bebekleri-ekrandan-uzak-tutmanin-yollari

BEBEKLERİ EKRANDAN UZAK TUTMANIN YOLLARI

 

 

Dijital çağın tam da ortasına doğan bebekleri teknoloji ve ekrandan uzak tutabilmenin büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındayız. Ancak fiziksel ve psikolojik gelişimleri açısından en azından belli bir yaşa kadar ekrana maruz kalmamaları gerekiyor. Onları oyalamak için eline bir telefon vermek yerine neler yapabileceğinizi keşfedin. 

Bebeğimiz küçükken, zaman daha hızlı geçiyor, yapacak aktiviteler sınırlı oluyor ve onları oyalamak çok daha kolay oluyordu, değil mi? Peki ya hareketlenmeye başladıktan sonra ona tam anlamıyla hem yetecek hem de faydalı olabilecek oyunlar yaratabiliyor muyuz? Yoksa birçok anne-baba gibi bebeğimizin tablet, akıllı telefon veya televizyonla zaman geçirmesine izin mi veriyoruz?

Yapılan araştırmalar, bebeklik döneminde ve okul öncesi dönemde tablet ve akıllı telefonların çocuklara kesinlikle verilmemesi gerektiğini vurguluyor. Anne-babaların çoğu ise belki sınırlı sürede, belki de günün çoğunda bebeğinin eline telefon veya tablet veriyor. Bu durum tabii ki bebeklerin yaşına göre değişkenlik gösteriyor.

Uzman psikolog Aslı Baykal, ilk 36 ayda beyin gelişiminin çok hızlı gerçekleştiğini ve gelişiminin %90’ının nu dönemde tamamlandığını hatırlatıyor. “Bu dönem boyunca, bebeklerin dünyayı keşfetmeleri için ekranlar gibi iki boyutlu objelerden ziyade üçboyutlu objelerle temas halinde olmaları, mümkün olduğunca farklı sesi, görüntüyü, dokuyu ve tadı deneyimlemeleri oldukça önemli. Bu yaş aralığında ekrana sıklıkla maruz kalan çocuklar, duyularını aktif şekilde kullanamıyor ve bu, beyin gelişimlerini olumsuz etkileyip ilerisi için kalıcı hasarlar yaratabiliyor.

Ekrana uzun saatler boyunca bağlı kalan çocuklar, akranlarıyla oyun oynamanın yerine zamanlarının büyük çoğunluğunu onlar için ‘büyülü’ olan sanal dünyada geçirirler. Bebeklerin yaşıtlarıyla ilişki kurması yeni kelimeleri duymasına, öğrenmesine sebep olur. Bu, dil gelişimleri, iletişim becerileri açısından oldukça önemlidir. 6 aylıktan 24 aylığa kadar tabletlerle çok vakit geçiren bebeklerin, daha az vakit geçiren bebeklere oranla daha geç konuşmaya başlama olasılığı ise oldukça yüksek.

Ayrıca ekrandan yansıyan mavi ışıklar beynimizin hâlâ gündüzmüş gibi algılamasına sebep olur ve uykuya dalabilmede, uzun, deliksiz bir uyku için gerekli olan melatonin hormonunu salgılamada zorluk yaratır. Bu sebeple de uyku öncesinde ekrana maruz kalan çocuklarda uyku problemleri meydana çıkabilir. Beyin gelişimleri açısından da bu dönemde bebeklerin deliksiz, kesintisiz ve derin uyku uyumaları oldukça önemlidir.”

Bebeğiniz sizi taklit eder

Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına göre, bir insanın öğrenebilmesi için başka bir insana ihtiyacı vardır. İnsanlar birbirlerinin davranışlarını gözlemleyerek öğrenirler. Buna da “sosyal öğrenme” denir. Çocuklar da evde anne ve babalarını gözlemleyerek, onları taklit etmeye ve onlar gibi davranmaya başlar. Bu nedenle sizin telefon veya tabletle olan ilişkiniz nasılsa, yüksek bir ihtimalle çocuğunuzun da ilişkisi o şekilde olacaktır.

Aslı Baykal, “Eve geldiğiniz andan itibaren tablet veya telefonla ilgileniyorsanız, çocuğunuz hem kendini değersiz hissedebilir, ekranda olanın ondan daha kıymetli olduğunu düşünebilir hem de ekran onun için daha çekici bir hal alabilir” diye uyarıyor. Eve geldiğiniz andan itibaren tüm ilginiz çocuğunuzun üzerindeyse, çocuğunuzun kendini daha değerli hissedeceğini vurguluyor. “Böylece daha mutlu, huzurlu ve özgüveni yüksek bir birey olma ihtimali yükselir”.

Yazı: Nilay Uzun İnan

 

 

Önceki Yazılar

KENDİMİZİ KANDIRMAYI BIRAKALIM

Sonraki Yazılar

AYRILIK SÜRECİNE DAİR HER ŞEY