daddy

BABASIZ BÜYÜNÜR MÜ?


Babanın, çocuğun gelişiminde en az anneler kadar rolü olduğu kanıtlandı. Ancak baba-çocuk arasındaki bu ilişkinin gelişmesi için babaya fırsat vermek gerek.

Derleyen: Ekin NAZLI

Geleneksel aile yapıları değişse de anneler hâlâ babalara babalık rollerini teslim etmekte zorlanabiliyor. Erkekler tarafından bakacak olursak, birçok erkek babalıkla ilgili iyi tanımlanamamış bu role girmekte zorluk çekiyor. Budizm ise babasız bir çocuğu damsız bir eve benzetiyor. Çocuklar mutlaka bir babaya da ihtiyaç duyarlar. Çocuklar hem annelerin hem de babaların evladıdır.
Pedagog Oya Güngörmüş Özkardeşler, “Çok uzun süre babanın çocuğun gelişimindeki yeri göz ardı edilmişti” diye anlatıyor. “Ancak yapılan araştırmalar çok erken bir dönemden başlayarak çocuğun bilişsel gelişimi, kişilik gelişimi ve cinsel rolleri öğrenmesinde etkilerinin olduğunu gösteriyor. Bu etkilemenin ne yönde olacağı çocuğuyla ilişkisi, aile ve çocuğun yaşamında ne kadar sorumluluk aldığı, kendi kişilik özellikleri ve eşi ile ilişkilerinin niteliğiyle belirlenip farklılaşmaktadır.”

Dengeleri kuran kişi: Baba

Anne ve çocuk arasındaki ilişkinin kapalı, koruyucu bir yapıya sahip olduğunu söylüyor Psikanalist Jacques Arènes ve ekliyor; “Üç kişilik bir işleyişte baba, anne ile çocuk arasında gelişen simbiyotik ilişkinin arasına girerek denge oluşturuyor.” Psikolog Jean Le Camus, “Ancak bu üçüncü kişi rolü haricinde baba eğitici biridir de” diyor. “Babalar annelere göre dengeleri daha çok bozar. Açık ve net belirlenmiş kurallara sadık kalarak çocukların yeni sorunlarla yüzleşmelerini sağlar.”

Ayrıca babalar çocukların dil gelişimi açısından önemli rol oynuyor. Örneğin, eğer çocuk bir kelimeyi yanlış telaffuz ediyorsa, onu anlamaya çalışmıyor ve daha net bir önerme ile onları daha anlaşılır bir dil kullanmaları için teşvik ediyor. Yani baba çocuğun cümlelerini düzgün kurması, annesi dışındaki kişilerin de anlayabilmesi için zorluyor, sosyal yaşama girebilmesi için olanak sağlıyor.

Freud, “Baba sosyal referanstır, hukuku temsil eder” diyor. Baba, sosyal olarak çocuğu biçimlendirir ve çocukların cinsel kimliğinin oluşumunda aracılık eder. Baba, erkek çocuğunun özdeşleşmesinde model olur ve kız çocuğu için ideal olan karşı cinstir.

Yeni keşiflere olanak sağlıyorlar

Baba uyarıcı, anne ise koruyucu mudur? Bu kadar basit değil, özellikle de günümüzde. Eskiden aile babası okul karnesi gelmeden önce hemen hemen hiç müdahale etmiyordu, ancak günümüzde karne gelmeden önce de çocuğa yardımcı olma konusunda daha istekliler. Ama baba bazen bu sorumluluğu üstüne almak için yardıma ihtiyaç duyabilir. O zaman da erkekleri teşvik etmek işe yarar.

Çocuğun ona ne kadar benzediğini söyleyebilir ya da iyi yaptığı şeyleri övebilirsiniz. Tabii bazen de kadınlar erkeklerin bebeklerle oynamasından rahatsızlık duyuyor. Sanki eşleri erkeksi taraflarını kaybedeceklermiş gibi gördüklerini söylüyorlar. 38 yaşındaki polis memuru Ahmet, “Bunun erkeklik ile alakası yok. Aras doğduğunda, ilk banyosunu ben yaptırdım, ondan sonra da birçok şeyi
eşimle paylaştık. Bu benim için gerçek bir mutluluk!” diyor.

Özkardeş, “Toplumun kültürel, siyasi ve ekonomik yapısı değiştikçe rollerde de değişmeler olur” diye hatırlatıyor. “Ülkemiz açısından bakıldığında anne baba rollerinde değişmelerin olduğunu söylemek mümkün. Eskiden babanın doğuma girmesi, özellikle küçük çocuğun bakımına katılması düşünülemezken, şimdi çok sayıda babanın bunu yaptığını görüyoruz.”

Sevgililik yerini koruyun

Bazı anneler çocukların bakımını paylaşmaktan kaçınıyor, çünkü yeri işgal edilmiş gibi hissediyor. Anne, çocuğuyla ilişkisini adanmışlık olarak yaşıyor. Özellikle de mesleki açıdan aktif değilse. Çiftler bu durumda aşk hayatlarında da zorluklarla karşılaşılabiliyor. 42 yaşındaki mühendis Yiğit, “Çocuğumuzun doğumundan sonra karım ilişkimize karşı tamamen ilgisizleşti. Birden bire anne olmuştu!” diyor. Babaya yer vermek demek, ona sevgili olarak da özel vakit ayırmak, bir çift olarak tutkuyu sürdürmeye devam etmek demek.

 

 

Bir cevap yazın