebileceğiniz Eğlenceli Diziler