askin-sekiz-isareti (1)

AŞKIN SEKİZ İŞARETİ

 

 

Heyecan ve arzu gibi yaşantıladığınız dürtülerin çok daha ötesinde aşk davranışlarınızla kendini ifade ediyor. Aşkın sekiz işareti olarak adlandıracağımız bu davranışlardan kaçına sahipsiniz?

Gözlerinizde yıldızlar parıldıyor, karnınızda kelebekler uçuşuyor, bacaklarınız tir tir titriyor. Âşık olduğunuzu bedeninizde meydana gelen bu tür fiziki değişimlerden anlayabilirsiniz. Ancak duygulanımla ilişkili davranışsal belirtiler de vardır ve bunlar ABD’nin Rutgers Üniversitesi’nden Helen Fischer ve İsviçre’deki Lozan Üniversitesi’nden Anik Debroy gibi antropoloji, nörobilim, psikoloji alanında uzman kişiler tarafından keşfedilmiştir. Onlar sayesinde, aşkın belirtilerinin ve yakıtının sadece içgüdüsel dürtülerle ilgili olmadığını artık biliyoruz. Örneğin empati ve otantiklik, tıpkı cinsel çekim ve özel olma arzusu gibi âşık olmaya dair belirleyici işaretlerdir.   

Ele aldığımız sekiz davranış şekli, bu haleti ruhiyenin ilişkinin başlangıcı ve aynı zamanda devamındaki bütün karakteristik özellikleri açıklıyor. Psikanalist ve psikoterapist Anne-Marie Benoit, ilişkiyi devam ettirebilen çiftlerin sayısının “taze âşıklara” göre daha az olduğunu ve bahsedilen belirtilerin canlılığını giderek kaybettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Yine de uzun soluklu çiftler birbirilerine hâlâ âşık olduklarını söylüyorlar ve ilişkilerini yürütmek için özen gösteriyorlar.” Gelin herkes için geçerli olan bu sekiz işareti inceleyin ve kendi hayatınızdaki yansımalarını gözlemleyin.

1) Otantiksiniz

Kendinizi olduğunuz gibi göstermeniz, “en iyi versiyonunuzu” göstermenizden daha önemlidir. Karşı taraf ile sahici sohbetler gerçekleştirmek ve kendinizi en doğal halinizle tanıtmak, ona sizinle en özel noktalarda bağ kurabildiğini gösterir. Doğal olma isteği ne kadar güçlüyse, iki tarafın bağ kurma isteği o kadar uzun ömürlü olur, çünkü bir ilişki sahicilikten beslenen bir organizma olarak görülmelidir. Bu yüzden, en samimi anları paylaşma ihtiyacı karşı tarafı cezbetme isteğinin önüne geçer; her daim şık giyinmek yerine pijamalarla bir akşam geçirmek gibi. Zira önemli olan, beraber olduğunuz kişiyle ilişkinizin giderek daha samimi bir hal almasıdır. Kendimizi farkında olmadan maskelerin ardına saklamamak, olduğumuz gibi sevildiğimizi ve karşımızdaki kişi tarafından bu doğal halimiz için seçildiğimizi düşündürür.

2) Gözünüz ondan başkasını görmüyor

Elbette ondan daha güzel/daha yakışıklı insanlara sokakta rastlıyorsunuz, ancak bakarkör gibisiniz, çünkü başkaları sizi ilgilendirmiyor; sadece âşık olduğunuz kişiyi görüyor gözleriniz. Yapılan farklı çalışmalara göre, “potansiyel” seks partnerine dikkat kesilmek duygusal bağlanmadan ve çift hayatından alınacak duygusal tatminde düşüşe sebep oluyor. Ayrıca araştırmacılar, sadece sevgilimize odaklandığımızda, aşk duygusunun daha uzun sürdüğünü söylüyorlar. Âşık olduğunuz kişideki o özel şey her ne ise size “hitap ediyor”. O kişi etrafınızda olduğunda, karnınızda kelebekler uçuşuyor, başkası için sizde meydana gelmeyen hisler, o söz konusu olduğunda ortaya çıkıyor.

3) Onunla seks yapmak sizi bulutların üzerine çıkarıyor

Çünkü onunla birlikte olmak size zevkten fazlasını veriyor. Son araştırmalardan görüyoruz ki aşk söz konusu olduğunda, cinsel aktivite esnasında çoğu âşık çift duygusal yakınlık yaşıyor ve seksi seks için yapmıyor. Aşk, sadece bireysel olarak değil, ilişki açısından da derin tatmin duygusu yaratıyor. Başka bir deyişle, âşık olmadan da büyük tatmin yaratan seks tecrübe edebiliriz, ama âşıkken seks yaptığımızda hissettiğimiz şey fiziki tatminin üstündedir, çünkü bu durumda seks çiftin en özelini paylaştığı “alan” haline gelir.

4) Onun üzerine titriyorsunuz

Âşık olduğumuz kişinin mutluluğu her şeyin üzerindedir, çünkü mutluluğumuz buna bağlıdır. Onun maddi ve manevi rahatı, onu daha mutlu ve daha rahat kılacak her şey bizim odak noktamızdır. Çünkü partnerimiz mutlu veya memnun olmadığında, bizim de mutlu olamayacağımızı biliriz. Karşı tarafın mutluluğunu düşünmek, ilişkide hâlâ aşk olduğunu gösteren önemli ölçütlerdendir. Buna verilen önemin azalması artık onu sevmediğimizi değil ama aşkın körelmeye başladığını gösterir.

5) Onun arkadaşlığından hoşlanıyorsunuz

O sizi güldürüyor, sizi büyülüyor, sizde merak uyandırıyor, ruhunuza dokunuyor ve başınızı döndürüyor. Ne yapsa, ne dese hepsi size mutluluk veriyor. Onunla zaman geçirmeye bayılıyorsunuz. Bu kişi sizin gerçekten çok hoşunuza gidiyor. Sadece o ve asla başkası değil! Bazı birliktelikler kişinin çevresini ve hatta kendisini dahi şaşırtabilir, çünkü kişi fiziki, sosyal ve kültürel kriterlerine ters birine tutulabilir. Ancak onun yanındayken hissedilenler başka hiçbir şeye benzemez. Ve eğer ilişki uzun soluklu olursa, tüm bu hisler ve duygular da devamlılık gösterir. İşte o tüylerin diken diken olmaya devam edip etmemesi aşkın devam ettiğini gösteren ölçüttür.

6) Onunla empati yapıyorsunuz

Sevdiğinizin ruh hali sizin için çok az gizem taşır, çünkü artık her şeyi suratından, o günkü havasından anlıyor, sesinin tonundan seziyorsunuz. Aşk halinin getirdiği bir olma arzusu diğeriyle aranızda görünmeyen bir iletişim hattı kurmak gibidir. Davranışlarınızı ve iletişim yöntemlerinizi iyi tanıdığınız sevgilinize göre belirlersiniz. Böylece yanlış anlaşılmalar ve kendinize sakladığınız düşünceler, sözler giderek azalır. Bu sayede, tartışmaya sebep olacak sorunlar empati inşa edilmeyen ilişkilere nazaran daha az ortaya çıkar.

7) Onun sadece olumlu yönlerine odaklanıyorsunuz

Elbette âşık olduğunuz kişinin eksikliklerine, defolarına gözlerinizi kapayıp yok saymıyorsunuz, ancak öncelikli olarak onun olumlu yönlerine odaklanıyorsunuz. Kendinizi onun sadece olumlu yönlerini, yeteneklerini, becerilerini hayranlıkla düşünürken buluyorsunuz; o etrafınızda yokken, hatta onu düşündürecek bir ortamda değilken bile.

8) Onu sahipleniyorsunuz

Bu duygu zamanla zayıflasa ve daha az önemli bir hal alsa da, âşık olduğunuz kişiyle olan ilişkiniz birbirinizden başka kimseyle cinsel birliktelik yaşamamanız kuralını temel alır. İlişkilerdeki tartışmaların çoğu kıskançlık ve sadakatsizlik kaynaklıdır. Kavgalar nadiren bütçe yönetimi sebebiyle çıkar. Elbette biricik olmak cinselliği sadece sevgiliyle yaşamaktan ibaret değildir. Ona güvenmek, sırlarını ve en özelini paylaşmak anlamına da gelir. Sahiplenmek zamanla önemini başka şeylere bıraksa da her zaman aşk ilişkisinin merkezinde yer almaya devam eder. Çünkü sahiplenmek tarafların birbirini biricik görmesini sağlar ve ilişkinin ana bileşenlerinden biridir.

 

 

Önceki Yazılar

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ TEMEL BİR HAK

Sonraki Yazılar

DANİMARKA ÇOCUK FESTİVALİ 3 YAŞINDA!