3 neden 1

“AŞKIN GÖREN GÖZLERE İHTİYACI YOK”

 

 


Yönetmenliğini Onur Ünlü’nün üstlendiği 2018 yapımı ‘Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok‘, 24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde gösterildi ve En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerine layık görüldü. Yönetmenin filmleri arasında, ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi‘ (2013) ve ‘İtirazım Var‘ (2014) bulunuyor. İşte size izlemeniz için üç neden!

  1. Gören gözler

Senaryo ve yönetmenliğini Onur Ünlü’nün üstlendiği film, bir ‘görme hikayesi‘. Görülmenin, görmenin, görememenin hikayesi… Dostoyevski, ‘Budala‘ adlı romanında, “Gereğinden fazlasını anlarsak, belki iyi anlayamayız” der. Filmdeki Salim karakterine bu sözü uyarlarsak, belki şöyle diyebiliriz: “Gereğinden fazlasını görürsek, belki görememeye başlarız.” Cinayet planlarını kolayca çözebilen, arkasındaki karanlığı rahatça görebilen bir polistir Salim. Belki geçmişinde fazlasıyla görmek zorunda kaldığı şeyler, onun bu karanlık tarafı görmesini sağlamıştır ama sonunda bu karanlık annesi gibi kendi gözlerini de kör eder.

  1. Kurban

Kurban etme ritüelleri, insanlık tarihinde çok eskilere dayanır ve ‘doğaüstü olan‘a yani Tanrı’ya sunulan bir hediye olarak sembolleşir. Kurban kelimesinin kökünün yakınlaşma, bağ kurma anlamlarını düşünürsek, filmdeki konuşma ve sahneler daha anlamlı olur. Salim, ‘yakınlaştığı‘ kadına sorar, neden yakınlaştıklarına dair bir anlam arar. Cevap olarak da, kurban edildiğini öğrenir. Bazı ilişkiler böyledir; bir cellat ve bir de kurban vardır ortada. Bir kurbanın kanıyla ‘iyilik‘ yaptığına inanan çoğumuz için, çok da yabancı değildir bu ilişki tarzı. Geçmişin ‘kötülüğünü‘ temizlemek için, bir başkası bir başka ilişkide kurban edilmeye mahkumdur.

  1. Aşk

Annenin gözlerinde kendini gören bir bebeğin, görülmeye, duyulmaya ve tabii görmeye ve duymaya olan ihtiyacı ve arzusudur bir parçasıyla aşk. Annenin gözleri ‘kör‘se, hiç görülmemişse bu bebek, fiziksel olarak görse de dünyayı, elbette kendi içinde karanlığa mahkum olacaktır. Annenin gözlerinde anlamlanması gereken her şey, bu karanlığın içinde karmakarışık anlamlara sebep olur. Salim’in zihni de karmakarışıktır. Görmeyen anneye ulaşma çabası, onun kaderini Oedipus’un kaderiyle birleştirir.

Hazırlayan: Tuğba Kocaefe, Psikoterapist

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

“HATALARIM STİLİMDİR”

Sonraki Yazılar

BU AY BARIŞIN