ayrilik-sonrasi-bahanelere-yonelmeyin (1)

Ayrılık Sonrası Bahanelere Yönelmeyin

Biten bir ilişkinin ardından bazen vicdanımız aklımızdan üstün gelir, bazen de bir zamanlar sevdiğimiz kişinin yokluğuna tahammül edemeyiz. Yeniden bir araya gelmek için hayatımızı daha da zorlaştıran bahaneler buluruz. Sık sık başvurduğumuz bu beş bahaneyle yüzleşme ve yolumuza devam etme zamanı.

1. Tehdit

Siz ilişkiyi bitirdiniz ama karşı taraf bunu kabul etmiyor ve sizi tehdit mi ediyor? Hatta en kötüsü, hayatına son vereceğini mi söylüyor? Karşınızdaki kişinin ciddi bir çöküş yaşaması sizi korkutabilir. Tehlikeli olabilecek bu acıma duygunuza dikkat edin! “Romantik bir ilişkiyi ayakta tutan nedenin suçluluk duygusu ya da karşı tarafın duygusal çöküşü olmaması gerekir. Kimse bu duygularla ilerleme kaydedemez. O yüzden onları kalıcı bir şekilde hikâyenin içine dahil etmemek gerekir” diyor psikanalist Fabienne Kraemer. Birlikte olduğumuz kişiye acımak, ilişkiye geri dönme sebebimiz olmamalı, çünkü her şeyden önce karşı tarafın bizsiz de iyi bir hayat sürdürebileceği gerçeğini yok saymış oluruz. Ayrıca, yerinizin doldurulamaz olduğunu düşünmenizde gizli bir kibir ve üstünlük kurma isteği saklı olabilir. Eski ilişkinize dönmek istemenizin bir diğer sebebi de aşktan çok sahip olma içgüdüsüne dayanan kıskançlık olabilir. Fabienne Kraemer, “Çoğu zaman ayrılığın bireyleri özgürleştirdiğini ve aslında çok kırılgan olduğunu düşündüğümüz birinin bile bir ayrılıkla baş edebileceğini düşünürüm. Onun bizsiz yapamayacağını düşünmek onun özgürlüğünden bir parça çalmaktır” diyor.

2. İnatçılık

Bazı ilişkiler zehirli olabiliyor. Örneğin empatiden yoksun partnerinizin tutumlarından hoşlanmıyorsunuz ama yine de o kişiye geri dönüyorsunuz. Peki ama neden bu acıyı tekrar yaşamayı tercih ediyorsunuz? Çünkü en azından bildiğimiz güvenilir bir limanda olduğumuzu düşünüyoruz. Psikanalist Fabienne Kraemer, “Tıpkı bozuk plak gibi sürekli aynı şeyleri yaşamak, yeniden kurban pozisyonuna bürünmek, kişinin kendi içindeki inatçılığa gönderme yapar. Daha önceden yaşanmış olan bir şeyin yansımasıdır. Bu durumun içinden çıkamamanızın nedeni bu bağda size hitap eden bir şeylerin olmasıdır” diyor. Bu hepimizin sıkça başvurduğu klasik bir yoldur, fakat bu yoldan çıkmayı da bilmemiz gerekir. “Bazen anlayışlı olmayan bir insana âşık olunabilir. Böyle durumlarda danışanlarıma bu ilişkiden kaçınmalarının daha iyi olacağını söylüyorum. Böyle bir ilişki yıkıcı olabilir ve gelecek vadetmez.”

3. Toplum baskısı

Tekrardan bir araya gelmek, ailenizin ayrılıkla ilgili tepkilerine ya da “Zavallım. Çok zor olmalı. Oysa ne kadar da mutlu görünüyordunuz” gibi sözlerine maruz kalmanıza bir çözüm gibi görünebilir. Ailenizi seçimlerinizle hayal kırıklığına uğratmak, olumsuz bakışları üstünüze çekmek ya da ortak arkadaşlarınızı kaybetmek istemiyorsunuz, fakat geri dönmenin sonuçları tüm bunlardan daha ağır olabilir. Tabii ki ayrılık sosyal çevremizle kurduğumuz ilişkileri ve alışkanlıklarımızı etkiler. Fabienne Kraemer bu konuda şöyle bir öneride bulunuyor: “Onları kaybetme korkunuza rağmen bu ayrılık kararını çevrenizdekilerle paylaşmanız çok daha iyi olacaktır. Ayrıca ilişkiye devam etme nedenlerinizden biri de çift olarak görüştüğünüz arkadaşlarınızla seyahat etmenin verdiği zevk olmamalıdır, özellikle de bu ilişkide acı çekiyorsanız.”

4. Çocuklar

Çocuklar birleşmek için iyi bir sebep gibi görünse de aslında kötü bir bahanedir. “Elbette onlar sizin bireysel veya bir çift olarak mutlu olmanızı isterler, fakat bu, onlar için bir araya gelmek ve mutsuz olmak anlamına gelmez” diyor Fabienne Kraemer. Bu fedakârlık taşıması ağır bir yüktür. Bir çocuğu sevgi dolu bir aile tablosu çok mutlu eder. İşte önemli olan o tablodur. Ebeveynlerin ayrılması onlar üzerinde bir korku yaratır ve gerçekten de zor bir dönem olabilir ama bu fedakârlığınız onları mutlu etmeye yetmez. Günümüzde, ayrılık yaşansa bile ebeveyn çift olarak kalabilmek mümkün. “Ayrılık sürecinin iyi yönetilmesi çocuklar üzerinde olumlu etkiler yaratır. Düşünülenin aksine çocukların sevgi dolu bir ortamda yetişmeleri için illa ebeveynleriyle aynı çatı altında yaşamalarına gerek yok.”

5. Refah

Bazıları ilk zamanlarda ayrılığın ekonomik açıdan kendilerini zorladığını düşünür. Fakat bu bir geri dönüş bahanesidir ve o kadar da sağlam bir bahane değildir. Psikanalist Fabienne Kraemer bu konuda bize şu soruyu yöneltiyor: “Daha düşük bir yaşam standardında yaşıyoruz ama üç odalı bir ev ve araba size gerçek mutluluğu sağlayabilecek mi?” Geri dönme sebeplerimizde daha yaratıcı olmalıyız. Ayrılırken asıl mesele paradan çok bu çatışmalı süreçte tüm benliğimizi ve yaralarımızı ortaya koyarak oturup sakince konuşabilmektir. Ayrılıktan daha zor olan şey ise birlikte kurduğumuz projelerden vazgeçmektir. Kraemer ayrılığa iyi tarafından bakılmasını öneriyor ve şöyle diyor: “Bir ayrılık sizden ne kadar eksiltirse, yeni bir ilişki de size her açıdan o kadar çok şey katar.”

Çeviri: Melike Aydın

 

 

Önceki Yazılar

Hayatı Kolaylaştırmanın Dokuz Pratik Yolu

Sonraki Yazılar

Saf Temizliğin Başrol Oyuncusu: Sabun