arkadaslariniz-icin-nasil-bir-psikologsunuz

Arkadaşlarınız İçin Nasıl Bir Psikologsunuz?

Yakınlarınıza psikologluk taslamak pek etik olmasa da, gerçek bir arkadaşlık kaçınılmaz olarak birbirine psikolojik destek vermeyi gerektirir. Siz arkadaşlarınızı nasıl dinliyor, onlara nasıl yardım ve rehberlik ediyorsunuz? Aşağıdaki soruları cevaplayarak arkadaşlarınız için nasıl bir psikolog olduğunuzu keşfedebilirsiniz.

1. Arkadaşınız size, “Çok iyi görünüyorsun, hiç problemin yok gibi” dedi. Nasıl cevap verirsiniz?

(kare) “Benimle ilgili neden böyle düşünüyorsun?”

(üçgen) “Ben mi? Bir sürü sorunum var ama üstüne çalışıyorum.”

(daire) “’Hiç problem olmaması’ ne demek?”

2. Arkadaşlarınızdan biri çok üzgün, ona ne teklif edersiniz?

(kare) “Bu kitap bana çok yardımcı oldu, sana vereyim, sen de oku. Daha sonra üstüne konuşalım.”

(üçgen) “Hadi, kalk biraz yürüyelim, hem konuşmuş da oluruz.”

(daire) “Hadi, neyin var konuşalım. Otur şöyle, dinliyorum.”

3. Mottonuz ve inancınız nedir?

(kare) “Bir musibet bin nasihatten iyidir”: Gerçek durumlarla yüz yüze gelinmediği sürece alınan nasihatler işe yaramaz.

(üçgen) “Can çıkar huy çıkmaz”: Doğal dürtülerden sıyrılmak kolay değildir.

(daire) “İnsanoğlu en fena kötülükleri acılarını dindirmeye çalışırken yapar”: Harekete geçmeden ya da karar vermeden önce iyice düşünmek verilen en iyi karardır.

4. Arkadaşınız partneriyle bir sorun yaşıyor. Ona ilk sorunuz ne olur?

(kare) “Tartıştığınız konular ve onları nasıl aştığınız hakkında bana birkaç örnek verir misin?”

(üçgen) “Çift ilişkinden beklentin nedir?”

(daire) “Annenle baban arasındaki ilişki nasıl?”

5. Arkadaşınızla psikoloji hakkında konuşmak için en iyi yer neresi?

(kare) Sıcak bir ambiyansı olan şık bir otel barı.

(üçgen) Uyuyan bir şehrin gizemli atmosfere sahip sokakları.

(daire) Ormanda ya da deniz kenarında rahatlatıcı bir yürüyüş.

6. Bir arkadaşınız size cinsel hayatıyla ilgili sorular soruyor, ne yaparsınız?

(kare) Kendi yaşadıklarınızı ona anlatmak zorunda hissetmezsiniz.

(üçgen) Benzer bir durumla nasıl baş ettiğinizi anlatırsınız.

(daire) Onun başına gelen olayı yargılamadan önce, ortak arkadaşlarınızın cinsel hayatından bahsederek ortamı yumuşatırsınız.

7. Kendi yolunu arayan bir arkadaşınız için duanız ne olurdu?

(kare) “Allah’ım, onun tüm bu olanları anlamlandırmasına yardım et!”

(üçgen) “Allah’ım, ona her şeyi daha net görmesinde yardımcı ol!”

(daire) “Allah’ım, ilerlemesi için ona cesaret ver!”

8. Arkadaşlara verilen tavsiyelere yaklaşımınız nasıldır?

(kare) Faydalı bulurum. Yolumuzu kaybettiğimizde, tavsiyelerin yardımı dokunabilir.

(üçgen) Çok faydalı bulmam. Tavsiyelerin bir kulaktan girip diğerinden çıktığını düşünüyorum.

(daire) Genellikle faydalı bulurum. En azından referans noktası olarak kullanılabilirler, fakat yine de nadiren uygulanırlar.

9. Psikolojik sorunları olan bir arkadaşınıza hangisini önerirsiniz?

(kare) Sigmund Freud’un “Psikanalize Giriş” kitabını.

(üçgen) Alain’den “Mutlu Olma Sanatı” kitabını.

(daire) Psychologies Türkiye dergisine abonelik.

10. Bir arkadaşınız ona olan yardımlarınız için size teşekkür etmek istiyor. Hediyesini nasıl bir ruh haliyle kabul edersiniz?

(kare) Memnuniyetle kabul ederim, bu ona yardımcı olabildiğimi gösterir.

(üçgen) Artık bana karşı kendini borçlu hissetmeyeceğinden ötürü kendimi bir bakıma rahatlamış hissederim.

(daire) Karşılık bekleyerek yapmadığım için kendimi kötü hissederim.

11. Arkadaşınız mutluluğa nasıl daha yakın olunabileceğine dair size bir soru sordu. Gerçek bir terapist gibi uzun bir sessizlikten sonra ona nasıl cevap verirsiniz?

(kare)  “Mutluluk, gerekli bir illüzyondur.”

(üçgen) “Mutluluk, onu aramaktır.”

(daire) “Mutluluk, mutsuzluğun sessizliğidir.”

12. Yardım isteyen arkadaşlarınıza en çok verdiğiniz tavsiye nedir?

(kare) “Neysen o ol.” (Nietzsche)

(üçgen)  “Kendine yardım eden tanrıdan da yardım görür.” (La Fontaine)

(daire) “Kendini bil.” (Sokrates)

Sonucunuzu Hesaplayın

Her soruya verdiğiniz yanıtı yuvarlak içine alın. A, B ve C şıklarının toplamını hesaplayın. Ardından sonucunuzun hangi profile denk geldiğini bulun.

 123456789101112
KareACBBAACBABCC
ÜçgenBBACCBAACABB
DaireCACABCBCBCAA

Profiliniz

A’lar Çoğunluktaysa

Psikanalist

Ne diyorsunuz? “Bana geçmişinden bahset.”

Size göre çektiğimiz acıların ve sıkıntıların kaynağı genellikle geçmişimizde saklı. Psikolog olun ya da olmayın, sıkıntıda olan arkadaşlarınıza sağladığınız destek, onların rahatsızlıklarının kökenleri hakkında daha iyi düşünmelerini sağlıyor. Elbette onlar sizden bunu yapmanızı beklemiyorlar, ama yaklaşımınız, tarafsızlığınız ve mesafeniz bulundukları süreçten bir adım daha ileri gitmelerine yardımcı oluyor.

Psikolog gözlüğünüzü takar takmaz daha az konuşmaya başlıyorsunuz. Kendiniz ve fikirleriniz hakkında konuşmamaya dikkat ediyorsunuz. Bıkıp usanmadan sorular sorup peşlerini bırakmıyorsunuz. Tavsiye vermekten kaçınıyorsunuz ve arkadaşınızı cevapları kendi kendine bulması için yönlendiriyorsunuz. Onun sizin tavsiyelerinize bağımlı olmasını istemiyorsunuz. Bu yüzden de, ona sadece şimdilik değil, daha sonrası için de yardımcı olabilmeyi istiyorsunuz; tıpkı meşhur Çin atasözündeki gibi, “Aç birisine iyilik yapmak istiyorsan, ona balık vermebalık tutmayı öğret”.

Bu tutumun avantajları: Bu tutum; kişinin yorulmak bilmeden tekrar tekrar yaşadığı zorluklara uyarlanır. Aynı zamanda, kendini sorgulamaktan kaçınan kişiler için de uygundur. Bu yaklaşımla arkadaşınızın kendisini sorgulamasını sağlayabilirsiniz. Son olarak bu yaklaşım, kolayca yardım ilişkisine bağımlı hale kişilerin kendilerine dönüp bakmalarına ve otonomilerini muhafaza etmelerine yardımcı olur.

Zor tarafı: Mesafeli duruşunuzun ve tarafsızlığınızın soğukluk ya da ilgisizlik gibi algılanmamasına dikkat edin. Çokça soru ve yetersiz teselli ile desteklenmiş az şefkatli ve az yardımcı olan bu davranışınız arkadaşınız tarafından anlaşılamayabilir.

Bazen bir arkadaşın tek ihtiyacı olan içtenlik ve sıcaklıktır.

Tavsiye: Kurallarınızı biraz esnetmeye çalışın. Bir başkasını kendi içine bakmaya yönlendirmek, ona yardımcı olmak için iyi bir başlangıç, fakat unutmayın ki bazı zamanlar sadece arkadaşlık yapmanız gerekir. Bir psikoloğun yerini tabii ki alamayız, sadece psikolog gibi davranabiliriz. Gerekirse de arkadaşımızı, arkadaş çevresinden olmayan bir profesyonele yönlendirmeliyiz.

B’ler Çoğunluktaysa

Davranış bilimci

Ne diyorsunuz? “Hayatın kontrolünü eline al.”

Kuşkusuz sorunlarımız geçmişin birer yansıması, ancak çareler sadece şimdi zamanda aranabilir. Sıkıntılarımızın kaynağını keşfettikten sonra, bugünü zehirleyen geçmişte debelenmenin hiçbir faydası yok. “Neden” sorusu üzerine yoğunlaşmak yerine (neden yeterince sevilmedim, neden çok sevildim, neden olası mutluluk ya da mutlu aşkla ilgili daha çok örnek yok?), “nasıl” üzerine yoğunlaşmak daha iyidir (mutsuzken ya da kendime güvenimi kaybettiğimde nasıl davranıyorum, nasıl fikirler aklıma geliyor, otomatik davranışlar nasıl ortaya çıkıyor?). “Nasıl” sorusunun gündeme gelmesi, arkadaşlarınıza buraya, şu ana yönelmek için neler yapmaları gerektiğini gösterir. Siz, hem arkadaş olarak hem de psikolojik yönden tavsiye verirken kesinlikle aynı kişisiniz. Psikoloji hayatın bir parçası, tutum değişikliğine ne gerek var? Problemlerin üstesinden gelinmesi için yeni yöntemler önermekten çekinmiyorsunuz. Kimi zaman kendinizden bile bahsediyorsunuz, ancak bir örnek olarak değil, böyle bir üstünlüğünüz olduğunu düşünmüyorsunuz. Yine de bir çıkış noktası olarak, yapmış olabileceğiniz hatalar ya da elde ettiğiniz başarılar, arkadaşlarınıza bazı girişimleri konusunda kendilerini konumlandırmalarına yardımcı olabilir.  

Bu tutumun avantajları: Avantajı, bunu gerçekten içinizden gelerek yapıyor olmanız. Arkadaşınızın arkadaşı olmaya devam ediyorsunuz, aranızdaki diyalog sizinkilerden çok onun ihtiyaçlarını merkeze alarak ilerliyor. Değişim gayreti için gerekli olan olası motivasyon kaynağını arkadaşlığa dayandırıyorsunuz: “Arkadaşım bana bunu tavsiye ediyorsa, belki de iyi fikirdir.”  

Zor tarafı: Bazen arkadaşlarınız tavsiyelerinize uymak istemeyebilir. Belki kendilerini suçlu hissedebilir ve sizi hayal kırıklığına uğratmaktan korkabilirler. Psikolojik ilişkinizdeki bu başarısızlığın arkadaşlık ilişkinizde de sonuçları görülebilir.

Tavsiye: Bir arkadaşla yardım ilişkisi mevzu bahis olduğunda, şüphesiz bu tutum ilk başta en mantıklı olanı, ancak bazen yetersiz kalabilir. Arkadaşınız tavsiyelerinize yanaşmazsa ya da tavsiyelerinize bağımlı hale gelirse, onu bir profesyonelle görüşmesi konusunda teşvik etmeye çekinmeyin.

C’ler Çoğunluktaysa

“Filozofist”

Ne diyorsunuz? “Hayatın anlamını unutma.” Size göre, sıkıntılarımızın çoğu içsel karmaşamızdan kaynaklanıyor. Sorunlarımızı düşünmeye yeterince vakit ayırmıyoruz. Ya da düşündüğümüze inanıyoruz, fakat benmerkezci olduğumuzdan dönüp durup aynı şeylere kafa yoruyoruz. Sıkıntı yaşayan arkadaşlarınızın ihtiyacının, başkalarının deneyimleriyle aydınlatılacağına inanıyorsunuz. Yazarlar, filozoflar, şairler gibi, kendi sıkıntılarını kendi aşan, sorularına cevaplar bulan insanların deneyimleri tarafından bunun olabileceğini düşünüyorsunuz. Bu tür kişilerin yazılarının arkadaşlarla birlikte okunması, irdelenmesi ve tartışılması size göre faydalı bir teselli yolu, aydınlanma bazen adeta bir vahiy gibidir. Siz halihazırda, daha çok kendini keşfetmekten bahseden sıcak bir rehbersiniz. Acı çeken arkadaşlarınızın düşüncelerini benmerkezci olmayan bir hale getirmeye çalışıyor, onları başka deneyimlerle yüzleşmeye teşvik ediyorsunuz. Onları yaşadıkları sorunların aslında diğer tüm insanların yüzleştiği sorunlar olduğuna ikna ederek yardım ediyorsunuz. 

Bu tutumun avantajları: Bu tutum; problemlerin fırtınalar, eşekarıları ve ısırgan otu gibi hayatın bir gerçeği olduğunu kabul etmeye yardımcı olur. Onları kabul etmek, onlar için müteşekkir olmak anlamına gelmese de onları benimsemek, sıkıntı ve gereksiz öfkeyi hafifletiyor. Kendine başka biri olsa bu durumu nasıl ele alırdı diye sormak, sorunlara dair daha net bir görüş kazanmaya yardımcı olur.

Zor tarafı: Tutumunuz bazen somut gerçeklikten uzak kalabilir. Bazen herkesin derdi kendine diye düşünebiliriz ve bizimle aynı sorunları yaşayan insanları dinlemekte zorlanabiliriz. Örneğin arkadaşınız, “Bana göre bu aynı şey değil” şeklinde yakınabilir. Su götürmez bir gerçek var ki bekleyerek ve kuramlaştırarak acil teselli beklentilerini karşılayamayız. Arkadaşınız, “Ben bekleyemem. Bu durum acil” diyerek feryat ediyor olabilir.

Tavsiye: Şüphesiz bu tutum acil sorunlardan ziyade; yaşam, ölüm, dünyadaki yerimiz ya da aşk gibi varoluşsal sorunlar için daha uygun. Bu tutum gelecekte karşımıza çıkabilecek sıkıntılar için bilgelik geliştiren uzun vadeli bir yardım tipi.