askin-halusinasyon-hali

AŞKIN HALÜSİNASYON HALİ

 

 

Âşık olduğumuzda, gözümüz artık tek bir kişiyi görür, kulağımız tek bir kişinin sesini duyar. Artık sadece, bilinçli veya bilinçdışı beklentilerimize cevap veren kişiyi önemser hale geliriz. Psikiyatr ve psikoterapist François Xavier Poudat, “Âşık olduğumuz kişide sadece görmek istediklerimizi, ona yakıştırdığımız şeyleri görmeye başlarız. Tutkunun, aşkın temelini bu yakıştırmalar oluşturur. Âşık olduğumuz kişinin defolarına gözlerimizi kaparız. Hareketlerimizde değişimler olur ve onunla daha çok ilgilenebilmek için kendi zevklerimizi yok sayar hale geliriz. Bu hayatımızın ‘yalan çağıdır’ ve herkes bunu en az bir kez tadar” diyor. Psikanalist Jean Pierre Winter, “âşık olunan kişiyi idealleştirme” tanımının bile bu durum için yetersiz kaldığını belirtiyor. “Freudyen bir rüya halidir bu. Freud rüyayı arzuların gerçekleşmesi olarak tanımlar ve âşık olunan kişi bu rüyada beklentilerimizi, arzularımızı ve ihtiyaçlarımızı karşılayan kişidir.” Âşık olma hâli bizde halüsinasyon yaratır ve bizi gerçeklerin ağırlığından geçici olarak koparır. Bu bizim bilinçdışımızın daha önce görmediğimiz bir halidir. Âşık olan kişi için, sevgili herhangi biri olmaktan çıkar, bir kahramana dönüşür. Şu yaşına kadar o kişi olmadan yaşayabilmesine rağmen artık onsuz yaşayamaz hale gelir. Ve bu rüyayı devam ettirebilmek uğruna âşık olunan kişinin tüm defoları görmezden gelinir, kusursuz görülür. Rüyadan uyandıracak tüm gerçekler göz ardı edilir. Çevrenin söylediği olumsuz sözler ise kıskançlık belirtisi veya iftira olarak algılanır.

Bu idealleştirme döneminin en çok etkisi altında kalanlar özgüveni düşük kişilerdir. Freud yaşadığı yüzyılda, âşık olan kadınların sevdikleri erkek için kişiliklerini, ilgi alanlarını hatta varoluşlarını bile değiştirdiklerini belirtmiştir.

 

 

Önceki Yazılar

MEDİTASYON YAPMANIN YOL HARİTASI

Sonraki Yazılar

FAZLA SEVGİ YORUYOR MU?