ask-gercekten-tesaduf-mudur

AŞK GERÇEKTEN TESADÜF MÜDÜR?

 

 

Çiftler birbirini tesadüfen seçmezler. Her şeye rağmen ilk bakışmaların, ilk kelimelerin, ilk mimiklerin ilişkinin kaderini belirlediğini biliyor muydunuz?

“Onu ilk kez, korku temalı bir maskeli baloda, vampir kostümüyle görmüştüm” diyor Ece ve hikâyesini özetliyor: “Daha o zaman tahmin etmeliydim, yedi yıl boyunca adeta bir vampir gibi kanımı emeceğini.” Bu tespit aslında birçok çiftin sorguladığı konuya da parmak basıyor: “Hikâyemizin gidişatının olumsuz yöne evrileceğini bize düşündürten nedir?” Tüm şifreler ilk tanışmada mı saklı? Psikanalist Robert Neuburger, “Hikâyesi baştan belli olmayan hiçbir çift yoktur. Ancak burada dış etkenlere bağlı bir kaderden bahsetmiyoruz. Çift kendi içinde çiziyor onu bekleyen hikâyeyi” diyor. Psikologlar her ne kadar ruhun hareketlerine odaklanmış olsalar da, aşkın aynı zamanda iki özdeş veya tamamlayıcı nevrozun toplamı olduğunu biliyoruz. Psikiyatr ve çift terapisti Serge Hefez, hiçbir çiftin birbirini tesadüfen bulmadığını belirtiyor: “Partnerimizin karakterine göre, kendimizde bilmediğimiz, bilinçdışımıza saklanmış kimi iyi kimi kötü yönlerimiz ortaya çıkıyor ve harekete geçiyor. Genelde, çiftin arasında ilkel ve füzyonel bağlar gelişir, tıpkı yeni doğan bebekle annesi arasında gelişen bağ gibi. Buluşmanın ardından birleşme sürecinde, sevgililerin her biri karşısındaki kişinin onun eksikliklerini bir yapboz gibi tamamlayacak özelliklerine yönelir.” Örneğin, “Bu adam benim kurtarıcım olacak” veya “Bu kadını acılarından ben kurtaracağım” gibi. Kadın, erkeğin hayatındaki anne noksanlığını tamamlayacak, kendisinin şefkatli baba figürü ihtiyacını ise bu erkekle karşılayacak. Bu adı konulmamış anlaşma iki bilinçdışını bir araya getiriyor ve tanışma anından itibaren ilişkilerini sürdürecek mekanizma devreye giriyor. İlişkide kim uzlaşmacı taraf olacak, kim iktidarı temsil edecek, kim diğerini yönetecek hepsi baştan belli oluyor. 38 yaşındaki Banu şöyle anlatıyor: “Ben öğrenciydim, Güneş ise hocamdı. Tezim hakkında görüşmek için ondan randevu almıştım. Hakkımdaki ilk tespiti beni sarsmıştı. ‘Küçük hanım tez için seçtiği konu sizdeki azim eksikliğini gösteriyor.’ Neredeyse gözyaşları içinde odasını terk edecektim. Sonra ekledi: ‘Eğer izin verirsen, kendini aşman için sana yardım edebilirim.’ O andan itibaren Güneş bana rehberlik etti ve beni destekledi. Ona deliler gibi âşık oldum. Hiç kimse bana böyle özgüven aşılamamıştı. Aslında o günkü sözleri ilişkimizin geleceğinin özetiydi. O bana kendimi aşmamda yardım etmişti.”

 

 

Önceki Yazılar

İÇSESİNİZİ DİNLEYİN

Sonraki Yazılar

KRİZ ANLARINDA GÜÇLÜ KALMANIZA YARDIMCI OLACAK ÖNERİLER